Etiket: Ben

Ben’in Doğuşu: Yalnız Bireylerin Kapana Kısılmış Gerçekliği

Bugün, kendimizi tekil, soyut bireyler ve sınırları çizilmiş bir “Ben” kimliğine sahip olarak görmek bize son derece doğal geliyor. Oysa Julian Bierwirth, “Die Geburt des Ich” (Ben’in Doğuşu) adlı makalesinde, bu varoluş biçiminin evrensel bir insanlık durumu olmadığını, aksine modern, meta üreten toplumun tarihi bir sonucu olduğunu iddia ediyor. Peki, modern

okumak için tıklayınız

“Zincirlenmiş Zamanlar”, Diyarbakır 5 Nolu ve Süleyman Güney – Müslüm Üzülmez

Zindanların uğultusu kulaklarımı her çınlattığında gün batımı hüznünde yüreğimin derisi yüzülür Türkiye Cumhuriyeti tarihi ?zincirlenmiş zamanlar?ın tarihidir. Umumi Müfettişlikler, İstiklal Mahkemeleri, Darbeler, Sıkıyönetimler, Olağanüstü Hal Yönetimleri bunun en iyi kanıtlardır. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra yaşananlar ise bunların katmerlisidir.

okumak için tıklayınız

Adını Koymadıklarımız / Ben / Etik ? Nejdet Evren

Adını koymadığımız olgular belki de dokunmak istemediklerimiz olgulardı; belki de dokunmaya kıyamadıklarımız; kim bilir? Ad koyduklarımız hep yitip gittiler ve özelliklerini yitirdiler bir-bir! Neden mi gittiler? Süreçlerini tamamlamış olmalarından olsa gerek bu? Yaşarken hissedip, ad koymaya kıymadıklarımız ise süren olgulardır ki, süre-gelmek hayatın özünde saklı olandı… Dil-döngüsünü keşfeden insan türü

okumak için tıklayınız