Alice Harikalar Diyarında – Lewis Carroll

Gerçek olan ‘masal kahramanı’ Alice,’in  1859 yılında 11 yaşındayken Alice Harikalar Diyarında’nın yazarı , aynı zamanda matematikçi, aynı zamanda din adamı ve yine aynı zamanda fotoğrafcı olan Lewis Carroll tarafından çekilmiş fotoğrafı… Alice : Buradan gitmek için bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misin? Cheshire Kedisi : Nereye gitmen konusunda iyi bir anlaşmaya bağlı bu.

okumak için tıklayınız

Zaman; Nasıl İçimizde, Niçin Dışımızda? Yılmaz Öner

?Her an şimdiki andayız? diye açıklıyor zamanı Öner; hareket anlayışı ?fiilileşmek? kavramına dayanıyor. “Zamanı soyut kavramların metafiziksel dünyasından kurtaramadık değil mi? Peki, zamanı özne olarak biz mi icat ettik? Öyle ya, Platon’un dediği gibi, zaman “ebediliğin hareketli bir kopyası mı”? Yılmaz Öner Ancak bir “akış” olarak anlaşılıyorsa ebedilik bir “durgunluk” değil midir ya da şimdiki-zamanlılığın

okumak için tıklayınız

Rus Edebiyatının Güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Yaşam Öyküsü

Aydınlanmanın değerli isimlerinden Aleksandr Sergeyeviç Puşkin , lirik şiirin ve özgürlüğün sesi olarak, yarattığı yeni edebiyat diliyle çağdaşlarını ve sonraki kuşakları etkileyerek Rus edebiyatının ve edebiyat dilinin kurucusu oldu. Puşkin eserleriyle, Rusya’da Çarlık düzenine karşı ilericiliğin sembolü olarak sürgünler, sansürler ve acılarla dolu bir yaşam sürdü. Eserleri yasaklandı. Hatta Çar onun sansürcüsü olacağını ilan etti.

okumak için tıklayınız

Lal Masallar – Murathan Mungan. Masala inanmayan gerçeğe inanır mı?

“Gökyüzünde bir bulut parçası. Duru, aydınlık, masmavi gökyüzünde nereden bittiyse bir serseri bulut parçası. Tek başına dağ doruklarına kona göçe, kendi kendine eğleşen. Bir zaman gözleri bu masmavi boşluğu ve boşlukta gezinen o bir yumak bulutu izliyor… Anlatsam inanmazlar oğul, masal derler; masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler, sanki hakikati bilirmiş gibi, sanki hakikatin sırrına ermiş

okumak için tıklayınız

Anayurt Oteli – Yusuf Atılgan ‘Anlayışsızlığın, acımasızlığın, şiddetin ve ahlaksızlığın yaygın olduğu yozlaşmış bir toplumu anlatan başkaldırı romanı’

Yusuf Atılgan?ın 1973’de kaleme aldığı romanda karakterler olağanca basit, mekân gözünüzün önüne gelebilecek, romanın geçtiği yerleri daha önce defalarca gördüğünüz izlenimine kapılabileceğiniz kadar nettir. Zebercet; ailesinden geriye kalan tek varlık olan Anayurt Oteli? nin hem patronu, hem resepsiyonisti, hem bekçisidir. Sıradanlaşmış hayatının en belirgin özelliği, rutin düzeninin asla şaşmaması ve yalnızlığıdır. Bir gün otele bir

okumak için tıklayınız

Edebiyat Kuramları ve Eleştiri – Berna Moran

İstanbul Üniversitesi, İngiliz Dil ve Edebiyatı kürsüsündeki eleştiri derslerinden derlenmiş olan Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, yalnız bu konuyla ilgili üniversite öğrencilerinin değil, eleştirmenlerimizin de, bütün edebiyatçılarımızın da okumaları gereken değerli bir elkitabıdır. Çünkü kitabın konusuna değgin bütün kuramlarla eleştiri yöntemleri birarada derli toplu verildiğinden, bildiğimizi sanıp da bütünüyle bilmediğimiz, hiç bilmediğimiz, az bildiğimiz ya da

okumak için tıklayınız

Bach Son Füg – Armand Farrachi

“Armand Farrachi?nin Bach Son Füg adlı kitabı, son derece değişik bir biyografi. Edebi değeri olan şiirsel bir biyografi çalışması Son Füg; okuru mekân adlarıyla, tarihlerle, insan adlarıyla, kronolojiyle boğmayan, bestecinin nasıl bir müzik insanı, nasıl bir koca ve baba olduğunu, kilise ve saray çevreleriyle ne gibi ilişkiler içinde olduğunu, zaaflarını, sevinçlerini, acılarını; kolay, yalın ve

okumak için tıklayınız

100 Yıldır Tolstoy’suz Bu Dünya – A. Ömer Türkeş

Bundan tam bir asır önce, Julian takvimine göre 7 Kasım?da yaşlı bir adam, gizlice evinden çıktı, bir süre amaçsızca dolaştı, sonra uzaklara ?bir rivayete göre İstanbul?a? gitmek hayaliyle Rusya taşrasının küçük bir tren istasyonuna yöneldi. Ancak güçsüz bedeni daha fazlasına elvermeyecek, istasyon binası onun son durağı olacaktı. 9 Kasım?da -82 yaşında- ölen bu mutsuz ihtiyar

okumak için tıklayınız

Havhav Kardeşliği / Bopato 1 ? Cemil Kavukçu

Yaşlandığı için terk edilmiş çoban köpeği Bobo?nun; korunaklı bir evde sevgi ve özenle büyütülen Topik?in ve doğduğu sokaklarda hayatta kalmaya çalışan Pamuk?un hikâyesi yer alıyor bu kitapta. Rastlantıların biraraya getirdiği bu üç köpeğin yolları kesişinceye kadar insanlarla ve diğer köpeklerle kurdukları ilişkileri, acımasız koşullara karşı verdikleri mücadeleleri okurken siz de BOPATO?nun bir üyesi olmak istemez

okumak için tıklayınız

İlericilik gericilik kavgasında Tevfik Fikret ? Sabiha Sertel

Yaşamı; sürgünler, tutuklanmalar, düş kırıklıkları ve bunlara direnen bir çalışma azmi, özgürlük uğruna onurlu bir mücadele ile geçen ilk kadın gazetecilerimizden Sabiha Sertel bu yapıtında aydınlanma şairimiz Tevfik Fikret’i yaşadığı dönemi, toplumsal koşulları çerçevesi içinde ele alıyor. Bir şair olduğu kadar, bir ideolog olan Fikret’i, Osmanlı toplumunun tarihi evrimi içinde inceliyor. Mutlakıyet döneminde; Sultan’ın keyfi

okumak için tıklayınız

Özgür Olan ve Olmayan (9.Kitap) ? Brigitte Labbé, Michel Puech

Aklına eseni yapmak özgürlük müdür? Eğer oyuncak arabamın uzaktan kumandasındaki kolu sağa itersem, arabam sağa gider. Eğer bilgisayarımı her akşam saat 10 da kapanması için programlarsam, her akşam tam o saatte kapanır. Oysa, insanlar ne uzaktan kumandalıdırlar, ne de programlanabilirler. Hiçbir insan tamamen öngörülebilir biçimde davranmaz. Çünkü insanlar özgürdür… Dünya çocukları bu diziyi okuyor! Brigitte

okumak için tıklayınız

Enerji ve İnekler – Özgür Gürbüz. Siz hiç obez bir inek gördünüz mü?

Kendisini “yeşil muhabir” olarak tanımlayan Özgür Gürbüz?ün ilk kitabı, “Enerji ve İnekler”, kasım ayında, Yeni İnsan Yayınevi?nden çıktı. Yazar kitabında, küresel ısınma konusunda verdiği bilgilerin yanı sıra bir eylem planı da çiziyor. Konuya yaklaşım açısından, ekoloji literatüründe yer edinmesi zor olmayacak bu kitap, küresel ısınma konusundaki durumumuzu anlatırken kara mizaha başvuruyor. Kitabın kapağındaki, yerküreyi boynuzlarında

okumak için tıklayınız

Thomas Mann’ın Edebiyat Dünyası – Gürsel Aytaç

Gürsel Aytaç ?Thomas Mann?ın Edebiyat Dünyası?nda, modern Alman edebiyatının klasik ve üretken romancısı Thomas Mann?ın yazı dünyasını inceliyor. Mann?ın kısa bir hayat hikâyesiyle kitabına başlayan Aytaç, ardından, Mann?ın eserlerinin Almanya ve Amerika?da nasıl alımlandığını; Mann?ın bir edebiyatçı olarak etkilendiği kanalları; Schopenhauer, Nietzsche, Sprengler, Tolstoy, Kafka, Lessing, Dostoyevski ve Freud gibi isimlerin, Mann?ın kişiliğinde ve edebiyatında

okumak için tıklayınız

Pencereme Konmuştu – İhmal Amca

İhmal Amca, bu öyküsünü yıllar önce yazmıştı. Kitaplaştığını göremeden, hem de ülkesinden çok uzaklarda aramızdan ayrıldı. Pencereme Konmuştu, sevgi, dostluk, dayanışma dolu düşsel bir öykü. Küçük bir erkek çocukla yaşlı bir sıvacının öyküsü. Çocuk, on iki katlı yüksek bir apartmanın en üst katında oturmaktadır. Bir sabah camının vurulduğunu duyar. Yataktan fırlar. Bir çekişte perdeyi açınca

okumak için tıklayınız

Dağ ? Murathan Mungan

2007 boyunca edebiyatın farklı türlerinde kitaplar yazan Murathan Mungan, yılı şiir kitabı ‘Dağ’ ile kapatıyor. Murathan Mungan ‘Dağ’ adını verdiği şiir kitabını okurla buluşturdu. Kitabın kapağında; içerideki bütün şiirlerin başlıkları yazılı. 2005-2007 arasında seçilmiş belli bağlam ve akraba izlekler çevresinde yazılan şiirlerden oluşan ‘Dağ’ için Mungan, “Hayatın bana, benim de kendime yaptığım sürprizlerden biri bu.

okumak için tıklayınız

Mirin (Ölüm) – Tahir Ürper

(Kürtçe Bilmeyenler İçin Not: Bu yazının Türkçesi yazının sonunda yeralmaktadır.) Behr, dilê mirov de xweşî, tênetî û bêdengî peyda dike. Lê belê behra ku kal û pîrên ji xerîbîyên de hatin e; dibe goristan. Gora xweyî gundên kavilbuyî; gundên şewitîyî û gundên kilamên qedexekirî diveşêrin. Gava mirov pêncî salên xwe li derekî derbas bike û

okumak için tıklayınız

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca – Yaşar Kemal “Yeryüzündeki Bütün Karıncalar Birleşiniz!”

“Karıncalarla filler hikayesi, elbette halkın yarattığı bir hikayedir. Küçük bir hikaye. Ben bu hikayeyi aldım, işledim. Belki bu hikaye, çağlar önce Anaolu’da uydurulmuştu. Bu küçücük hikaye olarak günümüze kadar geldi ve benim elime geçti… Doğanın en büyük hayvanı olan fili sömürücü olarak aldım. Benden önce halk, bu zavallı garip hayvanı, ona düşmanlığından değil, sırf iri

okumak için tıklayınız

İki Ağıt – Ataol Behramoğlu. Zafer türkülerimizin içinde acılarımız da vardır.

Ataol Behramoğlu’nun 2007 ekim ayında basılan son şiir kitabı “İki Ağıt”da yer alan şiirler, birbirlerinin devamı, birbirlerini bütünleyen şiirlerden oluşuyor. Çekilen acıların boşuna olmadığını vurgulayan bu şiirler, ağıttan çok bir umut türküsüne dönüşüyor. Ataol Behramoğlu, kitabını “ağıt” diye adlandırmış da olsa şiirlerin insana olan inancı, geleceğe olan güvenci belirtmesi açısından kitabı umuda adanmış sayabiliriz. Şiirsel

okumak için tıklayınız

Yuvarlağın Köşeleri – Özdemir Asaf

“Birbirinize kızın, birbirinizle kavga edin, yumruk yumruğa yüzlerinizi parçalayın, gözlerinizi patlatın, kulaklarınızı koparın, saçlarınızı yolun, derinizi parçalayın, tekmeyle kemiklerinizi kırın. Yalnız ananızdan doğduğunuzda olduğunuz gibi kavga edin. Yalancı, ek bir araç kullanmayın. Mendil bile olmaz. Ama ne olur sakın bir insanı gönülce, gözce, dilce ruhça kırmayın.” (Kitaptan başka bir özdeyiş) Okumaya başlarken bu ne şiddet

okumak için tıklayınız

Büyülü Dağ – Thomas Mann. İnsanı, zamanın dışına çıkaran; hastalık, aşk ve ölüm’ü anlatan roman

Thomas Mann, roman sanatının bütün incelikleriyle yarattığı, ironik bir üslupla sunduğu, 12 yıl aralıksız çalışma ile tamamladığı “Büyülü Dağ” (Der Zauberberg), adlı yapıtında; zaman, karşıt kültürler, aşk, hastalık, ölüm gibi evrensel temaları işliyor. Birinci Dünya Savaşı öncesinde çağın dünya sorunlarını, bir uygarlığın çöküşünü inceleyen, burjuva geleneğini ve ahlâkını yer yer sertçe, ironik bir dille eleştiren

okumak için tıklayınız