Kategori: mehmet ercan
Vah Eşekler Eşekler – Mehmet Ercan
VAH EŞEKLER EŞEKLER! eşekler yönetiyorsa ülkeyi, hâkimi domuz, savcısı köpek olur. biri anırır bol bol, ne bulursa yer birisi, diğeri onu korur.
okumak için tıklayınızYar geliyor – Mehmet Ercan
YÂR GELİYOR rüzgâr sevin, yağmur sevin, çıkmış yola yâr geliyor. ağaç eğil, bulut devin, göğsüm kalbe dar geliyor.
okumak için tıklayınızSinek Destanı – Mehmet Ercan
SİNEK DESTANI altı üstü bir sinektir demeyin, neler çektik o sineğin elinden? sakın dostlar bizi ahmak bilmeyin, neler çektik bu sineğin elinden?
okumak için tıklayınızDosta Methiye – Mehmet Ercan
DOSTA METHİYE methedeyim bir dostumu sizlere, özü temiz, sözü temiz bir insan. varlığı mutluluk verir bizlere, usu temiz, yüzü temiz bir insan.
okumak için tıklayınızEy Diktatör – Mehmet Ercan
eşkıya meclisi ele geçirmiş, ey diktatör sen ne biçim hırsızsın?! şeref, namus, onur ayağa düşmüş, ey diktatör sen ne biçim hırsızsın?!
okumak için tıklayınızBilal’e Ağıt 2 – Mehmet Ercan
göğ’ce ekin biçilir mi? böyle erken göçülür mü? hele yekin can kardeşim, ecel şerbet içilir mi?
okumak için tıklayınızKeriz – Mehmet Ercan
sarstım sarstım uyanmıyor, ne diyeyim bu kerize. dost sözüne inanmıyor, ne diyeyim bu kerize. hırsızları seçer başa, feryadımız çıkar arşa, var git karanlıkla yaşa, ne diyeyim bu kerize.
okumak için tıklayınızBilal’e Ağıt – Mehmet Ercan
dediler kardeşin sahnede düşmüş, vardım ki başına mahşer birikmiş, canımın goncası yaşama küsmüş, uyan bilom dedim, bilom uyanmaz. bilo’ma diyorlar “ türküler beyi ”, ağlıyor ardından bozlak, semayi, yetim koydu sazı, sözü, besteyi, uyan bilom dedim, bilom uyanmaz.
okumak için tıklayınızDiktatoryal Bir Masal ve Dananın Kuyruğu – Mehmet Ercan
şu milletin çektiği akılsız baştan gelir. kopacaksa kıyamet işsizle, açtan gelir. kıçı baş yaparsanız başı hapise mahkum, pisliklerin cümlesi inanın kıçtan gelir. Bir varmış, bir yokmuş; evvel zamanda değil, yakın zamanda geçer bu masal.
okumak için tıklayınızZamanın Elleri 2 – Mehmet Ercan
ne zaman gökyüzü öksüz çocuklar gibi ağlasa siyahlar kuşanmış maskeli bir süvari her akşam şiirin imgeden dağlarında yüreğime saplı kılıcıyla dolaşır ne zaman kuşlar ağıda dursa, üşür hüzün güller solar, otlar gözyaşı döker, keklikler susar iner düşlerime bir kanlı hançer kanar onmuş yaralarım, dertlerim tazelenir
okumak için tıklayınızZiyade – Mehmet Ercan
ben bir güle ısmarladım düşümü, düşüm gülden, gül düşümden ziyade. ölüm ile eş tutmuşum zülümü, zül ölümden, ölüm zülden ziyade. yiğit gelir dağ başında varıyla, mazlum gelir yürek yakan zarıyla, ozan gelir kemendiyle, darıyla, dar ozandan, ozan dardan ziyade.
okumak için tıklayınızYavru Sığırcık Kuşun Şiirleri (4) – Mehmet Ercan
BULGUR, MAKARNA ben buğdaylı tuzaklarda, kuş yakalanır sanırdım; çok yanılmışım. bulgur, makarnayla, insanlar da tutulurmuş babacığım.
okumak için tıklayınızYavru sığırcık kuşun şiirleri (3) – Mehmet Ercan
GÖĞÜ ÖZLEYEN ÇOCUKLAR çocuklar kuş olup gökyüzünde uçmak istiyorlar. ben de yeryüzünde çocuklar gibi dolaşmak istiyorum babacığım. ne ki; beni avlarlar diye korkuyorum. ne onların hayali gerçek oluyor, ne benimki. çocuklar bulutlara baka baka ah çekiyorlar; ben yeryüzüne baka baka kahroluyorum.
okumak için tıklayınızBu Şeytan Neci? – Mehmet Ercan
lütfen dostlar suçlamayın çalanı, çalan namussuzsa, çaldıran neci? nasıl anlatayım ben bu talanı, talancı arsızsa, soyduran neci? kayıtsız kalırsan olan bitene, yalan tarlasına haram ekene,
okumak için tıklayınızAforizmalar (Özdenekler) XV – Mehmet Ercan
dilin eğri olsa da yolun düz olsun. *** hukuksuz adalet, maya tutmamış yoğurda benzer.
okumak için tıklayınızAforizmalar XIV – Mehmet Ercan
para tutkusu kokain gibidir. önce siz onu satın alırsınız, sonra o sizi esir alır. *** bir toplumu yıkmak isteyenler, önce o toplumun algısın; sonra vargısın, daha sonra da yargısını değiştirirler.
okumak için tıklayınızBir Düşü Büyütmek – Mehmet Ercan
(1) dağlarda sevdamızı güden çocuklar bir düşü büyütüyorlar yüreklerinde almışlar dal gibi omuzlarına taşıyorlar koca bir yükü harlı ateşe çevirdiler çıngıyı fidandan çınar yarattılar sulayarak tenlerinin gözyaşlarıyla günden sonraya umut oldular
okumak için tıklayınızYavru Sığırcık Kuşun Şiirleri (2) – Mehmet Ercan
AK/BABALAR biz şahinlerden, doğanlardan kurtulmaya çalışırken; başımıza ak/babalar musallat oldular babacığım. bu ormanda güzel günler görmeyecek miyiz? bir şey değişmedi bizim için. gitti şahinler, geldi ak/babalar, hepsi o kadar .
okumak için tıklayınızŞarabîler (1) – Mehmet Ercan
PETEK o üzümden güzelle şereflendir kendini, içmezlik etme sakın. doldur şarapla o bülbül yuvasını, yoksa topraklar dolduracak.
okumak için tıklayınızAforizmalar XIII – Mehmet Ercan
eleştirmen cerraha benzer. tek farkı; birinin neşterle yaptığını, diğeri kalemle yapar. *** cahile altın kitap vermekle âlim, eşeğe altın semer vurmakla kamil yapamazsınız.
okumak için tıklayınızYavru Sığırcık Kuşun Şiirleri (I) – Mehmet Ercan
SORU bir insan beni sevmeyebilir. ben de sevmeyebilirim bir insanı. ben bir kuşum babacığım; ya nasıl sevmez bir insan bir insanı? GÖKYÜZÜ biz kuşlar uçmayı severiz gökyüzünde; kimimiz yüzmeyi sever sularda. bizde de zalim olan kuşlar var. korkuyorum insanlardan yine de iyi ki bir sığırcığım. kıymıyoruz çıkar için birbirimize. paylaşmayı
okumak için tıklayınızAforizmalar XII – Mehmet Ercan
cahili döverek âlim, zalimi överek mazlum yapamazsınız. *** düşmanın doğrusu, dostun yalanından yeğdir.
okumak için tıklayınızHicivler V – Mehmet Ercan
ORHAN PAMUK – suriye karşıtı politikası için yüzün hiç mi kızarmıyor, söyle bre orhan pamuk? kişiliğin bir .ok etmez, yazdıkların çoğu kusmuk. emperyalin şarlatanı, ey finosu siyonizmin, duracaksan erkekçe dur, öyle durma yamuk yumuk.
okumak için tıklayınızAforizmalar XI – Mehmet Ercan
efendi olmak istiyorsan, içinde ki köleyi öldürmelisin. *** para kimseye kul değildir, kul, paranın kölesidir.
okumak için tıklayınızAforizmalar X – Mehmet Ercan
rüzgârın gölgesi yoktur. *** söz ateştir külle örtülemez. *** yıldızların fısıltısını duymak için buluttan bir kulağa, ay?dan bir yüreğe ihtiyaç vardır.
okumak için tıklayınızAforizmalar IX – Mehmet Ercan
bilim tahtında oturanın, altın tahta ihtiyacı yoktur. *** güçsüz olduğum için sessiz duruyor değilim. sessizliğim, güçlü oluşumdan geliyor.
okumak için tıklayınızKeriz – Mehmet Ercan
Kendisi tarikatçıların, cemaatçilerin önde gelenlerindendi. Bu düşünceleri savunan ve iktidarda olan Aldı Kaçtı Partisi?nin hızlı ve ateşli bir üyesiydi. Bileklerini kesseniz, kırmızı kan yerine yeşil kan akardı damarlarından. Bu partinin muhteşem ve muhterem başkanına olumsuz bir şey söylenmesine, zinhar müsaade etmezdi. Kendisine laf sokulmasına katlanır, fakat bu partiye ve onun
okumak için tıklayınızAforizmalar VIII – Mehmet Ercan
en büyük alçaklık, gerçeklere sırtını dönen insanların; yalanlar karşısında susmalarıdır. *** rehberi âmâ olanın, yolu meçhule çıkar.
okumak için tıklayınızAforizmalar VII – Mehmet Ercan
güce tapan, köleliği hak eder. *** bakarköre güneş olsan da kâr etmez. *** hayat denen oyunda, son sözü ölüm söyler.
okumak için tıklayınızHalepçe – Mehmet Ercan
HALEPÇE bulutlar yas tutarken sessizce ağladı topak halepçe sokaklarında ölüler zamansız sonbahara tutulmuş yaşam ağacının dallarından koparılmış birer yaprak
okumak için tıklayınızZamanın Yüreğini Kanatan Sözler (5) – Mehmet Ercan
ÇINAR AŞK VE FİDAN yüzyılları kollarında belemiş, bir çınar dedi ki bir fidana; ?sevdalıyım fidan sana. dilerim hor görmezsin, inanıyorsan aşkın kutsallığına.? fidan çınara dedi ki;
okumak için tıklayınızZamanın Yüreğini Kanatan Sözler (4) ? Mehmet Ercan
MASAL DEĞİL bir tilki bir tavuğa dedi ki; ?tavuk kardeş , barışmak istiyorum seninle. gel kardeşlik sözleşmesi yapalım, senin için kazdığım deliğimde.?
okumak için tıklayınızZamanın Yüreğini Kanatan Sözler (3) – Mehmet Ercan
ŞAİR VE VARSIL bir varsıl dedi ki bir şaire; ?ömrümce kazandığım serveti, vereyim sana dostum yeter ki, şiir yaz karşılığında adımla.? yoksul şair o varsıla dedi ki; ?varsıl değilim senin gibi, yine de girmem bu pazarlığa,
okumak için tıklayınızZamanın Yüreğini Kanatan Sözler (2) – Mehmet Ercan
ŞAİR VE ÂDEMLER sözün balla tartıldığı, bir sohbet ortamında. âdemlerden birkaçı, göz kırparak birbirlerine, dediler ki bilge şaire; ?cahillere kral yapalım seni ? üstad anladı ince yergiyi.
okumak için tıklayınızZamanın Yüreğini Kanatan Sözler (1) – Mehmet Ercan
ALTIN bir derviş, bir yoksula dedi ki; ? bir düşün mü istersin benden, bir altın mı? ? ? altın isterim, ? dedi yoksul.
okumak için tıklayınızÇapo’nun Öyküleri (2) Eşeğin Namusu – Mehmet Ercan
Eğer köylük yerde yaşıyorsanız, mutlaka kapınızda beslediğiniz bir kaç tane hayvanınız vardır. Koyun-unuz yoksa, ineğiniz, ineğiniz yoksa, keçiniz vardır, keçiniz de yoksa, en azında bir kaç tane tavuğunuz, mut-laka bulunur. Benim hiç hayvanım yok diyenin bile, kapısında havlayan bir köpeği ya da çayırlarda zırlayan bir eşeği vardır. Bu biraz da
okumak için tıklayınızÇapo’nun Öyküleri: (1) Kavakların Gölgesi – Mehmet Ercan
Çapo?yla tarlalarımız yan yanaydı. Yıllardır bu konuda Çapo?yla aramızda hiçbir sorun yaşanmamıştı. Çapo?nun çok ters bir adam olduğunu söylemişlerse de, ben o güne kadar kendisinden hiçbir kötülük görmemiştim. Ta ki ben tarlamın etrafına kavak fidanları dikene kadar. Yıllardır kuru, düz, boş arazimize yaz geldiğinde, altında serinleyecek bir gölge bulamazdık. Ben
okumak için tıklayınızAforizmalar VI – Mehmet Ercan
kafalardaki putları yıkmadıkça, olanları yıkmanın anlamı yoktur. *** egemenler korkuyu, korku tanrıyı yarattı. *** inci ve şiir; aynı acıların ürünleridir.
okumak için tıklayınızMezar – Mehmet Ercan
Saçı ağarmış, püskül bıyıkları dudaklarını kapatmıştı. Sakalları uzamış, giyile giyile yıpranmış, siyah bir takım elbise vardı üstünde. Ayakkabısının aylardır boya yüzü görmediği her halinden belliydi. Ceketinin altında ki gömleğin, uzun süredir değiştirmediği hemen anlaşılıyordu. Yere devrilmemek için kendisini zor tutuyordu. Öfkeli rüzgârlara dayanmaya çalışan, sonyaz yaprağı gibiydi. Yaşlı elleri titriyor,
okumak için tıklayınızHicivler IV – Mehmet Ercan
SERMAYE düşmanıyım sömürünün, özgürlüktür bütün gayem. ben halkımın kölesiyim, ondan gayrı yoktur payem. tek silahım dildir benim, barutumsa sözcüklerdir, bundan gayrı yok var?yetim, budur dostlar tüm sermayem.
okumak için tıklayınızAforizmalar V – Mehmet Ercan
cellat dahi sorgularken kendini; nedense sorgulayamazlar, ? celladına sevdalananlar? kendilerini *** karanlığın terazisi, güneşi tartmaz. ***
okumak için tıklayınızGülün Yakıldığı Yer – Mehmet Ercan
Gece yabani kuşların, cırcırböceklerinin ve göldeki kurbağaların sesleriyle yankılanıyordu. Kuşlar ve kurbağalar anlaşmışçasına koro halinde birbirlerine eşlik ediyorlardı. Zaman zaman baykuşlar, koro halinde söylenen bu şarkılara zamansız giriş yapsalar da kurbağaların buna pek aldırdıkları yoktu. Yıldızlar karşılıklı göz kırpmaya devam ediyor, kayan her yıldız, karanlığın içinde kısa bir iz bıraktıktan
okumak için tıklayınız