Kategori: Hasan Sabbah

Hasan Sabbah’ın Fedai Sisteminde Batıni Etik Yapıları

Batıni Doktrinin Temel Çerçevesi Batıni felsefe, İsmaili geleneğinde Kur’an metinlerinin dışsal (zahir) ve içsel (batin) katmanlarını ayıran bir yorumlama sistemini temel alır. Bu sistemde, dışsal katman toplumsal düzenin korunması için zorunlu olan kuralları içerirken, içsel katman bireysel ruhun evrensel hakikate erişimini sağlar. Hasan Sabbah’ın fedai eğitimi, bu çerçeveye dayanarak, katılımcıların

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hasan Sabbah’ın Vasiyeti

Hasan Sabbah, öleceğini biliyor ve korkusuzca ölümü bekliyordu. Ölümünün yaklaştığını anlayınca yerine geçecek olan Bozorg Ümit ve diğer büyük daileri huzuruna çağırıp onlara şu sözleri söyledi: – Ben vasiyetimi yaptım. Gerekli şeyleri de söyledim. O sözlerime şimdi ekleyecek bir sözüm yoktur. Eğer söylemeye kalkarsam aynı şeyleri tekrar etmiş olurum. Şu

OKUMAK İÇİN TIKLA

Hasan Sabbah ve Haşhaşilerin çarpıtılmış tarihi

İSMAİLİLİK ÖĞRETİSİ Hasan Sabbah, Şiiliğin İsmailiye koluna bağlı, eğitimli bir Farisi veya Arap ailesinin çocuğu olarak 1052 veya 1053 yılında İran’ın Kum şehrinde dünyaya gelmişti. Kum, 12 İmam inancına dayalı Şiiliğin kalelerinden biriydi. Bazı kaynaklara göre Sabbah ailesi Yemenli Himyerilerdendi.

OKUMAK İÇİN TIKLA

Haşhaşiler ve Hasan Sabbah

Eşitlik ve kardeşlik temelli bir devlet kurmak isteyen İsmaililer, sürekli olarak Sünni İslam egemenliğinin tehdidi altındaydılar. Bu nedenle gizli örgütlenmeyi seçtiler. Resmi tarihin nasıl yazıldığını çok iyi ifade eden güzel bir Çin Atasözü vardır: ?Aslanlar kendi tarihlerini yazıncaya kadar, avcılık öyküleri hep avcıyı yüceltecektir.? Bu atasözünü neden andık? Neredeyse tamamen

OKUMAK İÇİN TIKLA

Adaletin Pençesi: Hasan Sabbah – İnan Gündoğdu

Sabbah fedaisine sorar: “Gerçeğin sebebini öğrenmek ister misin?” – Öyle ise dinle. Bu senin son şansın. (“) Gençliğimde iki arkadaşım ile kutsal bir yemin ettim: Bunlardan birisi öldürdüğün vezir idi, öteki de şair Ömer Hayyam. Bu taht hırsızlarını alt etmeye yemin etmiştik. Planlarımızı gerçekleştirmek için, toplumun en üst seviyelerine ulaşmaya

OKUMAK İÇİN TIKLA

Suskun – Gökhan Karadaş

Hasan Sabbah sessiz, Alamut dilsizdi. Fedailerse? SUSKUN Alamut Kalesinin gizemli öyküsü ilk kez bir Türk yazarın kaleminde romanlaşıyor. Daha önce dünyanın ünlü tarihçilerinin kaleme alıp romanlaştırdığı seri bu kez yeni bir solukla karşımıza çıkıyor. Büyük deha Hasan Sabbah?ın içinde sahte cennetini barındıran ve etkisi altına aldığı fedailerle Selçuklulara karşı giriştiği

OKUMAK İÇİN TIKLA

Zalimlerin, saltanat sahiplerinin korkulu rüyası; Hasan Sabbah ve Alamut / Nizari İsmaili Devletinin Kurucusu, İsmail Kaygusuz

Hasan Sabbah’ın (1032-1124) özgürlükçü, barışçıl, eşitlik ve paylaşımcılık temelleri üzerine kurduğu Alamut Devleti, 167 yıl hüküm sürmüştü. Alamut, Pamir’den güneydoğu Akdeniz kıyılarına ve Filistin’e kadar uzanan geniş Ortadoğu coğrafyası içinde, 300’e ulaştığı bilinen Baş Dai’lerin yönetiminde, ortaklaşa çalışarak, aynı kazandan yenilen, özel mülkiyetin olmadığı kale yerleşim birimleri ‘Darül Hicar’lardan (Göçmenevleri,

OKUMAK İÇİN TIKLA