Yazar: cemalumit
Sartre Sartre’ı Anlatıyor – Filozofun 70 Yaşındaki Otoportresi
“İnsanlık tarihinde, Sokrates’ten sonra ve günümüze değin, Jean- Paul Sartre kadar popüler olmuş başka bir filozof yoktur. Popülerliğin, doğallıkla kitleleri, yani felsefe jargonunda “sokaktaki adam” diye anılan sıradan insan yığınını ve de politikayı çağrıştırdığı düşünüldükte, “popüler” sıfatı olumsuz bir nitelendirme sayılabilir, bir filozof için… Sartre’ın kendisi de, bu popülerliğe, felsefesinin tam ve dosdoğru kavranmasından çok,
okumak için tıklayınızBiçimler Renkler Sözcükler, Ferit Edgü
Ferit Edgü, bu kitapta yer alan sanat üzerine yazılarında Vincent Van Gogh, Pablo Picasso, Henri Matisse, Paul Klee, Rousseau, Georges Braque, Fernand Léger, Salvador Dali, Paul Cezanne, Constantin Brancusi, Marc Chagall, Alberto Giacometti, Francis Bacon, Nicolas de Staël gibi sanatçıların yapıtlarını ‘okumaya’ çalışıyor ve onların seslerini dinliyor. “Biçimler Renkler Sözcükler”in yazarı Ferit Edgü, 24 Şubat
okumak için tıklayınızTürkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Kesitler, Tevfik Çavdar
Kırk yılı aşkın süre içerisinde birçok sendikanın eğitim seminerinde görev alan, yayınlarında yazılar yazan yazar Tevfik Çavdar, ‘Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Kesitler’ adlı kitabında, yaklaşık yüz elli yıl boyunca savaşlar, darbeler, sıkıyönetimler boyunca acılar çeken işçilerin tarihini, çeşitli kişisel arşivlerden yararlanarak ortaya koyuyor. “Bu çalışma, Türkiye işçi sınıfının ve onun hakları doğrultusundaki savaşımın mütevazı bir
okumak için tıklayınızAman Piyasalar – E. Ahmet Tonak, “Piyasalar” ya duyarsa!
“Eleştirel bir şeyler söyleyeceksek kısık sesle ve kendi aramızda konuşmalıyız. Yani bizden istedikleri kısaca şudur: “Aman piyasalar” duymasın! Günümüz liberalleri piyasa tapınmalarını yükselte yükselte kutsal bir inanca dönüştürdüler. Bu ruhban sınıfına göre, ekonomik koşullar hakkında eleştirel görüş bildirmek büyük bir günahtır. Şom ağızlılık “piyasalar”ın gazabını üzerimize çekmekten başka bir şeye hizmet etmez. “Piyasalar”ı kızdırırsak “hepimiz”
okumak için tıklayınızAteş Hırsızının Kaçışı, Terry Deary
“Yunan Tanrı ve Tanrıçalarının cirit attığı Ateş Hırsızının Kaçısı (serinin ikinci kitabı) kurgusunun mükemmelliğiyle nevi şahsına münhasır bir kitap. Olaylar, 4 bin sene önceki Yunanistan ve 1795 yılının Aden şehrinde geçiyor. Okur zaman içinde yolculuk yaparken göz ardı edilmeyecek kadar yol katediyor. Ama buna tatlı yorgunluk diyebiliriz. Kitabın en önemli özelliklerinden biri de hikâyenin anlatıcısı
okumak için tıklayınızFilistin Halkının Bilgesi George Habaş (El Hakim) Filistin: Düşle Gerçek Arasında
“George Habaş: Düşle Gerçek Arasında”, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin kurucusu George Habaş’ın yazılarından, söyleşilerinden ve ölümünden sonra onun için kaleme alınan yazılardan oluşuyor. Kitap temelde, Filistin’in mücadele geleneğinde önemli bir yer edinen Habaş’ın siyaset anlayışını aktarıyor. Fakat bunun yanı sıra, okur için de, Filistin?de yaşananlarla bir empati kurma imkanı yaratıyor ve bu sorunun gerçekte tüm
okumak için tıklayınızEğitim Üzerine, Aristoteles. Yayına hazırlayan: John Burnet,
“Eğitim Üzerine”, Aristoteles’in muhtelif kitaplarından derlenmiş konu hakkındaki görüşlerinden oluşuyor. Bu yazılardan görüleceği gibi, Aristoteles’in sisteminde eğitim sanatı, siyaset biliminin bir parçası olduğundan, teorik ya da spekülatif değil, pratik bir bilimdir. Aristoteles’e göre, insan ruhu iki katlı veya çift yönlü bir doğaya sahip olduğundan, eğitimin de çift yönlü bir amacı olmalıdır. Buna göre, eğitim öncelikle
okumak için tıklayınızAnadolu Aleviliği, Esat Korkmaz
Esat Korkmaz, “Anadolu Aleviliği”nde, bu inancın felsefesini, öğretisini ve erkânını anlatıyor. Korkmaz, Anadolu Aleviliğinin, ?bilge? olarak tanımladığı erenlerin felsefesi olduğunu söylüyor ve bu anlamda, vahiy dışı felsefi bir din olduğunu savunuyor. Korkmaz kitabı boyunca, Anadolu Aleviliğinin bir felsefi din, bir bilgelik öğretisi olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Korkmaz bunun yanında, bu inancın insan – evren – tanrı
okumak için tıklayınızİstanbullu, Mehmet Tanju Akerman
“Bence garip bir isim oldu İstanbullu? İstanbullu var mı? Bunu soruyor herkes. Böyle giderse ilerde Antalyalı da olmayacak. Kayserili de. Bin yıl sonra oraya gelenlerde olmayacak. Olmaz öyle şey, Dünyanın her yerinde insan var. İstanbul´da da İstanbullu vardı. Ben onu yazdım. (…) Göçler İstanbul’un dengelerini değiştirdi ve bambaşka bir İstanbul çıktı karşımıza. Bu bir değişim
okumak için tıklayınızDon Kişot İstanbul’da, Rıfat Ilgaz, “Don Kişot’un gözüyle İstanbul gerçeği”
Rıfat Ilgaz’ın ilk öykü kitaplarından biri olan Don Kişot İstanbul’da, 1957 yılında Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’nde “Stepne” takma adıyla dizi olarak yayınlanmıştır. Kimdir Don Kişot’ Şövalyeliğini sürdürmek isteyen iyi niyetli bir ün budalası mı? Yoksa bir geleneği sürdürmek isteyen soylu üstün kişi mi? Ne var ki, hemen her çağın bir Donkişot’u
okumak için tıklayınızİstanbul ve Değişim, Mehmet Tanju Akerman
Mehmet Tanju Akerman, “İstanbul ve Değişim” kitabında, söze trafikle başlayıp cumbalar arası yapılan flörtün günümüz flörtüne ulaşan sürecinden söz ediyor; İstanbul?un mahalle ya da semt yaşamını dile getirirken gündelik temel gereksinimleri, gelenek görenekleri, zaman içindeki değişimleri göz ardı etmeden irdeliyor. Kitabı okuduktan sonra, huyuyla suyuyla ve yaşam örgüsüyle İstanbul?u tanımış oluyorsunuz. “İstanbul kurulduğundan bu yana
okumak için tıklayınızCharles Perrault, tutkulu çocuk masalları yazarı.
Charles Perrault, La Belle au bois dormant (Uyuyan Güzel), Le Petit Chaperon rouge (Kırmızı Başlıklı Kız), Le Chat botté (Çizmeli Kedi), Cendrillon (Külkedisi) gibi dünya çocuklarınca beğenerek okunan masalların yazarıdır. Yazı hayatına 1654 yılında başlamıştır ve yazmak kısa sürede onun en büyük tutkusu olmuştur. Gelecekte yazdığı çocuk masallarıyla ünlenecek olan Perrault’un çocuk masalları yazmaya başlamasının
okumak için tıklayınızÇizmeli Kedi (Le Chat botté), Charles Perrault
Charles Perrault tarafından 1697’de toplanan Anne Kazın Hikayeleri’nde ve daha önce 1634’de Giambattista Basile tarafından toplanan Avrupa halk hikayelerinde geçmektedir. Masallarda çizme giyen bir şövalye kedi olarak vardır. Çizmeli Kedi masalı şöyledir: Bir zamanlar, üç oğlu olan bir değirmenci varmış. Değirmenci ölünce büyük oğluna değirmen, ortanca oğluna eşek, küçük oğluna da kedi miras kalmış. Küçük
okumak için tıklayınızİstanbul tutkunu bir şair, Mehmet Tanju Akerman Hayatı
“Elçi Yayınları’ndan çıkan ‘Ben Sana Hayır’ adlı yapıtıyla kırk dördüncü kitabına imza atan Mehmet Tanju Akerman, İzmit doğumlu olmasına karşın kendini İstanbullu sayan, hem de İstanbul tutkunu olan bir şair. Yazdığı kitaplardan yedi tanesi İstanbul’a ilişkin. Bu konudaki kitaplarının sonuncusu da ‘İstanbul ve Değişim’ adını taşıyor. Bu kitabında, söze trafikle başlayıp cumbalar arası yapılan flörtün
okumak için tıklayınızTürk romanında fantastiğin serüveni, Berna Moran
“Türkiye’de fantastik roman üzerine hiçbir çalışma yok bildiğim kadarıyla. Buna şaşmamak lazım, çünkü Türk romanı ile Batı romanı arasından dikkati çeken farklardan biri, romanımızın tür bakımından Batı’ya oranla çok fakir bir görünüş sunmasıdır. Batı’da polisiye roman, fantastik roman, casus romanı, korku romanı, bilim-kurgu romanı gibi çeşitler popüler bir anlatı sınıfı oluşturmuşlardır. Bizde popüler roman örneklerinin
okumak için tıklayınız