Etiket: Korku

Şamanizmin Doğa Olayları Üzerinden Yarattığı Korku İklimi ve Toplumsal Hiyerarşi Üzerindeki Etkileri

Doğa Olaylarının Şamanist İnanç Sistemindeki Yeri Doğa olayları, Şamanizmin temel unsurlarından biri olarak, evrenin işleyişine dair anlam arayışında merkezi bir rol oynamıştır. Şamanist topluluklar, gök gürültüsü, fırtına, yıldırım, deprem gibi doğa olaylarını yalnızca fiziksel fenomenler olarak değil, aynı zamanda doğaüstü güçlerin ifadeleri olarak algılamışlardır. Bu topluluklar, doğanın bu güçlü ve

okumak için tıklayınız

William Blake’in Büyük Kırmızı Ejderha Serisi: Dini İmgeler ve Korku ile Hayalin Birleşimi

1. Eserlerin Dini Temelleri Büyük Kırmızı Ejderha serisi, Yeni Ahit’teki Vahiy Kitabı’na dayanır ve özellikle Şeytan’ın yedi başlı, on boynuzlu ejderha olarak tasvir edildiği bölümlerden ilham alır. Blake, bu dini metni görsel bir yoruma dönüştürürken, geleneksel Hıristiyan ikonografisini yeniden şekillendirir. Ejderha, kötülüğün ve kaosun bir temsili olarak ortaya çıkar, ancak

okumak için tıklayınız

Nietzsche’nin Köle Ahlakı ve Otoriterleşmenin Kökleri

Köle Ahlakının Kökenleri ve Özellikleri Nietzsche’nin köle ahlakı kavramı, bireylerin güçlü karşısında duyduğu korku ve aşağılık hissinin, değer sistemlerinin oluşumunda nasıl bir rol oynadığını açıklar. Bu ahlak, efendi ahlakının aksine, zayıflığı bir erdem olarak yüceltir ve gücü bastırmaya çalışır. Köle ahlakı, bireylerin kendi güçsüzlüklerini telafi etmek için kolektif bir şekilde

okumak için tıklayınız

Ruhsal Büyümenin Önündeki Engeller

Carl Jung’un analitik psikolojisi, ruhsal büyümenin önündeki engelleri ve kişilerarası ilişkilerdeki dinamikleri anlamak için zengin bir çerçeve sunar. James Hollis’in “Hayatın İkinci Yarısında Anlam Bulmak” adlı eseri, bu kavramları korku, uyuşukluk, bağımlılıklar gibi büyüme bariyerleri ile projeksiyon ve aktarım gibi ilişkisel dinamikler arasında bağlantı kurarak ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır.

okumak için tıklayınız

Kara Masalın Terapötik ve Kültürel Derinlikleri

Karanlık Hikâyelerin Kökeni ve İnsan Deneyimi Masallar, insanlığın kolektif bilincinde derin izler bırakan anlatılar olarak, tarih boyunca farklı kültürlerde ortaya çıkmıştır. “Kara Masal” (Bluebeard) gibi karanlık temalar içeren hikâyeler, genellikle korku, yasak ve bilinmeyenle yüzleşme gibi evrensel insan deneyimlerini ele alır. Bu tür anlatılar, bireylerin iç dünyasındaki çatışmaları dışa vurmak

okumak için tıklayınız

Perseus’un Medusa’yı Öldürmesi: Korkunun Karşısında Zaferin Çok Yönlü Anlamları

Perseus’un Medusa’yı öldürmesi, antik Yunan mitolojisinin en çarpıcı anlatılarından biri olarak, korkuyla yüzleşme ve zaferin insan bilincindeki derin etkilerini anlamak için çok katmanlı bir çerçeve sunar. Bu mit, bireysel ve kolektif düzlemde korkunun doğasını, onunla mücadele yöntemlerini ve zaferin dönüştürücü gücünü inceler. Aşağıda, bu anlatı farklı boyutlarıyla ele alınarak, insan

okumak için tıklayınız

Perseus’un Medusa’yı Öldürmesi: Korkunun Yüzleşilmesi ve Zaferin Çok Boyutlu Analizi

1. Korkunun Arketipsel Temsili ve İnsan Bilinci Medusa, Yunan mitolojisinde korkunun somutlaşmış bir biçimidir; bakışlarıyla taşlaştıran bu varlık, insan bilincinin derinlerinde yatan kaçınılmaz korkuları temsil eder. İnsanlar, tarih boyunca bilinmeyenden, kontrol edilemeyenden ve kendi içsel zayıflıklarından korkmuştur. Medusa’nın yılan saçları, kaotik ve öngörülemez doğanın bir yansımasıdır; bu, insanlığın doğa ve

okumak için tıklayınız

Schopenhauer: “Korkutulmuş insan kendini boyun eğmeye ve yardım için yalvarmaya zorlar”

Dinin Kökeni Korkudur Schopenhauer’in ahlak öğretisinin, ahlak bilincinde nitelikçe yeni bir basamak oluşturma olasılığı, onun dine, inanç sistemlerine yaklaşımında da önemli yansımalar gösterir. Sıkça tekrar ettiğimiz gibi düşünür, aklın içeriklerinin aklın kendi ürünü olduklarından emindi. Ona kalacak olursa filozoflar, insan davranışlarını bağlayıcı ahlak ilkeleri ararken, bunun kaynağını ‘akla’ dayandırmaya kalktıklarında

okumak için tıklayınız

Montaigne’den Korku Üzerine 5 Aforizma

Michel de Montaigne, 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı. En önemli eseri Denemeler’dir. Montaigne’den Korku Üzerine 5 Aforizma: 1. Beni korkutan ölüm değil, ölüyor olmak… 2. Neden sürekli hayattan şikayet ediyorsunuz? Sürekli acı içinde yaşıyorsanız, bu sizin korkaklığınız yüzündendir. 3. En korktuğum şey korkunun kendisidir, bir kez sardı mı vücudu diğer

okumak için tıklayınız

Ali Şeriati: “Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın.”

KİTLE KÜLTÜRÜ, KORKU VE KORKUYU TÜKETMEK Korkunun kültür içinde olağanlaştırılması ¹ “Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın.” Ali Şeriati Oldukça gergin ve sarsıcı bir süreçten geçiyoruz, kaldı ki; düşük nabızlı bir gündeme alışkın bir toplum olmadığımız aşikar. Bu da toplum ruh sağlığının ayrı bir patolojik boyutu,

okumak için tıklayınız

Korkunun Toplumsal Fonksiyonu

Tarih içinde, kollektif korku nesnelerinin sürekli değişimine tanık olunur. Bununla birlikte, şu ya da bu döneme özgü koşulların ötesinde bu türlü bi­çimlere girme aralıksız olarak devam ederken, korku sürüp gider. Durum böyleyken, bu sürekliliğin bir anlamı olması ve her zaman bilincinde olunmasa da bu heyecanın tüm toplumun hayatı içinde önemli bir rol oynaması pekala mümkündür .

okumak için tıklayınız

Korku hakkında söylenmiş 19 söz “Etrafa korku salanın kendisi de korkuyordur.”

Yaşadığımız dünyada en göze çarpan şey, çoğu insanların, gelecekten yoksun olmalarıdır. Geleceğe el atmayan, gelişme, iyileşme umudu olmayan bir yaşamın ne değeri olabilir? Aşılmaz bir duvarın önünde yaşamak köpekçe yaşamaktır. Doğrusunu isterseniz, benim kuşağımdakiler ve bugün atölyelere ve fakültelere girenler köpekçe yaşamış ve yaşamaktadırlar.

okumak için tıklayınız

Zulme dönüşen korku

Normal ölçülerde korku eylem ve düşünce için zorunludur, duyularımızı ve zihnimizi uyarır, o olmadan ne bir cesaret ne de bir korkaklık edimi olur… o olmadan, edim olmaz kısacası. Ama Ölçüyü kaçırınca, içimizi kaplar, dışarı taşar, zararlı bir etkene, zulme dönüşen korku budur. Titreyen, başkalarını titretme düşü kurar, dehşet içinde yaşayan

okumak için tıklayınız

“Hükümetler bizi korkuyla yönetilen sığırlar gibi görüyor”

Korkuyla gelen tutsaklığın hikâyesi Margaret Atwood, The Heart Goes Last ile yine sevdiği bir konuyu, özgürlük kavramını ele almış. Atwood’un deyişiyle yeni bir “spekülatif kurgu” ile karşı karşıyayız. Kanadalı yazar Margaret Atwood yeni kitabında sevdiği bir konuyu, korku ve baskıyla yok olan özgürlükleri anlatıyor. “Hükümetler bizi korkuyla yönetilen sığırlar gibi

okumak için tıklayınız

Korku (Uzun Öykü) – Stefan Zweig

Mesleğinde başarılı bir avukatla sekiz yıldır süren mutlu bir evlilik, konforlu bir hayat, sağlıklı çocuklar ve genç bir sevgili… Bir gönül macerasından sonra maruz kaldığı şantaj yüzünden hayatı tuzla buz olan Irene’nin o çok güvenli burjuva dünyası, bir daha eski haline kavuşabilecek midir? Korku, ünlü İtalyan yönetmen Rossellini’ye de esin

okumak için tıklayınız

Tabu/lar/dan Seçmeler – Nejdet Evren

Tabular, tartışılmadan benimsenen, dokunulmaktan korkulan, statükonun düşüncedeki yansımaları/duvarlarıdır. Düş dünyamızı parçalayan ve onu köleleştiren, adeta esir alan sözde değerlerdir. Peşin benimsemeyi zorunlu olarak taşıdığı için doğruluğu hiçbir zaman kanıtlanamayan toplumsal dayatmalar ile oluşan bireysel korkulardır. Bir düşüncenin/ bir hipotezin / bir bilginin doğruluğu ancak tartışılmaya, eleştiriye açık olması ile mümkündür.

okumak için tıklayınız