Etiket: Nietzsche

Friedrich Nietzsche’nin 1850 – 1856 Yılları ve Dönemin Kültür Olayları

1850 – 1856 Nietzsche’nin ailesi Naumburg’a göçer. H. Heine Romen- zero’larını; Herman Melville de Moby Dick’i yayımlar. Büyük romancı Honore de Balzac ile İngiliz ozan William Wordsworth ve öykü yazarı Gogol ölür. Richard Wagner müzik çalışmalarını sürdürür. Yazın alanında Whitman, Longfellow ve Turgenyev –ünlü romanı: Babalar ve Oğullar– yapıtlar verirler.

okumak için tıklayınız

Friedrich Nietzsche’nin 1848 – 1849 Yılları ve Dönemin Kültür Olayları

1848 – 1849 Nietzsche’nin Lutherci bir papaz olan babası Karl Ludwig (30 Temmuz 1849), kısa bir süre sonra da erkek kardeşi Joseph (4 Ocak 1850) ölür. Bu yıllarda bilimsel sosyalizmin kurulduğunu ve Manifesto’nun yayımlandığını görüyoruz. Romantik yazar Chateaubriand ölür, oğul Dumas, Kamelyalı Kadın romanını; Charles Dickens, David Copperfield’i yayımlar; F.

okumak için tıklayınız

Friedrich Nietzsche’nin 1844 – 1847 Yılları ve Dönemin Kültür Olayları

1844 – 1847 Friedrich Wilhelm Nietzsche 15 Ekim’de Prusya’da (Almanya), Röcken’de, Protestan Lutherci papaz bir babanın (Karl Ludwig Nietzsche, d. 1813) ve annenin Franziska Nietzsche, 1826) oğlu olarak dünyaya gelir. O sıralarda Kierkegaard felsefe alanında, Korku ve Titreme adlı yapıtıyla dinsel varoluşçu felsefeyi temellendirmeye girişir. Yine aynı dönemlerde Marks, Hegel’in

okumak için tıklayınız

Sokrates “kendini aldatanların en akıllısı” – Nietzsche

Nietzsche için Sokrates ve Yaşam Nietzsche için sokrates‟in esaslı suçu şuydu: yaşamı aşağılamak ve onu değersiz bulmak. Nietzsche‟nin tüm felsefesini yaşamı onaylamak, yaşama evet demek üstüne kurduğu düşünülecek olursa sokrates‟in suçunun büyüklüğü daha iyi anlaşılabilir. “yaşam hakkında, tüm zamanlarda en bilgeler hep aynı yargıya varmışlardır: değmez… Her zaman ve her

okumak için tıklayınız

Nietzsche: Zerdüşt, tüm yazdıklarımın arasında farklı bir yerde durur.

Zerdüşt, tüm yazdıklarımın arasında farklı bir yerde durur. Bu kitabı yazarak insanlığa bugüne dek sahip olduğu en müthiş hediyeyi vermiş oldum. Bin yıllık sesiyle, bu kitap, sadece var olan en yüce, tam bir dağ havası taşıyan bir kitap değil -insanoğlunun tüm gerçekliği o muazzam eteklerinde yayılıyor- ayrıca doğrunun en bol

okumak için tıklayınız

Nietzsche: “Bireyi kendisi olmak yerine, sürünün bir parçası olarak düşünüp hareket etmeye zorlayan şey nedir?”

1. Pek çok ülkeyi ve ulusu ve birkaç kıtayı görmüş olan bir gezgine, tüm insanlığın ortak özellikleri olarak ne tür nitelikleri keşfettiği sorulduğunda, şöyle cevap vermişti: “tembelliğe meyillidirler.” Çoğu kişiye öyle geliyor ki, eğer gezgin şöyle deseydi, cevabı daha doğru ve geçerli olurdu: “Hepsi korku içinde. Geleneklerin ve fikirlerin arkasına

okumak için tıklayınız

Friedrich Nietzsche’de Efendi ve Köle Ahlakı

Ahlaki inançların tarihsel köklerini, moral kavram ve fikirlerin kökenlerini ortaya çıkarma anlamında jeneolojik bir etkinlik içine giren Nietzsche, bizi, biri “efendi ahlakı”, diğeri ise “köle ahlakı” olmak üzere iki karşıt ahlaka götürür. Başka bir deyişle o, antropolojik bir yaklaşım benimseyerek insanların güçlüler ve zayıflar olarak ikiye ayrıldıklarını, bu insanlar arasındaki

okumak için tıklayınız

Yoksulluktan, pislikten ve sefil bir huzurdan ibaret değil mi ki ruhunuz? Friedrich Nietzsche

Bir zamanlar ruh aşağılayarak bakıyordu bedene: ve o zamanlar bu aşağılama yücelerin yücesiydi: bedenin zayıf, iğrenç, açlıktan ölmek üzere olmasını isterdi ruh. Böylece bedenden ve yeryüzünden kurtulabileceğini düşünürdü. Ah, bu ruhun kendisi de hâlâ çok zayıf, iğrenç ve açlıktan ölmek üzereydi acımasızlık da bu ruhun şehvetiydi! Oysa siz de kardeşlerim

okumak için tıklayınız

Özgür mü diyorsun kendine? – Nietzsche

Yalnızlığa çekilmek mi istersin kardeşim? Kendine varan yolu aramak mı istersin?29 Biraz dur da beni dinle. “Arayan, kolay yiter. Her türlü yalnızlık suçtur.” Böyle der sürü. Ve sen sürüdendin uzun bir süre. Sürünün sesi daha sende çınlayacak. Ve sen desen: “ Artık sizinle ortak vicdanım yok benim” yakınma ve ağrı

okumak için tıklayınız

Ayna Tutan Çocuk – Nietzsche

AYNA TUTAN ÇOCUK Zerdüşt, bunun üzerine dağlara ve mağarasının yalnızlığına geri döndü, uzaklaştı insanlardan: Tohumunu saçmış bir çiftçi gibi beklemek için. Gel gör ki ruhu sabırsızlıkla ve sevdiklerine karşı hasretle dolmuştu: Onlara verebileceği daha çok şey vardı zira. Doğrusu en zor şeydir, sevgiden ötürü açılmış elleri kapamak ve hediye vermekten

okumak için tıklayınız

NIETZSCHE’NİN AKADEMİSYEN ANLAYIŞI ÜSTÜNE

Nietzsche, çağının akademik yaşamını, o yaşam içindeki akademisyeni (Bu yazıda “Der Gelehrte”yi akademisyen olarak çeviriyorum.) nasıl görüyordu acaba? Bu yazı, sorunun çok sınırlı, bir yanıtını betimleyip tartışacak, Şen Bilim ve Ecce Homo’daki birkaç metnin ardından gidip, saptamalar yapmaya çalışacak. “Pek iyi biliyoruz artık: Hani şu bilime, kadınların, ne yazık ki

okumak için tıklayınız

Nietzsche “diyalektikçi” midir?

Nietzsche “diyalektikçi” midir? Şunla bu arasındaki özsel ilişki bir diyalektik kurmaya yetmez: Her şey bu bağıntıdaki olumsuzun rolüne bağlıdır. Nietzsche tam da şunu der: Kuvvetin nesnesi olarak başka bir kuvvet vardır. Kesinkes şu var ki, bir kuvvet ancak, başka bir kuvvetle bağıntıya girer. Yaşam başka türlü bir yaşam biçimiyle çarpışır

okumak için tıklayınız

Aşırılığın Peygamberleri / Nietzsche, Heidegger, Foucault, Derrida

Batı tarihinde birkaç düşünür aşkın ve zorlayıcı kültürel vizyonlar ortaya koymuştur. Bu vizyonlar önceki düşüncelerden kopmaları açısından aşkın, kendilerinden sonra gelen düşünürleri onları büyük bir ciddiyetle ele almaya itmeleri açısından zorlayıcıdırlar. Bu tür vizyonları dile getiren düşünürlere yerinde bir nitelemeyle gündem belirleyiciler adı verilir: Onlar kendilerini takip edenler için düşünsel

okumak için tıklayınız

Nietzsche’nin Altı Günü – Hamza Celaleddin

Hamza Celâleddin, felsefeyi kendine has bir üslup ve bağlamla okumaya çalışan, bu okuma esnasında entelektüel olandan önce yaşamsal olanı gözeten yazarlardan biri. Daha önce Katil Nietzsche Asker Kant ve Dehşetli Peygamber Zarif Cellat gibi iki ‘provokatif’ anlatıya imza atmış olan yazar, bu kez bir başka ‘provokatif’ anlatı ve yaşamöyküsüyle, Nietzsche’nin

okumak için tıklayınız

Friedrich Nietzsche: Nereye Yolculuk Etmeli?

Dolaysızca kendini gözlemleme, kendini öğrenmekte çok ileriye götüremez: tarihe gereksiniriz, çünkü geçmiş yüzlerce dalga halinde akar içimize; kendimiz de, her bir anda bu sürekli akıştan neyi duyumsuyorsak oyuzdur, başkası değil. Hatta burada, görünüşte en bize özgü ve en kişisel özümüzün ırmağına girmek istediğimizde bile geçerlidir Herakleitos’un ilkesi: aynı ırmağa iki

okumak için tıklayınız

Nietzsche’ye Göre İyi Yazmanın 10 Kuralı

8 Ağustos 1882 ile 24 Ağustos 1882 tarihleri arasında Nietzsche; Lou Andreas-Salomé’ye yazdığı mektuplarda iyi bir yazar olmak için sahip olunması gereken on altın kuralını açıklar. 1. Birinci Öncelik Yaşam’dır; Stiliniz Yaşamalı! 2. Stiliniz İletişime Geçmek İstediğiniz Belirli Bir Kişiye Hitap Etmeli! (Karşılıklı İletişim Yasası) 3. Yazmaya Başlamadan Önce Tam

okumak için tıklayınız

Nietzsche: “Yaşamı aşağılayanlardır onlar, kuruyup gitmeye yüz tutmuş ve bizzat zehirlenmiştir onlar”

Zerdüşt ormanın kenarındaki en yakın şehre geldiğinde, halkın pazaryerinde toplandığını gördü: çünkü bir ip cambazının gösteri yapacağı duyurulmuştu. Bunun üzerine Zerdüşt şunları söyledi halka: Size Üstinsanı öğretiyorum. İnsan aşılması gereken bir şeydir. Onu aşmak için siz ne yaptınız? Şimdiye dek tüm varlıklar kendilerinden üstün bir şey yarattılar: ama siz bu

okumak için tıklayınız

Nietzsche: Üzerinde durduğumuz buz öyle inceldi ki hepimiz meltem rüzgârının sıcak, tehlikeli nefesini hissediyoruz.

Özgürlük Vaizi “Büyük olmak demek, yön vermek demektir.” “Önümüzdeki Avrupa savaşlarından sonra insanlar beni anlayacaklar.” – son yazılarının tam ortasında yükselir bu peygamberce söz. Çünkü gerçekten de, bu büyük uyarıcının hakiki anlamı, onun tarihsel zorunluluğu ancak yüzyıl dönümündeki dünyamızın gergin, tedirgin ve tehlikeli hali içinden bakıldığında anlaşılır: Her bulut kümesini,

okumak için tıklayınız

Aforizmalar – Friedrich Nietzsche “Neden’i olan, nasıl’a katlanır.”

İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir. * Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır. * Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh…

okumak için tıklayınız

Friedrich Nietzsche: Neden Böyle Akıllıyım

NEDEN BÖYLE AKILLIYIM I Neden biraz daha çok biliyorum? Genellikle, neden böyle akıllıyım? Sözde sorunlar üstüne hiç düşünmedim, –harcamadım kendimi. Örneğin, asıl dinsel güçlükler başımdan geçmiş değil. Neden “günahkâr” olmam gerektiğini anlayamadım bir türlü. Bunun gibi, pişmanlık acısını tanımak için güvenilir bir ölçü yok elimde: Kulağıma çalınanlara bakılırsa, pişmanlık acısı

okumak için tıklayınız