Etiket: Can Yayınları

Doktor Çehov’dan Öyküler – Anton Pavloviç Çehov

Kısa öykünün büyük ustası Anton Çehov (1860-1904), dostu ve yayıncısı Aleksey Suvorin’e 1888?de yazdığı bir mektupta bir ‘aşk reçetesi’ sunuyordu. Dünya edebiyatına, öykü sanatını temelinden değiştiren yüzlerce öykü; tiyatro sanatına Martı, Vanya Dayı, Üç Kızkardeş ve Vişne Bahçesi gibi başyapıtlar armağan eden Çehov, aynı zamanda iyi bir hekimdi. Hekimliğinden de gelen gözlem gücüyle tıp, hastalar,

okumak için tıklayınız

Le – M. Sadık Aslankara

( * ) M. Sadık Aslankara?nın son romanı ?Le?, bir film eleştirmenini ana karakter olarak kullanıyor ve karşımıza hayli enteresan bir tip çıkartıyor. Bildiğim kadarıyla Türk romanında ilk kez ana karakter olarak bir film eleştirmenini görüyoruz. Kısa süre önce yayımlanan M. Sadık Aslankara imzalı ?Le?, öncelikle bu açıdan dikkatimi çeken, hakkındaki kısa tanıtım yazılarıyla karşılaşınca

okumak için tıklayınız

Parma Manastırı – Henri Beyle Stendhal

19. yüzyılın en özgün Fransız yazarlarından biri olan ve modern romanın gelişiminde tek başına bir aşamayı temsil eden Stendhal, çağdaşları tarafından önemi anlaşılamamış olsa da, psikolojiyi ön plana çıkaran romancılardan söz edildiğinde ilk akla gelen adlardandır. Keskin gözlemleri, kişilik çözümlemeleri, sezgileri, süslemesiz sayılan üslubunun temel özelliği olan hareketle birleşince, Stendhal, en az kendi kişiliği kadar

okumak için tıklayınız

Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl – José Saramago

( * ) José Saramago’nun, 1982 yılında yayımlanan ve on sekizinci yüzyılı konu alan başarılı romanı ‘Baltasar ve Blimunda’yı, 1984 yılında çıkan ‘Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl’ izledi. Bu roman, Portekiz tarihinin günümüze daha yakın bir dönemini, Salazar diktatörlüğünün ve 1926’dan 1971’e kadar süren ‘Estado Novo’ rejiminin yerleştiği 1930’ları ele alıyor. Arka planda Portekiz’deki milliyetçi cehaletin,

okumak için tıklayınız

Hıle ile Dıle (Kürt Masalları) ? Muhsine Helimoğlu Yavuz

Hıle ile Dıle adlı bu kitapta yeralan Kürt masallar, ilk kez sözden yazıya geçirilmiş özgün derleme ürünleridir. Dünya halk anlatıları, özellikle de masallar, dünya halk kültürlerinin ortak ırmaklarıdır ve hep birlikte kocaman, aydınlık, görkemli bir barış ve halk kültürü denizine, bir insanlık okyanusuna akar dururlar ve ortak bir dünya dili oluştururlar. Sembollerden oluşan bu ortak

okumak için tıklayınız

Ermeni Masalları ? Anonim

Ermeni Masalları, Anadolu?da yüzyıllarca birlikte yaşamış insanların yarattığı ortak dili ve kültürü anlatıyor bizlere. Birbirinden renkli kahramanlarımızın başlarından geçenler aracılığıyla kişisel değerlerin önemini ve aklını kullanmanın gücünü vurguluyor. Biz de bu kitabı, masal dinlemekten hiç bıkmayan siz ?masal canavarları?na armağan ediyoruz. Gerçeklere giden yolda sizlere ışık tutması dileğiyle… N. Feyza Zaim (Dalfes), 1959?da İstanbul?da doğdu.

okumak için tıklayınız

Kuşlar Sanatı ? Pablo Neruda

Latin Amerika’nın Walt Whitman’ı kabul edilen Pablo Neruda, tıpkı “tahıl taneleri kadar sayılması olanaksız” dediği bu büyük şair gibi, yurdunun bütün içsel dünyasını ve dünyevi varlığını şiirleştirme yoluna gitmiştir. Kuşlar Sanatı çağımızın evrensel şairi Neruda’nın bu tutumunun ilginç bir örneğidir. Şili’de en yaygın rastlanan kuşlara tek tek övgüler düzen bu “kuşbaz şair”, kitabın sonunda kendi

okumak için tıklayınız

Sonuncu, Tahsin Yücel?in Son Romanı mı? – Selman Büyükaşık

Roman, adını başkarakter Selami Harici?nin en küçük torunu Lami?nin, dedesinin kitabı Serencam?a gösterdiği, başkalarından çok farklı, tutkulu ilgisinden mi alıyor; sonuncu torunun, dedeyle bütünleşmesini sağlayan ilgisine bir gönderme mi? Ben romanı okurken öyle düşünüyordum, hatta hâlâ öyle düşünüyorum. Ama Tahsin Yücel, öyle demiyor sanki. Sibel Oral?la yaptığı söyleşide Oral?ın ?Son olarak romanın adının neden ?Sonuncu?

okumak için tıklayınız

Oğlumun Öyküsü ? Nadine Gordimer

Oğlumun Öyküsü, Nadine Gordimer’in yazarlık tarihçesindeki önemli bir dönüm noktasıdır. Önceki kitaplarında Gordimer ırk ayrımının şiddetle yaşandığı, ırkçılığa karşı insanüstü bir direncin sürdürüldüğü Güney Afrika’daki beyazların yaşam tarzını, kara derililere yaptıkları zulmü beyazların ağzından yazmıştı. Oğlumun Öyküsü’ndeyse hem beyazlarla siyahları ayıran somut sınırı aşarak siyahların yaşam koşullarını irdeliyor, hem de romanı siyahların ağzından, onların bakış

okumak için tıklayınız

Ressamın Elkitabı – José Saramago

Jose Saramago’nun ilk romanı olan Ressamın Elkitabı, yazarın bütün edebiyat yaşamının temellerini oluşturacak kimi temaların tohumlarını içinde barındırıyor: Günlük yaşamın sıradanlığı, ahlaksal kriz, sanatçının toplumla ilişkisi, bireysel ve toplumsal baskı, Tanrı’nın varlığı üzerine düşünme, kendini sorgulama ve aşma. Siparişle çalışan, yeteneksiz ressam H., bir işletmenin yöneticisi olan S.’nin portresini yapma görevini üstlenir. H., yeteneksizliğinin bilincindedir,

okumak için tıklayınız

Yaşamaya Bak – Nadine Gordimer

Irk ayrımının en sert muhaliflerinden Nadine Gordimer, genellikle Güney Afrika’da yaşanan ayrımcılıktan yola çıkarak sıradan insanların ahlaki ikilemlerini, pişmanlıklarını ve seçimlerini, sarsıcı bir anlatımla irdeler. ?Felaketler çok özeldir, tıpkı aşk gibi.? Güney Afrika’da yaşayan ekoloji uzmanı ve aktivist Paul Bannerman’ın hayatı, gördüğü kanser tedavisi sebebiyle yaydığı radyoaktivitenin çevresi için tehlike oluşturmaya başlamasıyla ironik bir hal

okumak için tıklayınız

Bir Burjuvanın İtirafları – Sandor Marai

Bir Burjuvanın İtirafları, Macar yazar Sándor Márai?nin belki en önemli yapıtı ve iki dünya savaşı arası Macar edebiyatının en mükemmel örneklerinden biri olarak görülüyor. Yazarın, çocukluğunu, gençlik dönemini ve yetişkin bir erkek oluncaya kadar geçirdiği bedensel-ruhsal gelişmeyi dile getirdiği bu eser, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu?nun dağılmasından sonraki yıllarda Orta Avrupa burjuvazisinin kültürünü, düşünce tarzını, ahlak kurallarını ve

okumak için tıklayınız

Kaybedenlerin Öyküsü (Rock?n Roman) İstanbul Dörtlüsü 1 ? Hikmet Temel Akarsu

“Kaybedenlerin Öyküsü”, bir dörtlünün ilk kitabı. Hikmet Temel Akarsu, İstanbul Dörtlüsü adı altında toplayacağı bu çalışmasında, İstanbul’un belli çevrelerini şimdiye dek belki de hiç ele alınmadığı biçimde, alışılmadık, çarpıcı, hatta irkiltici bir açıklıkla işliyor. Konuya yabancı olunsa da insanlar, olaylar tanıdık geliyor. Yaşanmışlık üzerine kurulu bu dörtlünün ilk kitabı olan “Kaybedenlerin Öyküsü”, Kadıköy ve çevresine

okumak için tıklayınız

Küçük Şeylerin Tanrısı – Arundhati Roy

Arundhati Roy’un Küçük Şeylerin Tanrısı adlı romanı, Hindistan’ın toplumsal ve sınıfsal sorunlarına gözüpek bir yaklaşım getirmesinin yanı sıra dilinin şiirselliği, anlatım tekniğinin ustalığıyla dikkati çeken bir ilk roman. On ülkeden elli dört aydının bir araya gelmesiyle oluşan Irak Dünya Mahkemesi’nin Vicdan Jürisi Başkanı Hintli yazar ve insan hakları eylemcisi Arundhati Roy’du. Roy, yoksulların ve ezilenlerin

okumak için tıklayınız

Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey – Marc Levy

‘Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey’ sürprizler, macera vaat eden yolculuklar ve merak uyandırıcı hikâyelerle genç bir kadının hesaplaşmaları etrafına örülen bir uzun tretman. Efsaneye göre, dolunayın yansıdığı bir su birikintisinin içine atlarsan, ayın ruhu seni hemen özlediklerinin yanına götürürmüş. Efsanelere pek de yer açmayan günlük hayatta ise, sevdiklerini özleyen insanlar en çok ne yapar, herkes bilir.

okumak için tıklayınız

Kırık Taşlar – Herakleitos

Diyalektik düşüncenin kökenleri açısından Hegel?e olduğu kadar Marx?a da esin veren Herakleitos?un Doğa Üzerine adlı yapıtından günümüze kalan Parçalar?ı, şair Alova?nın şiir diliyle yaptığı çeviriyle sunuyoruz. Alova?yı Parçalar?ı Kırık Taşlar başlığı altında bir araya getirerek çevirmeye yönelten etkenlerin başında, Eski Yunanlı filozofun ateşe, suya, toprağa, güneşe ?çıplak akıl?la bakarak evrensel yasaları çözmeye çalışması, diyalektik düşünceyi

okumak için tıklayınız

Morenga – Uwe Timm

1904 yılında Almanya?nın Güneybatı Afrika?daki sömürgesinde, işgalci Almanlar ile yerli Herero ve Hotantolar arasında kıyasıya bir savaş başlar. Ön saflarda, halkının özgürlüğü için savaşan eski bir maden işçisi vardır: Jakob Morenga. Uwe Timm, savaşın simge ismi Morenga?ya ve onun temsil ettiği onurlu, Almanlara göre ?isyancı? Afrika insanına saygı duruşu niteliğinde bir kitap yazmış; gerçek ile

okumak için tıklayınız

Amcanın Düşü – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

“Yazar olarak pek çok kusurum olduğunu biliyorum. Çünkü öncelikle ben kendim, hiç hoşnut değilim kendimden. Kendi kendimi tarttığım bazı anlarda, çoğu kez, sözcüğün tam anlamıyla, anlatmak istediğimin ancak yirmide birini anlattığını, belki de hiç anlatamadığımı gördüğüme inanmalısınız. Beni kurtaran şey, Tanrının bir gün bana o kadar güç ve esin göndereceği ve benim de kendimi daha

okumak için tıklayınız

Sözün Özü / Eski Çağlardan Günümüze Ünlü Yazarlar Ve Düşünürlerden Özlü Sözler – Celal Üster

Sözün Özü, insanlık tarihinin binlerce yıllık birikimine uzanan, bu büyük birikimden her biri pırlanta değerinde sözler derleyen Celâl Üsterin hazırladığı bir kaynak kitap. Edebiyattan resme, ekonomiden felsefeye, politikadan bilime hemen her alandan önemli düşünce adamlarının özlü, çarpıcı, kimi zaman eğlenceli sözleri… Dev bir alıntılar kılavuzu. Yediden yetmişe herkesin yararlanacağı çok önemli bir kaynak. Cumhuriyet gazetesi

okumak için tıklayınız

Sonuncu – Tahsin Yücel

( * ) “Sonuncu” adlı bu romanında Tahsin Yücel, hayatını tek bir kitap yazmaya adayan, yazdığıyla da insanoğlunun serüvenini anlatmaya çalışan, yalnız kendinin yazabileceği, koca bir çınar gibi, göğe doğru gelişen, böylece yaşamın tam odağına yerleşen bir kitap hayaline koyulan Selami Harici’nin hikayesini anlatıyor. Büyük dedesi Osmanlı’nın son hariciyecilerinden olan, soyadını da buradan alan, varlıklı,

okumak için tıklayınız