Etiket: Özcan Özen

Albinizmli Bir Çocuk Yetiştirmek – Albinizm Derneği

Albinizm bir hastalık değildir. Albinizm bir genetik durum ve farklılıktır. Bu farklılık kendini, en açık şekliyle, göz, ten ve saçta pigment eksikliğiyle gösterir. Kaşları ve kirpikleri dahi beyaz olan insanların diğer insanlardan tek eksiği nesnelere rengini veren (pigment-renklendirici) moleküllere genetik olarak tamamen ya da kısmen sahip olmamalarıdır.

okumak için tıklayınız

İktisatçıların İktisadı – Erhan Bilgin

Medyatik iktisatçıların eleştirisi… İktisatçılar krizleri balon mecazı ile açıklamayı severler: “Konut balonu patladı,” “teknoloji balonu şişiyor…” Ama nedense bu kadar aşikar bir gelişmeyi asla öngöremezler. Oysa her gün gazetelerde yazmakta ve televizyon programları yapmaktalar. Bazıları ise “kriz kapımızda” uyarısını bir gün olsun esirgemez. İktisadi konular bu kadar bilinemez olmadığın göre

okumak için tıklayınız

Kurşunlu Benzinin Gizli Tarihi – Jamie Lincoln Kitman

Arabanıza “kurşunsuz” benzin alıyorsunuz. Gönlünüz rahat değil mi? Ama aslında benzinden kurşunu arındırmıyorlar. Birilerinin düşünceli davranarak benzinde doğal yollarla oluşan kurşunu sizin için çıkardığını varsaymanız çok normal. Gelgelelim yanılıyorsunuz. Birileri koymadığı sürece benzinde kurşun zaten yoktur. Bu birileri de, bundan yaklaşık doksan yıl önce Amerika’nın önde gelen şirketlerinden başkası değildi;

okumak için tıklayınız

Kedilerin Felsefesi / Filozofların Kedileri – Federica Sgarbi

?Felsefecilerin aklı selim işlerle uğraşmadığını çünkü zaten felsefenin uygulamaya dair olmadığını ve gerçeklikten kopuk olduğunu,? düşünseniz bile bunu bir felsefeciye asla söylememeniz gerekir. Çünkü umulmadık bir gündelik hayat deneyiminden yola çıkarak aksini kolayca kanıtlayabilirler. ?bu bir kedi değildir!? Kedileri sevmenin ötesinde onları hayatımızı paylaşacağımız bir varlık olarak görmek?

okumak için tıklayınız

Araf?ın İşgali – Özcan Özen

Tanrı demokrat değildir ve tatile çıkmaz. Oysa biz ölümlülerin her ikisine de ihtiyacı var. Tanrı ve makamı, kısaca tanrısal olar her şey tanım gereği demokratik olamaz. Demokrasi, Tanrı ve onunla ilişkisi olan, yani onun seçtikleri insanların değil arta kalanların, Demos?un ihtiyacı ve talebidir. Ama bu, Tanrı ve doğuştan (Allah vergisi)

okumak için tıklayınız

İşçi Sınıfı Araf?ta / Devrimin Kıyısında Fransa, Haziran 36 – Jacquez Danos / Marcel Gibelin “Sınıfın kendi cennetidir devrim!”

?(?) bu eylemlerde söz konusu olan şu ya da bu talep değil hareketin bizzat kendisinin çok önemli olmasıydı. (?) Sessizce her şeye katlanıldığı, her şeyin sineye çekildiği yılların ardından sonunda ayağa kalkma cesaretidir söz konusu olan. Ayağa kalkmak. Kendi adına konuşmak. Birkaç gün boyunca, insan olduğunu hissetmek…? Bu satırlar Gezi

okumak için tıklayınız

Nasıl Ölürüz (Yaşamın Son Döneminden İzlenimler) – Sherwin B. Nuland

Bugüne dek okuduğum en güçlü ve duygusal, en sert ve acımasız kitap. -Oliver Sacks- Bir hayat öpücüğüdür Nasıl Ölürüz, ölümün kasveti, çekildiğimiz köşemize gelip çöktüğünde. Aslında korktuğumuz ölüm değil bizi o kaçınılmaz sona götüren süreçtir. Ölümle uykuda karşılaşmayı isteriz; geldiğini hissettirmeyen, acısız ve çektirmeyen bir ölüm. Ancak çoğumuz böyle ölmeyecek.

okumak için tıklayınız

Toplumsal Düzenin İnşası (Polis Erkinin Eleştirel Teorisi) – Mark Neocleous

Kimse işçi olmayı kolayca kabul etmedi, gönüllü olmadı, rıza göstermedi. İnsanlar arasındaki ilişkilerin şeyler arasındaki ilişki haline dönüşmesinin hem kendisi hem de doğrudan sonucu ücretli emek kategorisinin olağanlığın ve sıradanlığın ardına itilmesi olmuştur. Bununla beraber polisin tarihsel işlevi de görünmez kılınmıştır: Sermayenin toplumsal iktidarının ve ücret biçiminin yerleştirilmesi için devlet

okumak için tıklayınız

Algı Kalesi / Rastlantı ve Devinim – Gültekin Karakuş

1873… Darwin’in Türlerin Kökeni kitabının ardından İnsanın Türeyişi yayınlanmış… Gılgamış Destanı çözümlenmiş ve Nuh Tufanı?nın bunun bir kopyası olduğunun anlaşılması tüm mabetlerin temellerini sarsmıştı. Artık kubbelerde ilahi cevaplar değil sessiz aklın ürünü sorular yankılanıyordu. 1873, İstanbul… Nice alimlerden bilgili Tahir Usta ve öğrencisi de sayılabilecek olan, dostu Levend. Tahir Usta

okumak için tıklayınız

Tarihsel Maddecilik Üzerine – Franz Mehring

Bugün olan biteni “daha iyi anlamamız” için tarihe ihtiyacımız mı var? O halde Wall Street ya da Tahrir Meydanı’ndakiler evlerinden hiç çıkmamalıydı. Çünkü tarih, insanların evde oturmalarının tarihidir, tabii sonradan “önemli” ilân edilen birkaç “an” dışında. Bu “anlar” ise ancak bugünden bakıldığında anlamlı kılınabilirler. Benzer şekilde dünün “anlamlı anları” da

okumak için tıklayınız

Kirazcan ile Kirazım?ın maceraları – Gaye Dinçel

Siz hiç kahramanları kiraz olan bir kitap gördünüz mü? Kırk yıldır çocuğum, ben görmedim. ?Hep hayvanlar, hep hayvanlar? derken kirazlar, erik, yapraklar ve armudun başrollerde olduğu bu maceralarla karşılaşmak çok güzel. Tabii hayvanlar da var: kelebek, baykuş, salyangoz ve kurtçuklar! O kadar güzel ki bu iki kiraz, kıpkırmızı! Kirazcan ile

okumak için tıklayınız

Tekel’in Elleri (Mücadele ve Yordam) – N. Cemal

Durduk yere, kendiliğinden işçi sınıfını oluşturuyorlardı, diğer milyonlarca işçiyle beraber. Şu ya da bu etnik kökenden, dinden, mezhepten, dilden kadın ya da erkekler olarak diğerleriyle beraber kendi halinde işçi sınıfını oluşturuyordu TEKEL işçileri. Adeta otobüs durağındakilerin “otobüs durağındakileri” oluşturması gibi. Onlar aynı zamanda aile babası, çocuk annesi, apartman sakini, kiracı,

okumak için tıklayınız