Yazar: cemalumit

Her şey alışkanlığa dönüşüyorsa, önemli düşünce ve eylemler sonunda anlamsıza dönüşür. – Albert Camus

Anlamsızlık antolojisi(1). İlkin, anlamsızlık nedir? Burada, kökensel bağ yanıltıcıdır. Anlamsız, anlamı olmayan demek değildir. Öyle olsa, gerçekten de dünya anlamsızdır demek gerekirdi. Us dışı ve anlamsız eş anlamlı değildir. Anlamsız bir kişi, pekala usçu olabilir. Anlamsız, önemsiz olan da değildir. Anlamsız olan önemli eylemler, ciddi ve görkemli tasarılar vardır.

okumak için tıklayınız

10 yıldır bekleyen yayınlanmamış bir Hrant Dink röportajı

Bu, yayınlanmamış bir Hrant Dink röportajı. Yaklaşık 10 yıldır ara ara hatırlanan bir röportaj ancak hiç unutulmayan bir ortak kedere dâhil… Gazeteci adayı bir üniversite öğrencisinin, o günlerde ülkenin en çok konuşulan isimlerinden biri olan bir gazeteciyle gerçekleştirdiği heyecanlı ve acemi söyleşinin kaydı. Bugüne kadar bir yerlerde saklanan, ses kaydı, ara ara açılan tozlu kutulardaki

okumak için tıklayınız

Dünyayı aydınlatan ve onu katlanılır kılan… – Albert Camus

Dünyayı aydınlatan ve onu katlanılır kılan, dünya ile ilişki kurmamızı sağlayan — ve özellikle de bizi insanlarla bütünleştiren, o bildik duygudur, insanlarla ilişki içinde olmak her zaman yola devam etmemize yardımcı olur, çünkü ilişkiler hep gelişimleri, bir geleceği varsayar — ve ayrıca sanki tek görevimiz insanlarla ilişki kurarak yaşamaktır. Ama bunun bizim tek görevimiz olmadığının

okumak için tıklayınız

Güvercinler de Gitti (O gün yazılmıştı, Hrant’ın ardından) – Zafer Köse

İlk ne zaman okumuştunuz o romanı? Daha okumadan önce, bir kitapçıda gördüğünüz anda sizi etkilemişti. O ne biçim roman adıydı öyle! “Kuşlar da Gitti”! Aceleyle eve gitmiştiniz. Hemen okumuştunuz. Zaten incecik bir kitaptı. Yaşar Kemal’in alışılmış boyuttaki romanlarından değildi. Çocuklar vardı romanda. Kuşları yakalıyorlar, kafeslere dolduruyorlardı. İnsanlar vardı. Merhametli. Kafeslerin içine tıkılmış kuşları görünce üzülüyorlardı.

okumak için tıklayınız

Yaşar’ın Yeri – Can Dündar

Şanar Yurdatapan’dan bir mesaj geldi. Bir de fotoğraf… Önce fotoğrafı tarif edeyim. Uzunca bir duvarın dibine tespih taneleri gibi dizilmiş bir grup yazar… Kimler yok ki aralarında: Adalet Ağaoğlu, Erdal Öz, Orhan Pamuk, Ataol Behramoğlu, Demirtaş Ceyhun, Ahmet Altan, Onat Kutlar… Duvar, canlı resimlerle örülmüş bir edebiyatçılar panosu adeta…

okumak için tıklayınız

Yaşamak, direnmektir kardeşim! – Öznur Özkaya

Yaşamak, sadece nefes almak değildir elbette. Yaş almaktır bazen durduk yere, bazen yaşlanmasıdır gözlerin inceden inceye. Savaşmak da değildir her zaman, çünkü kiminin savaşı başlayamadan biter, kimi zaten savaş nedir hiç bilmemiştir, kimi de her savaşta yenilmiştir. Yaşamak teslimiyettir biraz da. Özgür olmak kimi zaman eşsiz bir hayaldir. Çokça da öğrenmek, gözlemlemek, yanıtlar aramaktan ibarettir.

okumak için tıklayınız

Zübükler, bankerler ya da dolap beygiri

Zübükler ülkesinde kimi yoksuldu, çıplaktı, namusluydu, kimi talihli, kimi banker, kimi züğürtleşen ağa, kimi de düttürü dünyanın klarnetçisi. ‘Öteki Eylül’ rüzgârında savrulan ‘büyük insanlığın küçük insanları… 12 Eylül’ün yarattığı toplumsal-bireysel yıkımların sinemaya farklı biçimlerde yansıyan ‘anti-kahramanları.’

okumak için tıklayınız

Hakkâri Taşları – Veli Sevin

1998 yılında Hakkari kent merkezinde 13 adet dikilitaş (stel) bulundu. Bu stellerde, çıplak bir savaşçı ile onu izleyen insanlar ve onların kahramanlıklarına dair pek çok sahne yer alıyordu. Ölmüş ataları anmak üzere yapıldıkları anlaşılan bu taşları yaptıran insanların etnik kökeni nereye dayanıyordu? Hangi dili konuşuyorlardı? Üretilmelerine hangi sosyoekonomik etkenler neden olmuştu? Hakkari?de ortaya çıkan bu

okumak için tıklayınız

Hrant Dink: “Ölüm hiçbir şeydir, eğer ölene kadar dimdik ayakta durabildiysen…” – Canan Koçak

Ölüm hiçbir şeydir, eğer ölene kadar dimdik ayakta durabildiysen…Hrant Dink(1) “Tarih, 19 Ocak 2007…Yere yüz üstü kapaklanmış, sağ ayakkabısının altı yırtık, başında ve boynunda üç kurşun, 53 yıllık yaşamı boyunca hep insanlar için var olmuş bir adam, bilinmesi gereken ilk şey sadece, tepeden tırnağa İ-N-S-A-N… “

okumak için tıklayınız

Lulu Güneşi Arıyor

Dostluğun, yalnız kalmaktan kurtulmanın ne güzel bir şey olduğuna, ortak hareket etmenin “Umut” u ve güneşi tekrar uyandırmak için nasıl gerekli olduğuna şahit oluyorsunuz. Yazarın sözcüklerinin ardındaki metaforlar sizi çokça mutlu mutlu gülümsetiyor. İşin güzelliği birlikte okuduğunuz çocuklar da çok seviyorlar Lulu’nun hikâyesini. ‘On yüz bin kere’ okutmak istedi örneğin kızım.

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’in Türkçe’de ilk defa yayımlanan yazısı: Hayal ediyorum

Doğumunun 113. yıldönümü vesilesiyle mimarlar Nazım Hikmet için özel bir kitap hazırladı. Kitapta Nazım Hikmet’in Sovyet Mimarlığı dergisine yazdığı ve Türkçe’de ilk defa yayımlanan bir yazısı da bulunuyor. Yazıda Nazım Hikmet, “Sosyalist mimari her şeyden önce insanın içinde bir sevinç duygusu uyandırmalıdır demek istiyorum” diyor.

okumak için tıklayınız

Kuş Sesleriyle Direnenler – roman

Kuşların uçuşması insanlar seyretsin diye değilmiş. Sabahları dinleyenler huzur bulsun diye ötüşmezlermiş. Yiyecek ararken, çiftleşmek isterken, tehlikeli durumları bildirirken cıvıldaşırlarmış. Birbirleri için eşyalar, hizmetler, bilgiler üreten insanlar hayatı güzelleştirirmiş. Zaten onlar güzel bulduğu için güzelmiş kuş sesleri. İnsanlar güneşin doğuşunu sevmeseymiş, nesi güzel olacakmış o manzaranın? Değeri bilinmezse çiçekler boşuna açarmış, türküler boşuna söylenirmiş, hastalar

okumak için tıklayınız

Umut Işığı – Kristine Barnett

Çocuğunuzun gözlerinize bakması mucize olsaydı, ne yapardınız? Hiç konuşamayacağı söylenen oğlunuzun, sesini nasıl hayal ederdiniz? Her zaman size ihtiyacı olacağını düşündüğünüz bir çocuğu nasıl yetiştirirdiniz? Kristine Barnett bu sorulara kalem aldığı ‘’Umut Işığı’’ kitabıyla cevap veriyor. Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıkan, uzmanlar ve aileler tarafından ilgi gören bu kitapta otizmli bir çocuğun matematik dehalığına giden

okumak için tıklayınız

Bilmediğiniz Nâzım Hikmet (I): Seni sevdiğimden beri ölümden korkar oldum. Ölüm senden ayrılmak demek

Nâzım Hikmet’in eserleri arasında saydığı ‘İki İnatçı’ ve ‘Prag Saatleri’ adlı oyunlarından bölümleri Türkiye’de ilk kez yayımlıyoruz. Başlarken… Nâzım Hikmet, Türkiye’de hakkında en fazla yazılan şairlerden. Bugüne dek onunla ilgili yüzlerce kitap basıldı, bini aşkın makale kaleme alındı. Ne var ki Rusya’daki yıllarına ilişkin yayınlar azınlıktadır. Yaşamıyla birlikte, orada ürettiği eserler de adeta sis perdesinin

okumak için tıklayınız

“Yaşamak güzel şey be kardeşim” – Nazım Hikmet “Baskıya, acıya, sefalete rağmen inandıkları düşünceler adına boyun eğmeden savaşan insanların öyküsü.

“Nazım Hikmet, Türkçe’de yazılmış en güzel şiirlerin yazarı… Bu coğrafyada yaşayan insanların büyük bir kısmı ondan hiç değilse bir kaç dize okumuştur. Ama Nazım’ın romanlarını pek azımız biliriz. Ölümünden sonra basılan “Kan Konuşmaz”(1965) ve “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” (1967) romanları, -o dönemde- şiirlerinin yanında göze çarpmamış, bugünlerde ise bütünüyle unutulmuş durumda. Şiirleri tekrar tekrar

okumak için tıklayınız

Ben ve Sen (Farklı Ülkelerden İki Çocuk ve Bir Öykü Ödevi) – Giusi Quanrenghi

İtalyan çocuk ve gençlik edebiyatının sevilen yazarı Giusi Quarenghi (Cüsi Kuarengi), Türkçe’ye çevrilen bu ilk kitabında, kütüphane projesinde yan yana gelen bir İtalyan ve bir Faslı çocuğun birbirini tanıma ve anlama sürecini öyküleştiriyor. Kütüphaneye düzenli gelen öğrencilerle her yıl yeni bir proje gerçekleştiren bir kütüphaneci sayesinde tanışan Beata ve Aziza, kendilerini keşiflerle dolu bir yolculukta

okumak için tıklayınız

Öykücü Beyin – V.S. Ramachandran

Beyindeki Hayaletler ve İnsan Bilincinde Kısa Bir Gezinti adlı kitapların yazarı ünlü nörobilimci Ramachandran, beyin biliminde son 15 yılın gelişmeleri ve yeni bulgularıyla derlediği bu son kitabında insanın aslında ne olduğunu irdeliyor. Dünyayı nasıl algılıyoruz? Zihin-beden ilişkisi denilen şey de ne? Cinsel kimliğimizi ne belirler? Bilinç nedir? Otizmde ters giden ne? Sanat, dil, eğretileme, yaratıcılık,

okumak için tıklayınız