Yazar: cemalumit

Ezidiler: Mezopotamya’nın dağılan tespih taneleri

İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Amed Gökçen’in ‘Kara Kitap Kara Talih’ adlı yeni kitabı, Ortadoğu’nun kara talihli toplumu Ezidilere odaklanırken, bu toplumun Irak, Almanya, Suriye, Rusya, Gürcistan ve Ermenistan’daki yolculuğuna odaklanıyor. Saner Şen’in fotoğrafladığı bu çalışmadan bölümler aktarıyoruz. Tarih, tekrar etmesiyle ünlüdür. Mezopotamya’nın kadim halklarından Ezidilerin bugünlerde yaşadıkları, son yüzyıllık süreç içerisinde yaşadıklarıyla

okumak için tıklayınız

Talip Apaydın çiftçisiydi umudun

Köy Enstitülüydü. Edebiyata hayatın sesinin bir başka yankısını getirmişlerdi. Hangisi eksilse canım yanıyor. Bu kez Talip Apaydın eksildi. Çok yandı canım. Onlar umudun çiftçileriydi. Aydınlığın savaşçılarıydılar. Çünkü yetişirlerken iş içinde eğitimin, sanatla bilimin yan yana olduğu bir ortamın öğrencisi olmuşlardı. Köy Enstitüleri öğrencisi ve mezunuydular. Bir bölüğü yazar oldu. Edebiyata kırın, sömürünün dinle örtünmüş yanının

okumak için tıklayınız

Kuantum Mekaniğinin Felsefi Temelleri – Hans Reichenbach

20. yüzyılın iki büyük kuramsal yapısı olan görelilik ve kuantum kuramı, modern fiziği şekillendirmiştir. Her biri önemli katkılar sağlayan ve birbirinin sonuçlarından yararlanan birçok dehânın ortak çalışmasının ürünü olan kuantum kuramının başlangıcındaki tartışmaların içinde yer alan Reichenbach’ın bu kitabı alanın referans kitaplarından biridir. Reichenbach kitabında 1900 yılından başlayarak kuantum fiziğinin kuramsal yapısını oluşturan dört evreyi

okumak için tıklayınız

Yalana Karşı Duran – Zafer Köse

Bir deprem olur bir yerlerde. İnsanlar enkaz altında kalır, umutlar ezilir, hayaller yıkılır. Felaketle ilgili haberleri duyarsınız, okursunuz. Çeşitli rakamlar ulaşır size. Bir sürü görüntü, açıklama, yorum… Bir adam işsiz kalır bir yerlerde. İş ilanları takip edilir, yaşama hevesi azalır, akşamları eve gitmek zorlaşır. Çeşitli rakamlar ulaşır size. Bir sürü görüntü, açıklama, yorum… Bir çocuk

okumak için tıklayınız

Oscar Wilde’ın daha önce yayımlanmamış bir fotoğrafı bulundu

Şair-yazar Oscar Wilde’ın daha önce yayımlanmamış bir fotoğrafı, önümüzdeki günlerde Adam’s Auctioneers adlı müzayedeevince mezata çıkarılacak. Oscar Wilde’ı 1878 Ekimi’nde bir av partisi öncesi İrlanda’daki Ashford Şatosu önünde dostlarıyla birlikte yansıtan kare Wilde henüz 23 yaşındayken çekilmiş. Wilde’ın fotoğrafının yer aldığı 1870’lerden kalma aile albümüne 8 bin euro civarında fiyat biçiliyor. Av partisi arifesinde çekilen

okumak için tıklayınız

Dresden’in saatleri, Uwe Tellkamp’ın Kule’si üzerine – Fredric Jameson

Sosyalizme bağlı olan hiç kimse Doğu Almanya’nın kaderine ve tarihine kayıtsız kalamaz. Şimdiye kadar Doğu Almanya ekonomik ve politik olarak ondan olumsuz sonuçlar çıkarmak dışında resim ve sinemadaki yaratımları hakkında sınırlı bilgi sahibi olan radikal Batılı entelektüellerle liberallerin sistematik aşağılama nesnesi olmuştur. Totalitarizm (özellikle politik yargılar) ve Stalinizm adı altında soğuk savaştan beri gelen önyargıların

okumak için tıklayınız

Arap İsyanı’nın arka planı için: Gilbert Achcar’dan “Halk İstiyor”

Gilbert Achcar’ın “Halk İstiyor – Arap İsyanı Üzerine Radikal Bir İnceleme” adlı çalışması konuya ilgi duyanlar açısından bir hayli doyurucu, hatta ufuk açıcı bir kitap. Ama yine de bu geniş, bu sancılı coğrafyayı anlamak için bir başlangıç kitabı. Arap İsyanı’nın arka planı için… Gilbert Achcar da Batılıların “Arap Baharı” demeyi çok sevdikleri protesto gösterilerinde duyulan

okumak için tıklayınız

‘Kitap okumaktan, kitap okuyamaz hale geldik’

“Kitap okumaktan, kitap okuyamaz hale geldik” Bu sözler, önceki gün “Yayınevi emekçileri haklarını arıyor!” başlığı ile Yayınevi Emekçileri Kolektifi (YEK) ile Çevirmenler Birliği (Çev-Bir) tarafından düzenlenen çalıştayda kulaklarımıza çalınıyor. Kimlerden oluşuyor peki yayınevi emekçileri? Çevirmenler, kitap editörleri, redaktörler, kitap kapak tasarımcıları, kitap satış danışmanları, depo çalışanları ve daha nicesi… Bundan bir sene evvel kurulup hızla

okumak için tıklayınız

Bütün Şiirlerinden Seçmeler – Rainer Maria Rilke

Rainer Maria Rilke (1875-1926) 20. yüzyıl Batı şiiri sanatının en büyük temsilcilerindendir. Şairin doğduğu Prag kenti, o zamanki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun sınırları içerisindedir. Orta Avrupa’nın kozmopolit kültürünün doruk noktasına vardığı bir dönemde yetişen Rilke bütün yaşamını “şiirde şiiri aramak” uğraşına odaklar. 1899 ve 1900 yıllarında Lou Salome ile birlikte Rusya’ya yaptığı iki yolculuk ve orada Tolstoy’la

okumak için tıklayınız

Tom ve Jerry’ye ‘ırkçılık’ uyarısı

Çizgi film serisi Tom ve Jerry’nin, “ırkçı önyargı” ibaresi ile yayımlandığı ortaya çıktı… BBC’nin haberine göre, Amazon internet sitesinin video yayını yapan “Amazon Prime Instant Video” sitesi, bazıları 70 yıl önce yapılmış Tom ve Jerry çizgi filmlerini, “ırkçı” unsurlar içerdiği konusunda yasal bir uyarıyla yayımlıyor. Çizgi filmi seyretmek isteyen birisi siteye girdiğinde, “Tom ve Jerry

okumak için tıklayınız

Benim silahım zekâm

Tyrion Lannister’ın keskin zekâsının en güzel örnekleri Zekâsı ve Bilgeliğiyle Tyrion Lannister adlı kitapta toplandı. “Benim silahım zekâm. Kardeşimin kılıcı var, Kral Robert’ın savaş baltası var, benim de zekâm… ve zekânın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli. Tıpkı bir kılıcın keskin kalabilmesi için bileğitaşına gerek olduğu gibi.”

okumak için tıklayınız

Dincilik, Eğitim, Altyapı – Zafer Köse

“İnsanlar istediğini yapabilir, ama istediğini isteyemez” der Schopenhauer. Dincileşme sorununa, “başını örtmek isteyenlerin istedikleri gibi giyinme hakkı” açısından bakınca, konuşacak fazla şey olmaz. Herkesin tercihine saygı duymak gerek. Hatta, sadece kabul etmek de yeterli değil, tercihini uygulayamayan insanların yanında yer almak gerek. Oysa dincileşme, insanların istediğini yapma hakkıyla değil, onu neden istediğiyle ilgili bir sorun.

okumak için tıklayınız

Korku filmlerinden fırlamış bir roman: Tehlikeli yakınlaşma

Jenn Ashworth’e Betty Trask ödülü kazandıran ilk romanı Tehlikeli Yakınlaşma, yer yer okuru yoruyor olsa da, sürükleyiciliği, sağlam kurgusu, yarattığı güçlü karakterleri ve salgılattığı adrenalinle bir çırpıda okunabilecek türden başarılı bir roman. Bir dönem, 2000’li yılların başında, gece yarısı filmleri epey yaygındı özel televizyonlarda. Yatmadan önce karanlıkta izler izler gerilirdik. Rüyamıza girer de kâbus niyetine

okumak için tıklayınız

Yeraltından göğe yükselen peygamber: Dostoyevski

Dostoyevski sanatçılığının derinliği ve modernitenin krizlerine dönük peygamberane esrimeleri hakkında çok şey yazılabilir ancak sözü Henry Miller’a bırakalım: “Dostoyevski okumaya başladığım o ilk gece hayatımın en önemli olaylarından biridir.” “Dostoyevski, kendisinden bir şey öğrendiğim tek psikologdur. (Nietzsche)” Tozlu raflar arasında dolaşan parmakların ve okuma isteğiyle tutuşan bakışların ısrarla odaklandığı az yazardan biridir Dostoyevski… Romanları defalarca

okumak için tıklayınız

Görünmeyen kahramanlar çevirmenler

“İnsanın kendi yaşam çevresi dışındaki olgularla düşleri bilme çabasının bir sonucudur çeviri. Değişik toplulukların, ulusların, bilim, sanat, düşünce alanındaki çabalarını birbirleriyle paylaşabilme yoludur. (…) Bu yönüyle tek tek dillerin ötesinde bir ortak dildir, dillerin dilidir. Kıskanç bir tanrının, insanoğlunu bölüp dağıtmasından doğan olumsuz sonuçlara, Prometheusça bir başkaldırmadır.” (Göktürk 2002: 5) Ve çevirmenler; başkaldıran, ortak dili

okumak için tıklayınız

Sınır ve Sınırdışı – Derleyen : İbrahim Soysüren

Günümüzde bir yandan küreselleşmenin etkisiyle dünya ölçeğinde dolaşım artar ve sınırlar daha geçirgen hâle gelirken, diğer yandan güvenlikçi kaygılar ve yeni yöntemlerle devletler sınırlarını tahkim etmektedir. Ulus-devletlerin egemenlik anlayışları, güvenlik politikaları ve ekonomik beklentileri çerçevesinde şekillenen sınır politikaları ve sınırdışı uygulamaları, yabancılar ve vatandaşlarla kurdukları ilişkiyi de yeniden tanımlamaktadır. Türkiye hem sınırları hareketli, hem de

okumak için tıklayınız

Frankensteingillerin hikâyesi

Eski bir tartışma bu: Bilim iyi güzel de kötüye kullanıldığında ne yapacağız? Her Nobel Barış Ödülü verildiğinde “Ama, ama dinamit” diyesim gelir. Çılgın Dâhiler’i okurken içimden sık sık “ama dinamit” demek geldi. Laurent Lemire’in yazdığı kitap “Arşimet’ten günümüze bilimlerin çılgın tarihini” anlatıyor. Kitap, Kırmızı Kedi Yayınevi’nin Popüler Bilim Serisi’nden Işık Ergüder’in çevirisiyle çıktı.

okumak için tıklayınız

Faulkner’ın dünyası

Faulkner’ın yaratım sürecini başından sonuna izleyip anladıktan sonra, büyük yapıtların doğumunun, tümü açıklanamayacak pek çok nedene bağlı olmanın yanında, zorlu bir çalışmanın içinde oluştuğu daha iyi anlaşılıyor. Dünyayla kurduğu sınırlı ilişkinin yanında, yaşadığı Güney ile bütünleşmiş kişiliği, Faulkner’ı hep en iyi tanıdıklarını yazmaya yöneltmiş. Güney, kısıtlılık demekti, içine kapanmak, birbirini yemek, yokluk içinden yeni bir

okumak için tıklayınız

Orhan Nurallah Arsal (Orhan Nurullah Adil) Hakkında Bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

06.02.1910 İstanbul doğumlu. Baba adı; Abdurrahman Adil Ana adı; Fatma. Evli bir çocuk babası. İstanbul Yüksek Ticaret Mektebinden mezun oldu ( 1926 ). Paris’te Hukuk doktorası yaptı (1931) Fransızca biliyor. Öğretmen, Avukat, Siyaset adamı. ÇALIŞMA HAYATI; 1 – 1932 yılında Ankara Lisesi Fransızca Muallimi 2 – 01.11.1934 – 30.10.1935 Askerliği 3 – 25.11.1933 İstanbul Hukuk

okumak için tıklayınız

Yasaklı kitaplar bir harika dostum!

Çok iyi bildikleriniz de var, 40 yıl düşünseniz aklınıza gelmeyecek romanlar, en olmayacak yazarlar, asla tahmin edilmeyecek ülkeler de… Yasaklanmış, yakılmış kitapların listesi uzun mu uzun. Ne zaman iktidar baskısından, otoriterleşmeden söz etsek, konu gelip kitaplara dayanıyor. “21’inci yüzyılda hâlâ mı?” desek de durum bu. Güzel olan, yasakların kâr etmediği tek şeyin de yine kitaplar

okumak için tıklayınız