Etiket: Orjinal isim

Dante gibi merkezindeyiz anlatının – Ceyhan Usanmaz

“Beatrice, Aşk ve Dante üçgeninde gidip gelen anlatısıyla Yeni Hayat, aynı zamanda edebiyat tarihinin ilk otobiyografik romanı olarak da nitelendirilir.” Dan Brown’ın Da Vinci Şifresi romanının en dikkat çekici etkilerinden biri de, özel Paris turlarına ilham kaynağı olmasıydı. Çeşitli şirketlerin organize ettiği bu özel turlarda güzergahlar romandaki anlatıma göre çiziliyor,

okumak için tıklayınız

Emperyalizmin En Ölümcül Silahı Demokrasi Yalanı – William Blum

İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bize Batılı güçlerin komünizm tehdidi altında bulunan ve diktatörlükle yönetilen ülkelere demokrasi “ihraç etmek” için onurlu ve saygın bir mücadele verdiği söyleniyor. Bu yanılgı tamamen ortadan kalkmadıkça, insanlar emperyalizmin dünya çapında yol açtığı acıları kavramadıkça, bu canavar asla durdurulamaz. Emperyalizmin gerçek yüzünü, onun en son

okumak için tıklayınız

Kraken / Bir Canavarın Anatomisi – China Mieville

Londra Doğal Tarih Müzesi’ndeki Darwin Merkezi’nde, uzman olarak çalışan Billy Harrow, merkezin en değerli, nadide türü olan Architeuthis dux’u -bilinen adıyla Dev Mürekkep Balığı’nı- tanıtma amaçlı bir müze turu yapmaktadır. Ancak Billy’nin turu, Dev Mürekkep Balığı’nın aniden, akıllara durgunluk vererek sırra kadem basmasıyla, beklenmedik biçimde yön değiştirir. Çok geçmeden bu

okumak için tıklayınız

Açların intikamı – Eda Utku

Açsanız, açıktaysanız, temel haklarınız elinizden alınmışsa ve sadece birileri sizi öldürmediği için yaşamaya devam edebiliyorsanız, pekâlâ o yönetimi devirebilirsiniz. Bizler sosyal medya bağımlısı insanlarız. Birileri dikizlenmek istiyorsa, tatilini, gittiği parkı, yediği yemeği paylaşmakta beis görmüyorsa, biz de onları dikizlemekte bir zarar görmüyoruz haliyle. Bu iş de yeni başlamış değil tabii.

okumak için tıklayınız

Gazete Yazıları (New York Tribune İçin Gönderilmiş Yazılardan Seçmeler) – Karl Marx

Karl Marx, Kapital üzerine çalışmalarını sürdürebilmek amacıyla 1852’den itibaren dokuz yıl boyunca New York Tribune için dış muhabirlik yaptı. Bu süre boyunca Çin ile Britanya arasındaki afyon savaşları, Hindistan’daki sömürgecilik, ayaklanmalar, İngiltere’de sözde demokrasinin ardındaki sahtekârlıklar, sömürü ve açlık, Yunan ayaklanması ve Osmanlı İmparatorluğu, İspanya İç Savaşı, köle ticareti, Amerikan

okumak için tıklayınız

Brecht ve Yöntem – Fredric Jameson

Metin şöyle dedi: Yararlı olan, yalnızca Büyük Yöntem’e göre düşünmek değil, ama aynı zamanda Büyük Yöntem’e göre yaşamaktır. Kendi kendisiyle uyuma varamamak, bunalımları kucaklamak ve şiddetlendirmek, küçük değişiklikleri büyük değişikliklere dönüştürmek vb. bütün bunlar, izlemekle kalmayıp yapılabilecek, dışsallaştırılabilecek şeylerdir.

okumak için tıklayınız

Yara – China Mieville

Köle olarak sürgüne gönderilen bir insan yükü… Okyanuslar boyunca çekilen bir korsan şehir… Ortaya çıkarılmak üzere olan gizli bir hazine… Yara, China Miéville’in “Yeni Crobuzon” adlı roman üçlemesinin ikinci kitabı. Üçlemenin ilk kitabı Perdido Sokağı İstasyonu gibi Yara da hiç temposu düşmeyen bir roman. Bu bir mahkûmun yolculuğu… Unutulmuş bir

okumak için tıklayınız

Halkların Dünya Tarihi (Taş Çağından Yeni Binyıla) – Chris Harman

Chris Harman, insanlığın, Taş Çağı’ndan Büyük Roma İmparatorluğu’na, Orta Çağ’dan Aydınlanma’ya, Sanayi Devrimi’nden 21. yüzyıla uzanan büyük yürüyüşünü halklar açısından, “aşağıdan” bir tarih çalışmasıyla anlatıyor. Yoğun ve akıcı bu kitap, insanlık tarihinin belli başlı aşamalarını, toplum biçimlerini, siyasal yapılanmaları, savaşları ve sınıf çatışmalarını parlak bir şekilde özetliyor. Tarihin izlediği yolu,

okumak için tıklayınız

Kentsiz Kentleşme / Yurttaşlığın Yükselişi ve Çöküşü – Murray Bookchin

Bugün, insan ilişkilerinin ayrışmaya başladığı bir dünyada yaşıyoruz. Akıl bedenin, düşünce maddenin, birey topluluğun, klent kuşakları kentlerin, kentler kırsal kesimin, insanlık ise “vahşi ve yola getirilmesi güç” olarak görülen doğanın karşısında yer alıyor. Böylesi “yoksun” bir noktaya evrilmemizde en büyük pay sahibi olan ulus-devlet ise artık totaliter bir karaktere bürünmüş

okumak için tıklayınız

Büyülenme – Hermann Broch

“Broch’un Büyülenme adlı romanı yirminci yüzyılın en önemli romanlarından biridir, hattâ belki de Thomas Mann’ın Doktor Faustus’undan daha başarılı olduğu söylenebilir. Her iki eser de Hitlerizmin psikolojik köklerini açığa çıkarmaktadır.” -George Steiner- “Nasıl ki dünya edebiyatında, modern düzyazı alanında İngiltere’yi Joyce, Fransa’yı Proust temsil ediyorsa Hermann Broch da yeni Alman

okumak için tıklayınız

Kuzin Bette – Honore de Balzac (Honoré de Balzac)

Balzac’ın ölümünden önce yazdığı son büyük romanı olarak kabul edilen Kuzin Bette, intikam, tutku, zaaf ve erdem üzerine klasik bir yapıt. Mutlu bir aile yaşantısı kuran akrabalarına duyduğu kıskançlığın pençesindeki Kuzin Bette, çapkın eniştesinin göz koyduğu güzel ve şuh Valerie’yle baş başa verip entrikalar düzenler ve geniş ailesinin çöküşünü planlar.

okumak için tıklayınız

İşletme Hastalığına Tutulmuş Toplum – Vincent de Gaulejac

Otuz yılı aşkın bir süredir çalışmanın örgütlenmesinde esaslı bir dönüşüm yaşandı. Esneklik ilkesi ve ağ imgesi etrafında şekillenen yeni yönetim paradigması, risk iştahıyla ve müteşebbis ruhuyla sürekli beşeri sermayesini artıran bir işçi tipi oluşturmayı hedefliyor. Üstelik bu paradigma artık sadece işyerini ve çalışma yaşamını değil; benliğimizi, gündelik yaşamımızı ve toplumsal

okumak için tıklayınız

Bilimsel Zihnin Oluşumu – Gaston Bachelard

“Bilimsel Zihnin Oluşumu, Gaston Bachelardın opus magnumudur. Batıda biçimlenen modern bilimsel zihnin ya da Batı aklının tarihsel oluşumunu böylesine yetkin bir biçimde ele alan başka bir yapıt göstermek zordur. Althusser, Canguilheim, Foucault başta olmak üzre pek çok filozofu derinden etkilemiş ve etkileri halen devam eden bu eserin ülkemizde de dikkatle

okumak için tıklayınız

Yarasalar – Marcel Beyer

Dünyayı kulağıyla algılayan, seslerle düşünen, en küçük tıkırtıdan derin anlamlar çıkartan, bu dnyadaki her tınıyı kaydetmeyi arzulayan tutkulu bir akustik uzmanı. Nazi döneminde yaşıyor – ve “işini” görüyor: akustik düzenlemeler yapıyor, ses kayıtları alıyor. Savaş ortamında, devlet hizmetinde. Çeşit çeşit ses kaydı yapma imkanını değerlendirirken bazen irkiliyor Nazi ruhundan, ama

okumak için tıklayınız

Ortadoğu’da Kadın Olmak – Selma Sayar

Edip Cansever ?Mendilimde kan sesleri? şiirinde söylediği gibi ? İnsan yaşadığı yere benzer.? Biz farkında olalım ya da olmayalım içinde yaşadığımız coğrafya, sosyal ve kültürel ortam hayatımızı önemli ölçüde etkiler. Adına Ortadoğu denilen ateşten bir çemberin içinde buluverdik kendimizi. Bu öyle bir ateş ki hiç sönmez; harlıdır her daim. Ortadoğu?da

okumak için tıklayınız

Antonio Negri’nin Sürgün adlı kitabına dair – A. Kadir Şahin

?Mazoşist değilim; bir şeyler inşa etmek için illa ki yoksunluk çekmek gerektiğini iddia edecek değilim. Aslında, hapishane ve yaşamın geri kalanı arsında öyle ciddi bir fark olduğunu düşünmüyorum. Yaşam, onu inşa etmediğiniz sürece; yaşamın seyri özgürce kavranmadıkça bir hapishanedir.? Yaşamı, bu denli öznelliğin kendini yeniden ve her an kurması olarak

okumak için tıklayınız

Kapitalizm, Arzu ve Kölelik (Marx ve Spinoza’nın İşbirliği) – Frederic Lordon

İktisatçı Frédéric Lordon, kapitalizm eleştirisinin en canalıcı sorusunu tekrar soruyor: Ücretli emekçiler, her şeye rağmen, neden kapitalizme boyun eğiyorlar, neden başkalarının “efendi-arzusuna” tabi oluyorlar? Klasik “tahakküm” ve “rıza” yanıtlarını tatmin edici bulmayan yazar, açıklama olarak, Marksist siyasal iktisat ile Spinozacı “duygu antropolojisini” birleştirerek oluşturduğu etki gücü yüksek alaşımı öneriyor. Marx

okumak için tıklayınız

Üçüncü Şempanze (İnsan Türünün Evrimi ve Geleceği) – Jared Diamond

Jared Diamond çok satan Tüfek, Mikrop ve Çelik ile Çöküşün yazarıdır. Los Angeles’taki California Üniversitesi’nde coğrafya profesörüdür ve Ulusal Bilim Akademisi, Amerikan Bilim ve Sanat Akademisi ve Amerikan Felsefe Topluluğu’na seçilmiştir. MacArthur Vakfı üyesidir ve Ulusal Bilim Madalyası’yla ödüllendirilmiştir. Biz insanlar genlerimizin yüzde 98’ini şempanzelerle paylaşmaktayız. Fakat insan dinleri ve

okumak için tıklayınız

Saramago?ya Göre İsa – Hüseyin Bul

En başta söylemeliyim ki Saramago?nun Kabil romanından bu yana Tanrıyla bir problemi olduğu aşikâr. İsa?ya göre İncil çevirisi bizde eski olsa da ben Kırmızı Kedi Yayınları?nın yeni baskısından okuma imkânı bulabildim. Aslında Jose?nin hayatına baktığımız zaman Efendi dediği Tanrıyla sorununu tahmin etmenin öyle çok zor olmadığını göreceğiz. Bunda komünist olmasının

okumak için tıklayınız

Asi Şehirler (Şehir Hakkından Kentsel Devrime Doğru) – David Harvey

ABD’de 2001’den beri spekülatif bir biçimde şişirilmekte olan gayrimenkul ve ona bağlı finans sektöründe 2008’de iktisadi bir kriz patlak verdi ve kısa sürede tüm Avrupa’yı girdabına aldı. Asi Şehirler, neoliberal iktisat tarafından kurgulanan kriz anlatısı ile krizin kendi üzerlerinden telafi edildiği kitlelerin konumu arasındaki makasın giderek açıldığı bu zaman kesitini

okumak için tıklayınız

Varoluşsal tutunma ve öldüren “olağanüstülük” – Berivan Kaya

Yolları Salzburg’daki bir müzik okulunda kesişen üç adam: Glenn Gould, Wertheimer ve roman süresince yazarın iç sesi gibi duyumsanan Anlatıcı. Anlatıcı’nın romanda adı verilmemiş ama 1932’de doğan ve 1982’de beyin kanamasından ölen, Kanadalı, ünlü piyano virtüözü Glenn Gould gerçek bir kahraman. Yazar Thomas Bernhard’ın, Glenn Gould ile aynı müzik okulunda,

okumak için tıklayınız

Kuzeye Göç Mevsimi – Arzu Özyön

Sudanlı yazar Tayeb Salih?in ilk olarak 1966 yılının Eylül ayında yayınlanan Kuzeye Göç Mevsimi adlı romanı konusu ile olduğu kadar dili ile de insanı etkileyen bir roman. 2011 yılında Ayrıntı Yayınları tarafından yeniden basılan, 136 sayfa ve 10 bölümden oluşan roman Arapça aslından Türkçe?ye Adnan Cihangir?in akıcı ve özenli çevirisi

okumak için tıklayınız

Devrim Taciri / İttihat ve Terakki’nin Bolşevik Teorisyeni: Parvus Efendi – Winfried B. Scharlau, Zbynek A. Zeman

Parvus’un koruyucuları -hatta ortakları- politik iktidar çevrelerinden kimlerdi? Enver Paşa mı, Talat Paşa mı, daha sonra maliye bakanı olan Cavit Bey mi? Bunu kimse bilmiyor, zaten bu bilginin herhangi bir önemi de yok. Önemli olan Parvus’un iktidarın güçlü isimleriyle kurduğu yakın ilişkilerden yararlanmış olmasıydı. Bir devletin koruması altında bulunma ayrıcalığının

okumak için tıklayınız

Pembe çiçekli bir meyve ağacı… – Meltem Gürle

?Deniz Feneri? bence Virginia Woolf?un en dokunaklı romanıdır. Bu romanda Woolf, İngiliz dilinde yazılan en güzel metinlerden birini ortaya çıkarmakla kalmamış, yepyeni bir zaman algısı yaratarak annesinin ölümüyle birdenbire sona eren çocukluğunu da geri getirmek istemiştir. Romanın ortalarında bir yerde, annesini örnek alarak yarattığı ve yoğun bir şefkatle sevdiği karakteri

okumak için tıklayınız

Eleştirel Teori Habermas ve Frankfurt Okulu – Raymond Geuss

Yirminci yüzyılın en önemli düşünce geleneklerinden biri olan Frankfurt Okulu, eleştirel teoriyi radikal anlamda yeni bir bilgi biçimi olarak sunmuş ve bu bilginin bizleri gerçek veya doğru çıkarlarımız konusunda aydınlatacağını ve çoğu zaman farkında olmadığımız baskı biçimlerinden, zorlamalardan kurtaracağını savunmuştur. Faşizmin en güçlü olduğu dönemde bir direniş söylemi olarak geliştirilmiş

okumak için tıklayınız

Nana – Emile Zola

Emile Zola’nın Meyhane adlı yapıtının kahramanlarından çamaşırcı Gervaise’nin güzel kızı Nana’nın renkli dünyası ve görkemli yaşamı tüm insanlığın hikayesidir bir bakıma. Çürümekte olan bir toplumu çökerten gücün simgesi olan Nana şehveti, kalpsizliği ve acımasızlığıyla çevresindeki bütün şöhretleri ve zenginleri dize getirir, aşağılar. Toplumun ve yaşamın ana babasına yaptıklarının öcünü fazlasıyla

okumak için tıklayınız

Egemenlere şifrelerle direnmek mümkün mü?

Assange ve arkadaşlarının düşünce dünyası hakkında ipuçları içeren ?Şifrepunk: Özgürlük ve İnternetin Geleceği Üzerine bir Tartışma?, WikiLeaks?in arkasındaki felsefeyi anlamak için önemli bir eser. Çoğumuz Julian Assange adını ilk defa kurucularından olduğu WikiLeaks adlı internet projesinin ABD?nin elçilik yazışmalarından oluşan büyük miktarda belgeyi yayımlamasıyla duyduk. Aslında Assange, 1990?larda etkin olan

okumak için tıklayınız

Yitik Adanın Öyküsü – Jose Saramago

İber Yarımadası anlaşılmaz bir şekilde anakaradan ayrılmıştır. Dünyanın her yerindeki gazeteler Yarımada’nın o tarihi fotoğrafını kocaman manşetlerle yayınlarken birbirinden ilginç rastlantılarla bir araya gelen beş kişinin her biri de bu kopuşun kendi davranışlarının sonucu olduğunu düşünmektedir. İki atla bir köpeği de yanlarına alarak koyuldukları serüvende, bir karaağaç dalı ile toprağa

okumak için tıklayınız

Küçük Asya Rumları (19. Yüzyılda İnanç, Cemaat ve Etnisite) – Gerasimos Augustinos

“Geçen iki yüzyılın çok büyük kısmında ulusu temsilen devletin ortaya çıkışı, doğal ve kaçınılmaz bir süreç gibi algılanmıştır. Bundan dolayı, insanlık tarihi bu çerçevede şekillendirilmeye başlanmıştır. Elinizde tutuğunuz kitap, ulusal söylemle yazılan tarih anlayışının kültürel yaptırımları ve varsayımlarının ötesine gitmeyi amaçlayan bir çabanın ürünüdür. Diğer bir deyimle, ulusal tarih anlayışının

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Kara Kitabı

Kapitalist ekonomi ve politikanın yönetim mekanizmalarında bulunanların yanı sıra tekelci sermayenin denetimindeki yazılı, görsel ve işitsel medyanın köşe başını tutan aydın ve gazeteciler de, sosyalizmin yenilgisinden aldıkları güvenle, kapitalizmin olabilecek en müreffeh, en özgürlükçü toplum olduğunu bir şarkı nakaratı gibi tekrarlıyorlar. Yaşananları ve yaşanmakta olanları gözlerden saklamaya çalışırken, kapitalizmi yere

okumak için tıklayınız

Paralı Asker – Georges Perec

Perec’in 1957-1960 yılları arasında yazdığı ilk roman olan Paralı Asker yazarın ölümünden otuz yıl sonra bulunur. Farklılığı ve yenilikçiliğiyle öne çıkan Perec dünyasını işte bu roman başlatmıştır. Antonella de Messine’in 1475’te yaptığı Paralı Asker tablosunun sahtesini yapma işini üstlenen Gaspard Winckler’i heyecan ve gerilim dolu, hayat kadar gerçek, sanat kadar

okumak için tıklayınız

Dünya Sistemleri Analizi (Bir Giriş) – Immanuel Wallerstein

Dünya-Sistemleri Analizi okulu 1970’lerde hem mevcut sosyal bilim paradigmasına hem de egemen Marksizm anlayışlarına karşı bir protesto hareketi olarak ortaya çıkar. Immanuel Wallerstein, Andre Gunder Frank, Giovanni Arrighi, Samir Amin gibi muhalif sosyal bilimcilerin öncülük ettiği okul, bazı temel öncüllere dayanır: Sanıldığı gibi “kapitalist” olan tek tek devletler değil, sistemin

okumak için tıklayınız

Her Şeyi İstiyoruz – Nanni Balestrini

?Kapı önlerinde yapılan toplantılarda işçiler, bu boktan hayatı yaşamanın doğru olmadığını söylüyorlardı: Ürettiğimiz her mal, tüm zenginlik bizim. Artık yeter! Artık bizler de mal gibi satılmaya devam edemeyiz. Her şeyi istiyoruz! Tüm zenginliği, tüm yetkiyi. Ve çalışmak istemiyoruz. Bizim çalışmakla ne alakamız var. Artık iş veya patronlar kötü oldukları için

okumak için tıklayınız

Yabancılaşma (Marx’ın Kapitalist Toplumdaki İnsan Anlayışı) – Bertell Ollman

Yetkin Marksist felsefeci Bertell Ollman, Diyalektiğin Dansı ve Marksizme Sıra Dışı Bir Giriş ve Diyalektik Soruşturmalar?dan sonra, Yabancılaşma adlı klasik çalışmasıyla Türkiyeli okurlarla bir kez daha buluşuyor. Yabancılaşma, Marx?ın yabancılaşma kuramı üzerine yazılmış en sistemli ve özgün çalışmalardan biridir. Ollman bu kuramı, kuramı oluşturan unsurları tek tek inceleyerek yeniden inşa

okumak için tıklayınız

Kadınlar ve Sosyalizm – Sharon Smith

Amerikalı sosyalist yazar Sharon Smith, Kadınlar ve Sosyalizm kitabında kadın sorununun sınıf, ideoloji ve dinle ilişkisini sade ve akıcı bir dille ele alıyor. Kürtaj hakkı, kadın ve erkeklere eşit ücret, ev içinde iş bölümü gibi kadın hareketlerinin ilk filizlendiği dönemlerden bu yana kadın hareketinin temel gündemini oluşturan konuları Marksist bir

okumak için tıklayınız