Lenin’i Okumamak İçin On Neden

LENİN’İ OKUMAMAK İÇİN ON NEDEN – PAUL LE BLANC Bu kitap, insanlık tarihindeki en büyük devrimci teorisyenlerden ve örgütçülerden biri olduğu genel olarak kabul gören birinin yazılarını bir araya getiriyor: Yakınlarının sevgiyle “İlyiç” olarak hitap ettikleri, dünyanın ise kod adı Lenin ismiyle tanıdığı Vladimir İlyiç Ulyanov. Rus sosyalist hareketinin Bolşevik kanadının önderiydi; bu kanat daha

okumak için tıklayınız

Nisan Tezleri ve Ekim Devrimi – Vladimir İlyiç Lenin “Eylemde duraklama ölüm demektir. “

Nisan Tezleri, 1917 Şubat Devriminin ardından, Vladimir İlyiç Lenin tarafından ortaya konan ve Temmuz Günleri ayaklanması ile Ekim Devrimi’ne temel oluşturan programdır. Lenin, 3 Nisan 1917 günü Petrograd-Finlandiya garına geldi. Kendisini, ilkin Beloostrova’da (Petrograd’dan önceki istasyon) Şliyapnikov başkanlığında bir grup karşıladı. Lenin trende, Şliyapnikov’a, parti sorunları hakkında, Pravda’nın son yazılarında görülen “vatanın savunulması” tezlerine ve

okumak için tıklayınız

Lenin: “Bu kitabın milyonlarca basılıp, bütün dillere çevrilmesini ne çok isterdim.”

JOHN REED’İN DÜNYAYI SARSAN ON GÜN KİTABINA ÖNSÖZ John Reed’in Dünyayı Sarsan On Gün adlı kitabını büyük bir ilgi ve hiç eksilmeyen bir dikkatle okudum. Bu kitabı okumalarını, bütün ülkelerin İşçilerine bütün kalbimle salık veririm. Bu kitabın milyonlarca basılıp, bütün dillere çevrilmesini ne çok isterdim. Çünkü, sözkonusu eser’ proleter devriminin ve proletarya diktatörlüğünün ne olduğunu

okumak için tıklayınız

Lenin ve Çernişevski – Nadejda Konstantinovna Krupskaya

Yoldaşlar, Çernişevski’nin Vladimir İliç üzerindeki etkisine dair birkaç söz söylemek istiyorum. Vladimir İliç makalelerinde veya kitaplarında bu etkiyi hiçbir zaman konu etmedi ama Çernişevski’den her bahsettiğinde sesinde bir heyecan belirtisi olurdu. Çalışmalarını inceleyen biri, Çernişevski’den bahsettiği bölümlerin ayrı bir tutkuyla yazıldığını fark edecektir. Lenin’in “Ne yapmalı?” [1] adlı broşürü Çernişevski’nin etkisinin dolaylı bir işaretidir. Partinin

okumak için tıklayınız

Lenin: “Birçok eksiğim ve kusurum var.”

İYİ BİR KİTAP Sözkonusu olan, öfkesinden neredeyse çıldırmış bir Beyazmuhafız’ın, Arkadi Averçenko’nun 1921’de Paris’de basılan Devrimin Sırtına Saplanan On İki Bıçak adlı kitabıdır. Son kertesine varmış bir nefretin, bu ustaca yazılmış kitaba, nasıl yer yer gerçekten kudretli, yer yer de gerçekten zayıf bölümler getirdiğini görmek ilginç oluyor. Yazar; bilmediği konularda yazmaya kalkışınca sanat falan kalmıyor

okumak için tıklayınız

Naim Efendi’nin Hatıratı ve Talat Paşa Telgrafları – Taner Akçam

Osmanlı Ermenilerinin yok edilmesine dair tartışmalarda, imha kastını haiz merkezî bir planın olmadığı, Ermenilerin ölümüne sebep olan olayların rastlantılara dayandığı tezi, resmî görüş olarak yıllardır işlenir. Resmî görüşün doğru olduğunu ispat etmeye çalışanların en önemli uğraşlarından birisi, Ermenilerin imhasının merkezî kararlar neticesinde gerçekleştiğini gösterir hatırat ya da belgelerin sahte ya da üretilmiş olduklarını ispat etmeye

okumak için tıklayınız

23,5 Nisan – Hrant Dink

Sancılı on yıllardan çıkmış ulusun tarihinde çok önemli bir ak gündür 23 Nisan. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” düsturunun meclis salonuna perçinlendiği gündür. Ve böyle bir günün ‘yaşam’ denilen çocuğa ve geleceğe akıtılan mirasıdır. Türk ulusunun belki de en akıllıca yaptığı öngörünün tarihidir. ‘Gelecek’ ve ‘çocuk’ ne de güzel buluşturulmuştur öyle. Ve de ne ustaca bir

okumak için tıklayınız

Kadınların Şefkati – J. G. Ballard “Savaşın insan psikolojisinde yarattığı tahribat”

J. G. Ballard, Kadınların Şefkati’nde, kültleşen kurgularının şahsi travmalarıyla nasıl kol kola ilerlediğini ve ölümü Amerikanlaştırma, şimdideki geleceğe ulaşma takıntısının girdabına nasıl sürüklendiğini anlatıyor. Yaşamından kesitleri soyutlaştırıp ustaca yeniden kurgulayan Ballard, yazar kimliği ile şahsi geçmişini sosyo-kültürel perspektif süzgecinden geçirerek okura tekrar sunuyor. Geçirdiği travmaların kanattığı yaraları yolunun kesiştiği kadınların iyileştirici gücüyle sararken her bir

okumak için tıklayınız

Kristal Dünya – J. G. Ballard “Asıl yabancı gezegen dünyamızdır”

Bilimkurgu edebiyatında çığır açan kurgularıyla hafızalara kazınan usta yazar J.G. Ballard, Kristal Dünya’da Batı Afrika cangılının derinliklerinde tekinsiz bir dünya kuruyor. Gözlerden ırak bir cüzam hastanesine davet edilen Doktor Sanders’ın yolculuğu, kristalleşen ormanın gerçeküstü varlığıyla süreğen, belirsiz, mucizevi bir rüyaya evrilir. Ağaçların mücevherlere, timsah ve kuşların kristallere dönüştüğü bir anti-yolculuktur bu; gerçekliğin doğasından rüyaya kaçışa

okumak için tıklayınız

Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması – Taner Akçam

Türkiye’de Ermeni soykırımını tartışmayı zorlaştıran, yok farz edilen, yapısal ve inşa edilmiş çeşitli engeller var. Sessizlik, inkâr ve asimilasyon bu engellerin jenerik isimleri olarak telaffuz edilebilir. Taner Akçam, Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması’nda bir araya getirilen makalelerinde bu engelleri çeşitli örnekleri ile tartışıyor. Kitapta yer alan ilk makalede Akçam, Ermeni soykırımı meselesiyle neden ve nasıl ilgilenmeye başladığını,

okumak için tıklayınız

1915 Yazıları – Taner Akçam

Ermeni meselesiyle ilgili yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Taner Akçam, 1915 Yazıları’nda bir araya getirilen makalelerinde çözümsüzlük girdabında sürüklenen sorunu değişik yönleriyle ele alıyor. 1915 hakkındaki en basit doğruları karartmak için gösterilen çabaları gözler önüne seren; ilgili kişi ve kurumların tarihsel gerçekleri nasıl çarpıttıklarını, belgeler üzerinde tahrifata varan oynamalar yaptıklarını ortaya koyan Akçam, var olduğunu ileri

okumak için tıklayınız

Osmanlı Tarihinin Maddesi – Hikmet Kıvılcımlı

Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın siyasal kimliği, kuramsal ve yöntemsel pozisyonu nedeniyle (Ümit Hassan bir istisna) gerek Batı’dan, gerekse de Türkiye’den Osmanlı tarihçileri tarafından göz ardı edilen ya da görmezden gelinen Osmanlı Tarihinin Maddesi, tarihe yaklaşımı, olguları ele alış biçimi, yöntemi ve ruhuyla öncü bir yapıttır. Eser, aynı zamanda Türkiye’de sosyalist düşüncenin özgün yapıtlarından biridir. Engin bilgi

okumak için tıklayınız

Haluk Yurtsever’in “Korono Günleri” için 10 Kitaplık Okuma Listesi:

Haluk Yurtsever’in 10 Kitaplık  Okuma Listesi: Marksist Dünya Tarihi, Neandertallerden Neoliberallere, Neil Faulkner (Yordam Kitap): Faulkner, bakışını, antropoloji, arkeoloji ve militarizm açılarından zenginleştirmiş bir Marksist tarihçi.  Kitap bu zenginliği yansıtıyor. Çağdaş Marksizm Seçkisi, Yüzyıla Damga Vuran Metinler, BertellOllman-Kevin B. Anderson (Yordam Kitap). Otuz yazarın 40 makalesinden oluşuyor. Okuyucu, gerçekten iyi seçilmiş bu makaleleri herhangi bir sıraya

okumak için tıklayınız

Çarpışma – J. G. Ballard “teknolojiyle ilişkimizi tahrip ve tahrik ederek bizi bir ‘araba sevdası’ distopyasına taşıyan roman”

J.G. Ballard bu dev eserinde teknolojiyle ilişkimizi tahrip ve tahrik ederek bizi bir “araba sevdası” distopyasına taşıyor. Kimi eleştirmenlerin türünün tek örneği olarak gösterdiği, kimilerinin ise mide bulandırıcı bulduğu bu makine-erotizm hezeyanının kahramanları gündelik hayatımızın ürkütücü derecede içinde, haz ve saplantılarının çarpık bağlantıları ise hep kıyısında durduğumuz bir uçurumun altında. İktidar, statü ve cinsellik sembolü

okumak için tıklayınız

Güneş İmparatorluğu – J. G. Ballard “ölümün ve vahşetin sıradanlığını, teslimiyet ile yaşama tutunma arasındaki çizgiyi anlatan roman”

J.G. Ballard’ın yarı-otobiyografik romanı Güneş İmparatorluğu yazarın çocukluğunda bizzat deneyimlediği İkinci Dünya Savaşı’nı ve o yılların Şanghay’ını yine bir çocuğun gözünden anlatıyor. Uzun süre savaşın dışında kalan Şanghay’daki yabancılar kolonisi, Japonya’nın Pearl Harbor saldırısıyla birlikte kendini şiddet döngüsünün ortasında bulur. Gösterişli bir malikânede yaşamaya alışkın küçük Jim, savaşın kaosu içinde anne ve babasından ayrı düşer.

okumak için tıklayınız

Öteki Dünya – J. G. Ballard “Son derece yozlaşmış ama bir o kadar da tanıdık bir modern dünya”

Her yerden görülen devasa kubbesiyle bir alışveriş merkezi, tüketim ve şiddetin hüküm sürdüğü bir taşra kasabası ve beklenmedik bir ölüm… Yaşadığı kasabanın alışveriş merkezinde öldürülen babasına yalnızca veda etmek için Brooklands’e giden işsiz reklamcı Richard Pearson; labirenti çağrıştıran alışveriş merkezinin, durmaksızın hareket eden yürüyen merdivenlerin, yirmi dört saat çalışan televizyonun ve ellerinde poşetlerle tüm vakitlerini

okumak için tıklayınız

Gökdelen – J. G. Ballard “modern dünyada, kontrol mekanizması bozulursa, modern insandan geriye ne kalır?”

Her şeyin kontrol altında olmasının değişmez kural olduğu modern dünyada, kontrol mekanizması bozulursa birden, modern insandan geriye ne kalır? Dış dünyadan izole, sakinlerinin tüm ihtiyaçlarını dışarı çıkmadan giderebilecekleri bir sisteme sahip, upuzun gökdelenlerden oluşan dev bir site dışarıdan nasıl görünür? Gazete ve televizyonlardaki lüks site reklamları gibi mi? Güvenli? Sıcak? Zengin? Huzurlu? “Gökdelen”in hikâyesi tam

okumak için tıklayınız

Karıncaların Günbatımı – Zaven Biberyan “Türkiyeli Ermenilerin 1940’lı ve 50’li yıllardaki yaşamından bir kesit sunan başyapıt roman”

Karıncaların Günbatımı, Ermenice romanın 20. yüzyıldaki zirvelerinden biri. Biberyan, başyapıtı olarak kabul edilen bu romanında, bir aile ekseninde Türkiyeli Ermenilerin 1940’lı ve 50’li yıllardaki yaşamından bir kesit sunuyor. “Varlık Vergisi” uygulaması altında ezilen, varını yoğunu kaybeden bir baba, bu güç koşulları onun yüzüne vuran aile bireyleri ve üç buçuk yıllık zorlu Nafıa askerliği günlerinden sonra

okumak için tıklayınız

Birbirimiz İçin Yaşayacağız – Andrey Platonov “Sanki canlı canlı yaşanan bir romanın içindeyim”

“Edebiyat elbette insanları gözlemlemenin sonucunda ortaya çıkar,” diyor Platonov. “Onları gözlemlemek için de mektuplarından daha iyi bir yer olabilir mi?” Nitekim Platonov’un 1920-1950 yılları arasında kaleme aldığı mektuplardan oluşan bu derleme, Rus edebiyatının en özgün yazarlarından birinin yaşamını tıpkı bir anahtar deliğinden bakar gibi gözlemleme, onun duygu ve düşüncelerine tanık olma imkânı veriyor bize. Neler

okumak için tıklayınız

Muhteşem Vahşi Dünya – Andrey Platonov

“Bir zamanlar iki Kırıntı yaşardı. İkisi de küçük, ikisi de karaydı ama farklı babalardan dünyaya gelmişlerdi: biri Ekmekten, diğeri Baruttan. Bir sakalın içinde yaşarlardı, sakal avcının suratında bitmişti, avcı ormanda çayır çimen üzerinde uyur, önünde de köpeği pineklerdi.” Bir avcının sakalındaki iki kırıntının hikâyesiyle, insanın besleyip yaşatma ve öldürüp yok etme dürtüleri arasındaki ebedi mücadeleyi

okumak için tıklayınız