Etiket: Elif Kutlu

Alternatif Yok Mu? Elif Kutlu

Ursula K. Le Guin?in Rüzgârgülü adlı kitabı ?Akasya Tohumlarının Yazarı? başlıklı enteresan bir yazı ile başlar. Le Guin yine yapacağını yapar: ?Hayvan dilbilimi?nden bahseder. Burada en ilgi çekici kısım karıncaların yazdıklarıdır. ?Yumurtaları ye! Yükseklere çıksın Kraliçe!? Karıncanın yazdıkları bir yandan, bir ütopyayı andırır biçimde, yeni bir koloni arzulaması olarak düşünülür. Öte yandan yazılanların bir isyanın

okumak için tıklayınız

Bir Çocuk, Bir Kadın, Bir Anne – Elif Kutlu

Bu bir kadının ve onu çok seven çocuğunun öyküsü gibi görünse de ?yaşanan her şeyi Kenan aktarsa da- aslında bütün hikâye Dilber Hanım?ın imgesiyle ifade edilen Anadolu kadınının hazin öyküsüdür. Bir kadının yaptıkları, yapamadıkları, yapmak istedikleri ve yapmak zorunda oldukları ile oğlu Kenan?ı ?okutmak? uğruna verdiği mücadele ile örülmüş bir ?ölüm-kalım? meselesi. Dilber Hanım?ın imgesinde

okumak için tıklayınız

O, Memnu Elma ? Elif Kutlu

Önce kadın vardı. Kadın her şeydi. Doğurganlığı, bereketi simgeliyordu. Bu nedenle doğaya, toprağa ?ana? diye seslendiler. Yaşamın devam ettirilmesinde kadın önemliydi. Çünkü o mucizeyi gerçekleştiriyordu: Yaratıyordu/ doğuruyordu. Sonra ise her şey değişti. Sınıflı toplumlarla birlikte kadının yeri ve değeri yerle bir edildi. Kadın erkeğe ait bir meta, bir köle oldu. ?Ana? yerini ?ata?ya bıraktı.

okumak için tıklayınız

Kadın İçin Bir Özgürlük Kapısı (mı?) – Elif Kutlu

Türkiye kadına şiddetin neredeyse ?sıradanlaştığı? bir dönem yaşıyor. Neredeyse her gün medyada (televizyon, gazete, internet vs.) yeni bir kadın cinayeti haberi, kadına yapılan şiddet haberleri izleniyor/duyuluyor/öğreniliyor. Buna karşın failler ?tahrik? indirimlerinden yararlanıp, elini kolunu sallayarak günlük hayatına yaşamaya devam ediyor. Kadınsa ataerkil bir zihniyetle büyütüldüğünden yaşadıklarının ?sıradanlığına? inandırılıp, şiddetle yaşadığına ve ?namusunun bekçisi? olmasına ?şükretmekle?

okumak için tıklayınız

Kadınlık Halleri Üzerine – Elif Kutlu

Bu biraz sizden biraz bizden, bazen geçmişten bazen günümüzden, her yerde karşımıza çıkan kadının öyküsü. Belki bir öykü halinde anlatılmıyor ama yine de kadının her halini, ezilmişliğini, görünmeyen emeğini anlatıyor. Ama asıl kadının içindeki gizil gücü ve bilinç yükseltme durumunda kadının bu gücünün nasıl ortaya çıkacağını anlatıyor. Madde madde ya da kişisel gelişim yalanlarındaki gibi

okumak için tıklayınız

Baharat Deyip Geçmeyin! – Elif Kutlu

Bu MÖ 4. yüzyıldan günümüze kadar devam eden bir yolculuk. Her ne kadar bir zamanlar çok değerli olsa da bu gün sadece sofralarda yer bulabiliyor. Tüketim toplumunda modası geçen her şey gibi o da 18. yüzyıldan itibaren o şaşaalı zamanlarını yitiriyor. Bu yolculukta, sosyal statü belirtisi olmaktan, ilaç olmaya, kutsal bir değer taşımaktan, ticareti canlandıran

okumak için tıklayınız

Kadın İçin? – Elif Kutlu

?Ancak olmaması gereken ama olan ve hiç durmadan olmaya devam eden bir şey, küçük bir şey, hatırlandığında her şeyi, yaşamın tüm zenginliğini ve kocamanlığını alıp çürük bir fındık tanesine, ezilmiş bir sineğin duvarda bıraktığı sapsarı lekeciğe indirgeyiveren bir hiçbir şey vardı.?(s. 31) Bu cümleyle başlıyor her şey. Esir alınmış iki kız kardeşin geçmişlerinden, esir alınmadan

okumak için tıklayınız

Le Guin’den İnsani Bilim Kurgu – Elif Kutlu

Le Guin?le sohbet ettiğinizi hissettiren ?Kadınlar, Rüyalar ve Ejderhalar? tadında ?Rüzgârın On İki Köşesi? de. Ancak bir yanıyla farklı. Bu sefer bir yandan anlatıyor Le Guin bir yandan açıklamalar getiriyor; önce öyküyü nasıl veya neden yazdığını aktarıyor. Kimi, neyi anlatmak istediğini belirtiyor. Ancak çoğu zaman da düşündürüyor. Her ne kadar romanlarında/öykülerinde metaforlara yer vermediğini söylese

okumak için tıklayınız

Ütopyalardan Yola Çıkabilmek – Elif Kutlu

Ütopyalar yazıldıkları dönemi eleştirir. Bu eleştirilerin ulaştığı yer mümkün olmayan ancak her konuda en iyi şekilde düzenlenmiş yeni bir dünyadır. Bu dünya kimi zaman siyasal bir eleştiri olarak açığa çıkacağından siyasi bir düzenleme yapar, kimi zaman da teknik ilerlemelerden faydalanarak bir insan imparatorluğu kurma çabası içine girer. Ancak ütopyalar en mükemmel / mükemmelleştirilmiş olmaları nedeniyle

okumak için tıklayınız

Devrim İçin Başka Bir Dünya Şart mı? – Elif Kutlu*

Ütopyalar döneminin siyasi, ekonomik ve sosyal değerlerini eleştirmek için yazılır. Bunun ötesinde ?yeryüzünde cenneti kurmak? üzerine düşünülür ve yaşanılan dönemin koşullarının nasıl iyileştirileceğinin/ en iyi hale getirileceğinin üzerine tasarılar oluşturulur. Bu siyasal tasarılar ?tasarlanan rejimlerin nasıl olduğu bir yana- daha iyi bir düzene kavuşmayı umut etmeleri ile ortak bir paydada buluşur. Fakat bu ?umut ilkesi?

okumak için tıklayınız

Hangi Kadın? – Elif Kutlu(*)

Şurası açık: Kadın özel mülkiyetin var olmasıyla birlikte bir meta olarak görülür ve bununla birlikte ?ezilen kadın? imgesi sahneye çıkmaya başlar. Erkeğin egemenliği eline almaya başlamasıyla birlikte, kadın önce evde, sonra evde ve işte sömürülür. Kadının emeği görmezden gelinir. Diğer bir deyişle, kapitalizmle birlikte görünmezleşir ?çünkü bu durum kapitalizmin işine yarayacaktır. Bu konuda daha fazla

okumak için tıklayınız

Le Guin?in Kadınları* – Elif Kutlu

Primatlardan bu yana ataerkilliğin hüküm sürmediği aşikâr. İlkel zamanlarda kadın erkek ilişkileri bugün olduğu gibi erkeğin iktidarıyla sonuçlanmazdı. Hatta kadın ve erkek arasındaki farklılıkların bu kadar belirginleştirilmediği de söylenebilir. Fakat zaman içinde, işbölümünün gelişmesiyle birlikte, kadının egemenliği elinden alınır. Gelişen işbölümü nedeniyle erkek özel bilgi gerektiren işler yaptığı için yeni zenginlik kaynaklarına sahip olur. Bu

okumak için tıklayınız

İki Kadın: Tenar ve Tehanu – Elif Kutlu*

Kadın dendiğinde genel olarak akla gelen ilk görüntü; evini temizleyen, yemek yapan, çocuğuna bakan ve bunları kutsal görev edinmiş bir annedir. Çünkü bu görevler ona aittir artık ve onun yapması gerekenlerdir. Kadın bu görevler uğruna kimi zaman birçok şeyden vazgeçer; başarılı olduğu işinden, yazacağı kitabından ya da okuyup, öğreneceklerinden. Atuan Mezarları?nda (2) tanıştığımız Tenar, bu

okumak için tıklayınız

?Ben?e Giden Yolda ?Büyümek? ? Elif Kutlu*

Söz sessizlikte, ışık karanlıkta, yaşam ölürken; bomboş gökyüzünde uçarken parlar atmaca. Ged, aslında herkesin yaşadığı veya yaşıyor olduğu şeyleri anlatıyor. Zaten Ursula Le Guin (2) bunu anlatmayı amaçlamış kitabında; büyümeyi. Birçok kez dönüp arkamıza baktığımızda halimize, tavrımıza gülebiliyoruz. Fakat geçmişte bıraktıklarımız eksilttikleri ya da ekledikleri sayesinde çok şey öğretebiliyor. Ged, içindeki gücün farkındalığıyla ?başlangıçta- bir

okumak için tıklayınız

Tenar?ın Hayatından Toplumsal Cinsiyete Bakış * – Elif Kutlu

Ursula Le Guin?in Yerdeniz serisinin ikinci kitabının (2) kahramanı Tenar. Sahnedeki başrol oyuncusu bu kez bir kadın; kısıtlamaların, bağnazlıkların içine sıkışmış bir kadın. Tenar, çocukluktan kadınlığa geçiş sürecinde. Kadınlar bilirler, aslında bu süreç büyümeyi, kendini var etmeyi gerektiren bir süreç. Bu nedenle Tenar?ın dönüşümü bir kız çocuğunun kadınlığa geçiş aşamasının metaforu olarak düşünülebilir. Başlangıçta her

okumak için tıklayınız

Ölümsüzlük ve Ölümden Sonrası Üzerine – Elif Kutlu*

Neyi çağrıştırıyor size hiç ölmeyecek olmak? Ölümsüzlük cazip bir şey midir, başka bir deyişle, neden ölüyor insanlar? Ölmemek için bir büyü ya da bir iksir varsa onu kullanıp ölmemeyi tercih eder miydiniz? Yoksa ölmeyi tercih edip toprakla, havayla ya da suyla birleşip tekrar geri dönmek mi isterdiniz hayata- yeni bir başlangıçla. Ursula K. Le Guin

okumak için tıklayınız

Bir Kadından Hayat Dersleri – Elif Kutlu*

Gözlerinizi kapatın ve hayal edin. Karşınızda seksenli yaşlarında, saçlarına artık iyice aklar düşmüş, yüzündeki kırışıklıkları deneyimleriyle doğru orantılı, okuyan, yazan, eleştiren, el attığı konuların üstesinden gelen bir kadın getirin hayalinize. Az sonra sohbete hazır bir şekilde tam yanınızdaki koltuğa/ sandalyeye oturuyor olsun. Tüm deneyimlerini, dertlerini, endişelerini, eleştirilerini ve öğütlerini size samimiyetle anlatacak bir kadının ağzından/

okumak için tıklayınız