Neden Öldürüldüler? Dipsiz Kuyu – Orhan Tüleylioğlu

Orhan Tüleylioğlu, ?Neden Öldürüldüler?? dizisinin üçüncü kitabı olan ?Dipsiz Kuyu?da, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Musa Anter ve Uğur Mumcu cinayetlerini araştırıyor. Uğur Mumcu?nun bir yazısının başlığından adını alan ?Dipsiz Kuyu?, söz konusu isimlerin cinayetlerinin arkasındaki karanlıkları; dava dosyaları, gazete arşivleri, konuyla ilgili kitaplar ve Mumcu?nun yazılarıyla gün ışığına çıkarmayı amaçlıyor. Kitapta

okumak için tıklayınız

Küreselleşme, Kim İçin? – Erinç Yeldan

Erinç Yeldan ?Küreselleşme, Kim İçin??de, 1980?lerden günümüze, küresel iktisat ikliminin tarihsel ve güncel analizini yapıyor. Yeldan kitabının ilk bölümünde, küreselleşmenin ideolojik niteliğini tanımlıyor ve küreselleşmenin muhafazakar, neoliberal ideolojinin yeni bir ürünü olduğunu gösteriyor. İkinci bölüm, neoliberal küreselleşmenin pratik yaşamdaki uygulama sonuçlarına odaklanıyor; üçüncü bölüm ise IMF programı ve AKP iktidarı ekseninde, Türkiye özelindeki iktisat politikalarını

okumak için tıklayınız

Dilsizdi Herkes – Güldal Öktem Okuducu

?Dilsizdi Herkes? isimli bu kitap, Güldal Öktem Okuducu?nun on bir öyküsünü bir araya getiriyor. İşsizlik, toplumsal sorunların yarattığı çatışmalar, göç ve sosyal adaletsizlikler, töre, işkence, intihar ve çaresizlik, Okuducu?nun öykülerinde yer alan konulardan birkaçı. Yirmi yılı aşkın bir süredir siyasetle uğraşan Okuducu?nun öyküleri, aynı zamanda görevi esnasında tanık olduğu olaylara dayanıyor. ?Kapımı çalan, uykularımı bölen

okumak için tıklayınız

Hawar / Hasankeyf’in Çığlığı – M. Latif Yıldız

?Hawar? kelimesi, Kürtçe?de çığlık anlamına geliyor. Bu kelime kuşkusuz, Türkiye?nin en önemli kültürel hazinelerinden biri olan ve şimdi yok olmakla karşı karşıya kalan Hasankeyf?in durumunu çok iyi ifade ediyor. 1973 yılından bu yana gazetecilik ve yazarlık yapan M. Latif Yıldız?ın kendi imkânlarıyla yayımladığı bu kitap, Hasankeyf?in çığlığını insanlara ulaştırmayı amaçlıyor. Kendini ?Batmanlı bir Hasankeyf sevdalısı?

okumak için tıklayınız

Kapitalizm Demokrasiye Karşı / Tarihsel Maddeciliğin Yeniden Yorumlanması – Ellen Meiksins Wood

Ellen Meiksins Wood, altbaşlığı ?Tarihsel Maddeciliğin Yeniden Yorumlanması? olan ?Kapitalizm Demokrasiye Karşı?da, postmodern dünyada üzeri örtülmeye çalışılan kapitalizmi tekrar gün yüzüne çıkarıyor. Kavramların birbirine karıştığı günümüzde, eleştirisini sunmak bir yana, kapitalizm neredeyse hiç vurgulanmadığı günümüzde Wood, bir toplumsal ilişkiler sistemi ve bir siyasî alan olarak kapitalizmin özgüllüğünü vurguluyor; tarihsel maddeciliğin kuramsal temellerini yeniden değerlendiriyor. Wood

okumak için tıklayınız

Medyada Şiddet Efsanesi – David Trend

California Üniversitesi?nde öğretim görevlisi olarak görev yapan, ayrıca kültürel incelemeler ve medya analizi konularında uzmanlaşmış bir yazar olan David Trend ?Medyada Şiddet Efsanesi?nde, günümüzde medyada karşılaşılan şiddetin gelişimini ve değişimini değerlendiriyor. Kitabı ilgi çekici kılan bir husus da, Trend?in medyadaki şiddetin tipik görüşlerini sorgularken konuyu daha geniş bir bağlamda, şiddet içerikli eğlenceyi teşvik eden ve

okumak için tıklayınız

On Beş Türk Masalı – Adnan Binyazar

Adnan Binyazar?ın ?On Beş Türk Masalı? hakkında söylenecek son söz şudur: Fantom nasıl ki ormanda on kaplan gücünde ise, bu benzersiz yazar; Adnan Binyazar da, tıpkı soyadında olduğu gibi bu edebiyat cangılında bin yazar gücünde. Çocuklara kitap önermek büyük sorumluluk. Bu sorumluluğu mümkün mertebe üstlenmemeyi tercih ederim. Çünkü her biri pırıl pırıl, tertemiz, yüce duygularla

okumak için tıklayınız

İnsan Postuna Bürünmüş Köpek – İngvar Ambjörnsen

İngvar Ambjörnsen’in 1982 yılında yayımladığı “İnsan Postuna Bürünmüş Köpek” adlı yapıtı, kalplerinde bomba taşıyan, içindeki duvarların dışına çıkamayan, başka insanların da kendisine ulaşmasına izin vermeyen insanlardaki “kötücülüğün” romanıdır… “Köpek efendi istemezdi, efendi köpeğin dünyasını yıkmasaydı eğer” diyerek zorunluluğa dönüşmüş sadakatin ikiyüzlülüğüne dikkat çeken Ambjörnsen, bu kez “köpeksi” bir insanı anlatıyor. Ahlâki değer ölçülerinin iyice silikleştiği,

okumak için tıklayınız

Televizyon ve Siyasal Sistem – Bülent Çaplı

Bülent Çaplı, ‘Televizyon ve Siyasal Sistem’ kitabında ‘kamu yayıncılığı’ ve ‘özel yayıncılık’ arasında özellikle 80’lerden sonra başlayan çekişmeyi kamu politikalarını sorgulayarak ele alıyor. İngiltere, Almanya, Fransa, ve İtalya’daki siyasal değişimlerin televizyon yayıncılığına yansımalarını anlatıyor. Siyasal sistemin medyayı etkileme gücü ile medyanın kitleleri dolayısıyla toplumun siyasal tercihlerini etkilemesi gücü arasındaki bağı Batı Avrupa’daki ülkeleri örnek göstererek

okumak için tıklayınız

Kapital’in Formülleri: Sömürü ve Artı-değer – Suat Kamil Aksoy

Sömürü yada artı değer kavramı, değişim değeri eşittir toplumsal olarak gerekli emek zamanı şeklindeki tanımdan dolaysızca çıkarsanabilir. Kapitalizm öncesi dönemler için de bir açıklayıcılığı vardır. Özünde insanın kendine yeter bir üretimin ötesine geçebilmesiyle artı değer ve dolayısıyla sömürü olanaklı hale gelir. Köleci dönemlerden beri ve belki daha öncesinde de insan kendi ihtiyacını karşılamanın ötesine geçebilmekteydi.

okumak için tıklayınız

Efendi ile Uşağı – Lev Nikolayeviç Tolstoy

Tolstoy’un hikâyelerinin bu ilk cildinde, yazarın farklı dönemlerinde kaleme aldığı üç önemli hikâyesini okuyacaksınız. Hikâyelerin üçünde de kar yağıyor. En erken tarihli olan Tipi (1856) ölüm korkusu, hayatta kalmak ve hatırlamak hakkında. 1861?de yazılmış olan Polikuşka’nın temelinde Tolstoy’un Brüksel’deyken duyduğu köy hayatıyla ilgili gerçek bir olay yatıyor. Efendi ile Uşağı (1895) ise, insanların birbirine muhtaç

okumak için tıklayınız

Duygusal Eğitim – Gustave Flaubert

1836 yılında Gustave Flaubert, 15 yaşında Trouville sahilinde, o sırada 26 yaşında olan Elisa Schlésinger ile tanıştı ve hayatı boyunca ?mesafeli bir şekilde de olsa- ona aşık kaldı. Bayan Schlésinger, Flaubert’in daha sonra kaleme alacağı Duygusal Eğitim’deki Marie Arnoux karakterinin temel ilham kaynağı oldu. 1845’te Duygusal Eğitim’in ilk taslağını bitirdi ve ailesiyle beraber çıktığı bir

okumak için tıklayınız

Tavandaki Kukla – Ingvar Ambjörnsen

İngvar Ambjörnsen’in Tavandaki Kukla (Dukken I Taket) adlı romanı, intikamcı bir kadının hikayesi.. Ama aynı zamanda “suç”, “ceza” ve “intikam” üzerine düşünmeye davet eden bir yeraltı kitabı.. İnsanlığın “ilkel” diye adlandırılan dönemlerde kişi sorunu kendi çözerdi. “Uygarlık”la birlikte “toplumsal sözleşmeler” yapıldı ve “ceza” verme görevini devlet üstlendi. Peki, verilen her “ceza” mağdurdaki hasarı onarıyor, intikam

okumak için tıklayınız

Beyaz Zenciler – İngvar Ambjörnsen ‘imkansızın kıyısında öfkeli ve eğri bir hayat’

1986 yılında yayınlanan Beyaz Zenciler ile yazın hayatının en büyük başarısını yaratan İngvar Ambjörnsen bu romanında, egemen sistemin nosyonlarına isyan edenlerin, hayatın kıyısında yaşayıp bir türlü içine giremeyenlere nanik yaparak uçuruma ramak kalanların, özgürleşenlerin hüzünlü öykülerini anlatıyor. Beyaz Zenciler uyku tulumları, sırt çantaları ve bira kasalarıyla Çingene hayatı yaşayan dumancılar, beyazcılar, asitçilerdir… Beyaz Zenciler şairdir,

okumak için tıklayınız

Yalnız Taşlar Ağlamıyor Burda – Nikolay Alekseyeviç Nekrasov

Lirik şiirleriyle ilgi çeken Nikolay Alekseyeviç Nekrasov, 19. yüzyıl Rusya?sının önemli şairlerinden. Kitapta yer alan ?Savaş Anneleri?nden bir alıntı: ?Baktıkça savaşın korkunçluğuna/ Her yeni kurban alışında bir çarpışmanın/ Ne dostlardır acıdığım, ne asker dulları,/ Ne de kendisi ölen kahramanın…/ Ah, kadın bulur bir avuntu gönlüne,/ Ve en iyi dost unutur dostunu;/ Yapayalnız bir yürek var

okumak için tıklayınız

Müzik Nedir, Nasıl Bir Sanattır? – Ahmet Say

Ahmet Say kapsamlı çalışması ?Müzik Nedir, Nasıl Bir Sanattır??da, müzik sanatının temel bilgilerini rahat okunan bir dille anlatıyor. Yazarının ?Halk kitabı? olarak tanımladığı çalışma, müzik bilgisini geliştirmek isteyen okurlar için rehber bir eser olmayı amaçlıyor. Kitapta, müziğin ne olduğundan müziğin malzemelerine; müziğin rönesans, barok, klasik, romantik ve modern dönemlerinden Türkiye?de çoksesli müziğe; caz müziğinden halk

okumak için tıklayınız

Tarihte Bilim 2 cilt – J. D. Bernal

J. D. Bernal?in uzun ve özverili çalışması ?Tarihte Bilim?de, ilk insan topluluklarından 20. yüzyılın ortalarına kadar bilim-teknik ve toplumsal yaşam arasındaki ilişkiyi tarihsel olarak inceliyor. Kitap, bilimin bugünkü durumunu anlamamız açısından öğretici bir çalışma. Aynı zamanda geleceğe dair de hayal kurabilmemizin önünü açıyor. Bilim ve teknikteki gelişmeler baş döndürücü. Onlarca yayın ve makale her gün

okumak için tıklayınız

Kusma Kulübü – Mehmet Eroğlu

Mehmet Eroğlu’nun medya ve popüler kültürü sert bir biçimde eleştirdiği sekizinci romanı Kusma Kulübü Şubat 2004’de yayımlandı. Eroğlu, tabiri caizse, magazin kültürünün, medyanın ve ??bu gezegenin üstündeki en tehlikeli hastalık” olarak tanımladığı zenginliğin üzerine kusuyor. Kusma Kulübü; ??Hayat mutlu olmak içinmiş! Benimki mutsuzluğuma alışmaktan ibaret” cümleleriyle başlıyor. Kitabın kahramanı Umut, İstanbul’u terk etmeye karar verdiği

okumak için tıklayınız

Sevgi Soysal’ın Hayatı

Bu yazı, Sevgi Soysal’ın edebiyatını, edebi formlar açısından yepyeni bir bakışla ışıtmak ya da bilinen pırıltılarını temize çekmek amacıyla yazılmadı. Cemre çoktan düştü çünkü. Soysal’ı beraberinde getirdiği bahar, yaza evrilmeden kaybettik. Geriye kitapları kaldı, 40 yıllık ömrünü paylaştığı, yazdığı, yaşadığı kadınlar… Kendisinin çok özel ve farklı kadınlığı… Sanki lise bittikten yıllar sonra sınıf arkadaşlarıyla bir

okumak için tıklayınız