Etiket: EDWARD SAID

Frantz Fanon ve Edward Said’in Evrensel İnsan Hakları Eleştirisi: Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme

Sömürgecilik Sonrası Etik ve Evrenselcilik EleştirisiFrantz Fanon’un sömürgecilik sonrası etik anlayışı, evrensel insan hakları söylemini Batı merkezli bir yapı olarak sorgular. Bu söylemin, sömürgeci güçlerin tarihsel pratikleriyle çeliştiğini savunur. İnsan haklarının evrensel olduğu iddiası, Fanon’a göre, sömürgeleştirilmiş toplulukların deneyimlerini ve mücadelelerini dışlayan bir çerçeve sunar. Evrenselcilik, genellikle Batı’nın ahlaki üstünlük

okumak için tıklayınız

Batı’nın Doğu’yu Tanımlama Arzusu: Said’in Oryantalizm Eleştirisi

Bilgi Üretiminde Güç Dinamikleri Said, Oryantalizm kavramını, Batı’nın Doğu’yu anlamaya ve tanımlamaya yönelik sistematik bir bilgi üretimi süreci olarak tanımlar. Bu süreç, 18. ve 19. yüzyıl sömürgecilik dönemlerinde filologlar, tarihçiler, seyyahlar ve bürokratlar tarafından oluşturulan metinlerle şekillenmiştir. Batı, bu metinler aracılığıyla Doğu’yu egzotik, geri kalmış, duygusal ve irrasyonel bir “öteki”

okumak için tıklayınız

Kolonyal Antropolojinin Modern Etnografik Yöntemlere Etkisi ve Said’in Oryantalizm Eleştirisiyle İlişkisi

Kökenlerin İzleri Kolonyal antropoloji, 19. ve 20. yüzyıllarda Avrupa’nın sömürgeci genişlemesiyle şekillenmiş bir disiplindir. Bu dönemde antropologlar, genellikle sömürge yönetimlerinin çıkarlarına hizmet eden bilgi üretim süreçlerinde yer almışlardır. Yerli halkların kültürlerini, dillerini ve sosyal yapılarını inceleyen bu çalışmalar, çoğunlukla Batı merkezli bir bakış açısıyla yürütülmüştür. Bu bakış açısı, incelenen toplumları

okumak için tıklayınız

Batı Hayranlığının Psikodinamiği Mi ? : Türkiye Üzerine Psikanalitik Bir Bakış

Türkiye gibi Doğu ve Batı medeniyetlerinin kesişim noktasında yer alan toplumlarda, Batı’ya yönelik algı karmaşık bir yelpazede seyreder: yer yer hayranlık, yer yer eleştiri, yer yer de tam bir karşıtlık… Ancak Batı hayranlığı, özellikle Tanzimat’tan bu yana modernleşme ve çağdaşlaşma çabalarının önemli bir dinamikini oluşturmuştur. Peki, bu hayranlığın psikodinamik kökenleri neler olabilir? Freud’un

okumak için tıklayınız

Edward Said’ten Filistinli çocuklara ve gençlere “Taşı en uzağa kim atabilir?”

Filistin kökenli ABD’li edebiyat profesörü EDWARD SAİD, 2000 yazında,ailesiyle ziyarete gittiği Güney Lübnan’la İsrail arasındaki Fatma’nın Kapısı adlı geçiş noktasında oğlu ve çevredeki gençlerle şöyle bir iddiaya girmişti: Taşı en uzağa kim atabilir? Said’in yapmak istediği, Filistinli çocukların ve gençlerin 1987’de başlayan Birinci İntifada’da yaptıkları “taş atma” eylemini tekrarlamaktı. Gençler

okumak için tıklayınız

Sanatçı ve Aydın Olmak – Nejdet Evren

“Hiçbir şair, hiçbir sanatçı, kendi anlamını yalnız başına tam olarak taşıyamaz” S.T.Eliot, (1) Her sanatçı doğduğu ve çevresinde kendini hazır bulduğu tarihsel ve toplumsal doku içerisinde varlık kazanır. Onun, içinde bulunduğu toplum-zamanından farklılaşabilmesi, toplumsal olgularla yaşayacağı çatışmalar sonucunda oluşturacağı öznelliği, kimliği ile yakından ilgilidir.

okumak için tıklayınız