Kategori: Romanlar

Louis Lambert (Ciltli)- Honore de Balzac

Honoré de Balzac (1799-1850): Fransa’nın 19. yüzyıldaki sosyal yapısının tarihsel bir tablosunu çıkardığı eski ve yeni romanlarını 1830’dan sonra İnsanlık Komedyası başlığı altında topladı. Louis Lambert bu anıtsal eserde “Felsefi İncelemeler” başlığı altında bir araya gelen romanlar arasında yer alır. Balzac’ın önemli metinlerinden biri olduğu söylenen Louis Lambert, yazarın çocukluk yaşamından izler taşır. Anlatılan olaylarla

okumak için tıklayınız

Karartma Geceleri – Rıfat Ilgaz. “Türkiye’nin aydınlığı arama çabasına yol gösteren önemli bir yapıt.”

Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz’ın 1974 yılında yayınlanan romanıdır. II. Dünya Savaşı sürecinde kitabı toplatılan öğretmen-şair Mustafa Ural’ın hikayesini anlatır. *?Karartma Geceleri? adlı roman, yazarın öteki yapıtları gibi ülkemizin bir dönemine tanıklık yapmakla kalmayıp, (belgesel kalıplarını yırtarak) ülkemiz tarihine ışık tutmaktadır. Roman adını II.Dünya Savaşı yıllarında hava kararmasından itibaren evlerde ve işyerlerinde yapılan karartmalardan almaktadır denebilirse de,

okumak için tıklayınız

Joseph Fouche / Bir Politikacının Portresi – Stefan Zweig

“Fouché, aklını ve iradesini kontrol edebilen, Makyavelist, gözükara, her türlü etik ilkeden yoksun, değişen ideolojilere aynı hızla uyum gösteren, iktidar zevkini maskeleyebilen bir politikacı tipidir. Zweig, Fouché’nin şahsında sadece bir politikacıyı değil, çıkar ve amaçlarını her şeyin üstünde tutan, bu uğurda önündeki her şeyi ve herkesi ezip geçen, kendini, sadece kendini düşünen insanı anlatmaktadır aslında.”

okumak için tıklayınız

Birtakım İnsanlar – Sait Faik Abasıyanık

“Şu karşıki sandalı görüyor musun? Bakın sahile yaklaşıyor. Onu yürüten şey nedir? Kürekleri değil mi? Ya şu uçan martılar! Kanatları yolunsa artık uçabilir mi? Düşünce de böyledir. Dört duvar arasına kapatılmak istenirse kanatsız kuş, küreksiz sandal oluverir ve bütün manasını kaybeder” diyen büyük yazarın; ilk kez 1944 yılında yayımlanan romanı Birtakım İnsanlar yeniden gözden geçirilerek

okumak için tıklayınız

Spartaküs – Lewis Grassic Gibbon

İskoç edebiyatının en büyük yazarlarından Lewis Grassic Gibbon?un ünlü tarihî romanı. İ.Ö. 73?te Gladyatör Spartacus önderliğindeki köle ayaklanması, çağlar boyunca haksızlığa ve baskıya karşı başkaldıranlara esin verdi. Gibbon, bu tarihsel olayı zengin arkaplan bilgilerine dayanarak romanlaştırıyor. Sömürülen ve baskıya uğrayanların tarihi olarak okunacak bir eser. James Leslie Mitchell (takma adıyla ?Lewis Grassic Gibbon?) 1901?de İskoçya?da

okumak için tıklayınız

Yağmurcuk Kuşu / Kimsecik 1 – Yaşar Kemal

Kimsecik, ?dağları bekleyen? korkunun yıkıcı gücünün, üç kitaplık dev efsanesidir. Korku insanın benliğini parçalarken, bu insanlık durumundan büyük bir trajedi doğar. Ama çocuklar korkuya yenik düşmez, üstüne yürürler. Üçlünün ilk kitabı Yağmurcuk Kuşu bir cinayetin yarattığı korkuyla şekillenir. Roman katliamların nedenleri ile sonuçları arasındaki ürpertici ilişkiyi açığa çıkarırken, bir yanıyla da bir köy çocuğunun masum

okumak için tıklayınız

Beş Paralık Roman – Bertolt Brecht

Tiyatronun en büyük ustalarından Brecht’in, klasikleşen metni Üç Kuruşluk Opera’nın ardından yazdığı Beş Paralık Roman, para uğruna dilencilik dernekleri kuran, cinayetler işleyen, yalancı şahitlik yapan, milli felaketlere yol açan ve hatta “âşık” olan, kısacası insani olanın her zaman temiz olmadığını gösteren insanların dünyasını “satirik” bir dille anlatıyor.Brecht’in farklı bir üslupla yazdığı bu romanda sıra dışı

okumak için tıklayınız

Altın Gözlü Kız – Honoré de Balzac

?Altın Gözlü Kız?, meşhur Fransız yazar Honoré de Balzac?ın ?On Üçlerin Romanı? isimli serisinin son kitabı. Hatırlanacağı gibi bu serinin daha önceki kitapları, ?Çakalların Başı Ferragus? ile ?Langeais Düşesi? adlarını taşıyordu. Yazar, Fransız burjuva sınıfına yoğun eleştiriler yönelttiği serinin elimizdeki son romanında ise, sonu tehlikeli biten bir kaçamağı hikâye ediyor. Yazar, bu hikâyeyle ördüğü romanında,

okumak için tıklayınız

Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi – James Joyce

Joyce?un yarı-otobiyografik romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, genç Stephen Dedalus?un bir sanatçı olabilme arzusuyla, hayal gücünü boğan ve yaratıcılığını sindiren kiliseye, okula ve topluma başkaldırışını anlatıyor. 20. yüzyıl edebiyatında bir devrim yaratan ve edebiyatın yarınına damgasını vuran Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, yetişkinliğe henüz varmamış genç bir adamın gözüyle dünyayı göstermesi ve

okumak için tıklayınız

Gerçek – Emile Zola

7 Ağustos 1902-15 Şubat 1903 arasında Paris’te Aurore’da tefrika edilen Gerçek, Zola’nın Quatre Evangiles (Dört İncil) dizisinin üçüncü kitabı olan yapıt, doğrudan doğruya Dreyfus olayına bağlıdır; Simon-Dreyfus kahramanlarından Gorgias-Esterhazy kahramanlarına kadar bu olayın serbest uyarlamasıdır. Yapıttaki temel karşıtlık hiç kuşkusuz geleceğin güçleriyle karanlıkçılığın çatışmasıdır. Sürekli mücadeleye mahkûm cesur eğitimciler ya da kurbanlar, aynı zamanda kurnaz,

okumak için tıklayınız

Örümcek Ağı – Joseph Roth

Joseph Roth, Almanya’da Weimer Cumhuriyeti’nin sonunu getiren ve Hitler dönemine giden yolu açan, radikal sağın başoyuncu olduğu siyasi komploların gerçekçi ama ürkütücü bir tablosunu çiziyor. Örümcek Ağı, çağdaş tarih için önemi bugün hâlâ, hatta belki daha fazla geçerli olan bir roman. Romanın sonunun karanlık bir geleceği ima etmesi, Joseph Roth’un Almanya’yı ve dolayısıyla bütün dünyayı

okumak için tıklayınız

Hozandaki Kız – Azimet Ceyhan

Azimet Ceyhan, cezaevinde yazan kalemlerin umut verici olanlarından. On yıldır cezaevinde bulunan ve müebbet hapse mahkum edilen Ceyhan?ın daha önce yayımlanmış ?Savruluş? adlı bir kitabı bulunuyor. Ceyhan elimizdeki romanı ?Hozandaki Kız?da ise, küçük bir kız çocuğunun hayatı ekseninde, Türkiye?nin trajik yakın tarihine odaklanıyor. Büyük kıyımlardan geçmiş Ermenilerin yaşadıkları, roman boyunca, bir hayalet gibi karakterlerin karşısına

okumak için tıklayınız

“İstanbul Hatırası”na Dair – Ümit Cingöz

Ahmet Ümit?in son romanı, İstanbul?un, pek çoğumuzun bildiği, yaşadığı, gördüğü; ama bilip, yaşayıp, görürken de yanından yöresinden geçerken de nerede yaşadığının farkına varmadan geçip gittiği bir kentin romanı? ? Oysa şehirler de insanlar gibidir, geçmişlerini unuturlarsa, tarihlerinden koparılırlarsa kişiliklerinden den koparılırlar. Hiçbir özellikleri kalmaz. Birbirine benzeyen sıradan insanlar gibi olurlar. Oysa İstanbul sıradan bir şehir

okumak için tıklayınız

Merhaba Umut – J. Mario Simmel

Casus edebiyatının en etkin isimlerinden biri olan J. Mario Simmel, 12 Eylül Darbesi sonrasında kitaplarının Türkiye’de yayımlanmasına uzun süre izin vermemişti. Everest Yayınları Türk okurlarını, yasağı ancak 2008 yılında, ölümünden bir yıl önce kaldıran bu büyük yazarla buluşturmaya devam ediyor. Uyuşturucu kaçakçılarının kirli dünyasına, cinsel sapkınlıklarına ve kurdukları vurgun imparatorluğuna tuttuğu ışıkla Merhaba Umut, Simmel’den

okumak için tıklayınız

Hatice – Serdar Çekinmez

Serdar Çekinmez?in ilk romanı ?Hatice?, bir kaçışın öyküsü anlatıyor. Balkanlar?dan Türkiye?ye uzanan yolculuklar… Bir sınır köyü olan Geçenler?de kesişen karakterler… ?Kerem Bey?le âşık olacak, Kutlu ile maddiyatı sevecek, Ahmet?le başpehlivanlığa güreşeceksiniz? Nevin olup herkesi büyüleyecek, Ayşin olup kıskançlığın acısıyla kıvranacaksınız? Hatice mi? Sonrasını size kendisi anlatacak?? Çekinmez, roman kahramanlarının sahiciliğiyle dikkat çekiyor. Yazar, yazmayı ?Memleketle

okumak için tıklayınız

Fırtına Mucitleri – Alex Williams

Hiç durmayan kar fırtınasının hüküm sürdüğü bir şehirde yaşayan Madeline ve Rufus Breeze çok yetenekli iki kardeştir. Nesillerdir mühendislik yapan bir aileye mensup bu akıllı gençler, aynı babaları ve dedeleri gibi kendi fanlarını icat etme konusunda uzmanlaşmışlardır. Ancak havanın sürekli buz gibi olduğu bir yerde, kimse fan almak istemez. Kar fırtınası yüzünden, bir aile hariç

okumak için tıklayınız

Geçmişe Bakış (2000’den 1887’ye) – Edward Bellamy

Geçmişe Bakış 1888’de ABD’de yayımlandı. Bir yıl içerisinde çeyrek milyon kopya satıldı ve birkaç yıl geçmeden belli başlı yabancı dillere çevrildi. Amerika’da en çok satan romanlar arasında, Tom Amcanın Kulübesi ve Ben Hur’den sonra üçüncü sıraya yerleşti. Amerikan edebiyatı kategorisinde bir milyon satan üçüncü roman oldu. Kitap İngiltere, Almanya, Fransa, Avustralya, Güney Afrika, Rusya, Hindistan,

okumak için tıklayınız

Huzur / Bir Huzursuz’un Bi-huzur’u – Ümit Cingöz

Ahmet Hamdi Tanpınar?ın, Huzur?unda, huzura eremeyen burjuva aydınının huzursuzluklarına, çıkmazlarına, varoluş sorunsallarına, çözümsüzlüklerine, roman boyunca Mümtaz?la birlikte tanıklık ederiz; ama huzuru romanın adından başka bir yerde göremeyiz. Huzur, bu yönüyle huzurunu bulamayan bir romandır ve adını romanın başından sonuna kadar inkâr eder. Romanın başından sonuna kadar süre giden ?huzursuzluk? hali dönemin savaş öncesi huzursuzluğundan mı,

okumak için tıklayınız

Foma – Maksim Gorki. Tüccar sınıfın eşi görülmedik gayri insani gerçeği ve aşka, adalete susamış cömert yürekli bir insanın acı çığlığı

Maksim Gorki?nin Anton Pavloviç Çehov?a ithaf ettiği 1899 yılında bastığı ilk romanı “Foma Gordeyev?, Gorki’nin ilk romanıdır. Kokuşmuş bir toplum düzenini şiddetle suçlayan bu eser için, aşk ve adalete susamış cömert yürekli bir insanın acı çığlığı denebilir. Anlatılan olaylar, XIX. yüzyılın sonunda Volga yöresinde ve o zamanki Rusya’nın ticaret merkezi Nijni-Novgorod’da kapitalizmin yaygınlaştığı ve zengin

okumak için tıklayınız

Aşk – Stendhal

Stendhal; kristalize, garip ve derinlemesine algısal bir yapıt olan Aşk’ta, duyarlı ve çözümlemeci olmayı birlikte başarıp, kişisel görgüsünden yola çıkarak, herkes için geçerli doğrulara ulaşıyor. Düşünceleriyle yirmi dört saat baş başa kalan aşığın durumunu, en küçük filizinin bile üstü pırlantalarla dolmuş dala benzeten yaratıcısının en sevdiği yapıt olan Aşk; yazarın kendisinin de en içsel duygularının

okumak için tıklayınız