Ütopya’ya dair – Hikmet Temel Akarsu

Ütopya: ?… Gönül rahatlığıyla itiraf etmeliyim ki, Utopia devletinde var olan birçok özelliği kendi toplumlarımızda da görebilmeyi; umut etmekten çok dilerim.? Londra vatandaşı ve yargıcı, çok seçkin ve çok aydın bir insan olan Sayın Thomas More?un aktardığı, Raphael Hythlodaeus?un Utopia adasının şimdiye değin pek az kişinin bildiği yasaları ve kurumlarına ilişkin öğle sonrası sohbeti bu

okumak için tıklayınız

Bir Ortadoğu Güncesi I – Erinç Büyükaşık

Fotoğraf : Suriye – Lübnan sınırı. Şehrin bol ışıklı ve hareketli sokağında yürümeye çalışırken kar sulusepken yağmaya başlamıştı. Günlerdir soğuğun ve ayazın İstanbul’u kuşattığı Ocak’ın son günlerinde yeni bir yılı daha arkasında bırakmanın görsel ifadelerini yansıtıyordu camekanlar ve reklam tabelaları. ‘Yeni yılda düşük faizli kredi bizden” ‘Mağazamızda yeni yıl şenliği”

okumak için tıklayınız

Yeni Atlantis’e dair – Pervin Ayça Akarsu

Francis Bacon, I. Elizabeth?in adalet bakanı Nicholas Bacon?ın oğlu olarak dünyaya geldi. 1561 yılıydı; ünlü şair ve oyun yazarı William Shakespeare?in, modern fiziğin ve astronominin kurucularından Galileo Galilei?nin, fizikçi ve matematikçi Johannes Kepler?in ünlü müzik adamı Claudio Monteverdi?nin dünyaya geldiği o on yıllık muhteşem sürecin başlarıydı. Bacon, on iki yaşında Cambridge?e girdi, hukuk eğitimini sürdürdüğü

okumak için tıklayınız

Felsefi Bir Devlet Modeli… Güneş Ülkesi’ne dair – Hikmet Temel Akarsu

Sessiz sedasız sürüp giden muhteşem bir aydınlanma şöleninden bugüne kadar haberiniz olmadıysa; bundan sonra olsun. Tek kişilik üniversite, eşsiz akademisyen, gerçek edebiyat ve felsefe misyoneri Prof. Çiğdem Dürüşken?in özgün dilleriyle birlikte paralel metin olarak yayınladığı Humanitas serisi felsefe kitaplarından (Yunan ve Latin Klasikleri) bu kez Thoma Campanella?nın Güneş Ülkesi (Civitas Solis) adı ?ütopya?sı çıktı. Duyduk

okumak için tıklayınız

Sallanmakta Olan Bir Gevezelik Kulesi Ve Ninni – Canan Koçak

Yaşam ve ölüm üzerinde söz sahibi olmak, bir nevi ?tanrılaşmak?. Mutlak bir güce sahip olduğuna inanarak, insanların yaşamlarını noktalamak yada küçük bir virgülle yola devam etmek. Yanlış anlaşılmasın, kimseyi yok etmeye niyetim yok, fakat insan, eğer elinde böyle bir güç olsaydı, acaba? demekten kendini alamıyor. ?Tek bildiğimiz, hiçbir şey bilmediğimiz? şiarıyla, doğru sandığımız bütün kavramları

okumak için tıklayınız

Başka Dünyalar Mümkün – Tanıtan: Hikmet Temel Akarsu

Davetsiz geldiler ve uğurlamasız gittiler. Ama iz bırakmayı bildiler. Davetsiz Misafir adlı, 2000?li yılların hemen başlarında kültür ortamlarında tebaruz etmiş dergiden söz etmekteyiz. On sayı yayınlanan dergi, okurumuzun derin bir ilgisizliğiyle yüzyüze kaldıysa da bunu uzun yapmadı. Edebiyatta ve sanatta gerçekten öncü olanın, avangard olanın kaderinin böyle olduğunu bilebilecek, iyi yetişmiş gençlerdi onlar. Seçtikleri alan

okumak için tıklayınız

Türkiye Gerçeği: Okumama Alışkanlığı

Çocuk Vakfı Çocuk Edebiyatı Okulu, 2006 yılında Okur-Yazarlık Günü nedeniyle “Türkiye?nin Okuma Alışkanlığı Karnesi”ni yayınlamışlardı. O günlerde bu araştırma, basın-yayın organlarında geniş yer bulmuştu. İnsanokur.org olarak şu anda okuma alışkanlığına dair yapılan en son araştırma Çocuk Vakfı’nın olması nedeniyle, “okumama ve yazmama alışkanlığına” karşı mücadeleyi büyütmek adına yeniden yayınlıyoruz. Sunuş / 4 Eylül 2006 Çocuk

okumak için tıklayınız

Körduman – Kemal Tahir

Kemal Tahir, köy romanlarının ilki Sağırdere (1955) ve onun devamı olan Körduman’da (1957) Çorum?un Yamören köyünden Kamil?in serüvenini merkez alarak köylünün sorunlarını, etik değerlerini, köyün ekonomik yapısını, tarih içindeki bağlarından koparmadan sergilemiştir. İkinci Dünya Savaşı başlamak üzeredir. Anadolu köylerinde traktör sesinin duyulmasına az bir zaman kalmıştır. Tüm dünyayla beraber Anadolu’da değişimlere gebedir. Bu koşullarda Sağırdere

okumak için tıklayınız

Leyla?nın Evi / Zülfü Livaneli – Tanıtan: Remziye Serap Ekim

Kimi zaman bir savaş bir kentin, bir ülkenin kaderini değiştirir, kimi zaman bir tek kişi koca bir ailenin… Kentlisi-köylüsü, varsılı-yoksulu, din hocası, söz sahibi bankacısı, gazetecisi… Her birinin bir nedenle ötekinin yaşamına girdiği, onu değiştirdiği günümüz Türkiyesi… Ve bir roman kahramanı gibi öne çıkan pırıltılı Boğaziçi?nde, Bosnalılar Yalısı. Ser verip sır vermeyen uğursuzluklarına günbegün inanılan

okumak için tıklayınız

Alternatif Tarih Okumaları – Hikmet Temel Akarsu

Her yıl hitama doğru ilerlerken, yıl içinde yaptığım okumalarımı gözden geçiririm. Yakaladığım en değerli eserleri sıralarım kendi kendime. Çetelelerimi tutarım. Neler öğrendim bu yıl? Hangi önemli yapıtları yakaladım?! Nasıl olmuş da bunları bilmeden kendi kendimi yazar ilan edivermişim?! Ne kadar da küstahmışım! Ne kadar da haddini bilmez, saf ve budalaymışım meğer; diyerek dövünürüm. Her nasılsa

okumak için tıklayınız

Genom / Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük otobiyografisi – Matt Ridley

Francis Crick, 28 Şubat 1953`te DNA`nın yapısını çözdüğünde şöyle demişti: “Hayatın sırrını keşfettik.” Ancak bu sırrın ne olduğunu anlamamız uzun bir süre daha alacak, yüzyılımızın en önemli bilim dallarından birisi genetik olacaktı. İnsan genomu, 23 çift kromozomdan oluşan bir pakettir. Matt Ridley bu paketi açıyor ve ortaya dökülen ama genetik dilinde yazılmış pek çok sırrı

okumak için tıklayınız

Dada Korkut – Serkan Işın

Serkan Işın?ın 2003 yılında Zinhar dergisi çevresinde başlayan ve son 6 yıla yayılan Görsel Şiir çalışmalarından oluşan Dada Korkut, çıktı. 94 sayfalık seçki, şairin bugüne kadar yayımlanmamış birçok görsel şiir ve işini içeriyor. Bir deney olarak ortaya atıldığından bu yana şiirimizde keskin tartışmalara yol açan Görsel Şiir meselesi, dada korkut kitabı ile dilimizdeki ilk eserini

okumak için tıklayınız

Dul Evinde İncesaz – Melisa Gürpınar ‘Kaybolan bir kente ağıt…’

“İstanbul, ışıklı ve bir yüzüyle çok zengin bir kent artık görünüşe bakılırsa. Ama tarihsel varlığını yitiriyor… Ve ben korkuyorum.” Melisa Gürpınar “Şiire bir ömür vermek yürek ister. Şiirini hep taze tutmak için verilecek emek yanında ülkemizin şiire eğilmeyi zaman israfı sayan eleştirmenleri düşünülürse şiirle uğraşmak kahramanlıktır. Yine de kahramanlar az değil. Sessizce şiirinin kozasını ören,

okumak için tıklayınız

Hikmet Temel Akarsu

Yazarla İletişim Adresi: htakarsu@gmail.com www.myspace.com/hikmettemelakarsu Yazarın Yaşam Öyküsü Romancı, öykücü ve hiciv yazarı Hikmet Temel Akarsu 1960 Yılında Gümüşhane’de doğdu. Dokuz yaşında ailesi ile birlikte İstanbul’a yerleşti. İTÜ Mimarlık Fakültesini bitirdi. Mimarlık yapmayıp, yaşam düşü olan yazarlığa kendini adadı. Deneme, makale, eleştiri, oyun ve senaryo yazarlığı da dahil olmak üzere edebiyatın hemen tüm alanlarında ürün

okumak için tıklayınız

Görkemli Bir Yazara Görkemli Bir Biyografi – Hikmet Temel Akarsu

Şebnem Sunar ve Yeşim Tükel Kılıç tarafından Almanca aslından Türkçe?ye çevirilerek, Can Yayınları?nca basılan Stefan Zweig?in Balzac biyografisi pekçok yönden incelemeye değer, çok önemli bir eser. Konuya nereden başlanacağına karar vermek ise tam bir mesele. Çünkü nereden girseniz yüksek edebiyatın, başdöndüren, yüceler yücesi bir noktasında buluyorsunuz kendinizi. Unutulmuş, ihmal edilmiş ya da daha doğru bir

okumak için tıklayınız

Büyümemek İçin İnat Eden Bir Çocuk Ve Trampet’in Vurduğu Gerçekler – Canan Koçak

Bizler büyüdük ve çocuklar istese de, istemese de büyümeye devam ediyorlar. ?Tanıdığımız bütün çocuklar? bu ifade, çok iddialı belki bilemiyorum ve tabi kendi çocukluğumu da dahil ederek söylüyorum, çocuklar büyümenin neme nem bir şey olduğunu henüz keşfedemediklerinden midir nedir? ki büyük bir olasılıkla bu sebeptendir, biran önce büyüyüp, gelişme ve boy atma telaşı içindedirler. Oynadıkları

okumak için tıklayınız

Güzelçamlı’nın Kayıp Panteri – Hikmet Temel Akarsu

“Büyüklerin dünyasını anlatan romanlar, öyküler, oyunlar yazdım. Bunlar sevildi de. Ama hep bir şeyler eksikti. İşte o vakit anladım ki; benim asıl yerim çocukların masalsı dünyası. Bunu anladığımda, aralarında bana da bir yer açmaları için çocuklara bir kitap yazdım. Kendi çocuklarımla başımdan geçen serüvenleri anlattığım kitabımın adı Güzelçamlı?nın Kayıp Panteri idi. Bu kitap sayesinde çocuklar,

okumak için tıklayınız

Ne Anlatayım Ben Sana! – Ece Temelkuran

Kaç kişi sustuk biz? (…) Bazen en uzak halk kendimizinkidir bize. Okyanus aşırı bir memlekettir bazen Türkiye. Bu toprağın yeniden bizim toprağımız olmasını istiyorsak eğer yeniden birleştirmemiz gerekiyor tepelerimizin hikâyelerini. Söküldüğümüz yerlerden, “çilemizi” çözüp çözüp yeniden örmemiz gerekiyor kendimizi. Yoksulluğun vahşetiyle sertleşen hikayeleri neresinde bıraktıysak o sahneye dönüp yeniden takip etmemiz gerekiyor film şeridini. Korkup

okumak için tıklayınız

Tutkulu Perçem – Sevgi Soysal ?Şeylerden şeyler işte / sokaklardaki insanlar görmüyorlar beni?

Sevgi Soysal’ın 1962’de yayımlanan ilk öykü kitabı “Tutkulu Perçem”, gerçekliğin sıkıcı ve bunaltıcı kurgusuna düpedüz ?dil? çıkartarak başkaldıran, önüne çıkan her şeye bir tekme atar gibi yaparken aslında hepsine takılan, düşecekken yazıya tutunup yürüyen ve çaktırmadan giden Sevgi Soysal?ın yola çıkış öyküsüdür…. “Tutkulu Perçem”, “Şeylerden şeyler işte – sokaklardaki insanlar görmüyorlar beni. Oysa günlerdir tutkularım

okumak için tıklayınız