Etiket: Sevan Nişanyan

Türki – Türk – Türkçe – Üç Diller – Osmanlıca – Sevan Nişanyan

Türkü “Halk ezgisi” anlamında türkî sözcüğüne en erken 15. yüzyıla ait Kâbusname tercümesinde rastladım. Eminim daha erken örnekleri bilen uzmanlar da vardır; aydınlatırlarsa memnun olurum. 16. yüzyılda Avrupalı tüccarlar için bir Türkçe el kitabı ve kelime listesi hazırlayan Floransa’lı Filippo Argenti, türkî = a) Türk işi, Türk usulü, b) köylü

okumak için tıklayınız

Boyoz – Sevan Nişanyan

Boyoz İzmir’in alameti farikalarındandır, bol yağlı bir tür katmer hamurundan yapılmış çörek, İstanbul’daki en yakın muadili açma herhalde. Yahudi işi olduğunu İzmirliler bilir. Zaten İzmir kültüründe özgün olan ne varsa Yahudilerden ya da Levantenlerden kaldığı da kimsenin meçhulü değildir, bayrakçı bayanların kulağı çınlasın. Ladino adı verilen Yahudi ispanyolcasında bu boyoz

okumak için tıklayınız

Platonik – Sevan Nişanyan

Eflatun-III Peki platonik nedir hocam? Komşunun kızına platonik duygular beslemem caiz midir? Bir kez öpmekle kızın platoniği bozulur mu? Bunun cevabı için Platon/Eflatun’un Sympósion (“İçki Sofrası”) adlı olağanüstü güzel kitabını okumak lazım. Bu kitapta Sokrates karakteri uzun uzadıya aşktan söz eder, bunun cinsel birleşmeyle ya da soyunu sürdürme içgüdüsüyle alakasız

okumak için tıklayınız

Desimal – Sevan Nişanyan

Şimdi Öztürkçüler bitti, akla gelecek her kelimenin aslında Kürtçe ya da Zazaca olduğunu savunan – savunan demeyelim, dileyen – okurlar sardı etrafımı. Günde ortalama beş tane geliyor. Üzgünüm, Türkçede Zazaca kelime yok, Kürtçe de bilemedin on-onbeş tane, çoğu da argo kelimeler! Bunu söylemek ne Zazacanın, ne Kürtçenin kıymetine halel getirmez.

okumak için tıklayınız

Okumak – Sevan Nişanyan

Okumak Türkçe okumak eylemi esasen “çağırmak, yüksek sesle seslenmek” demek. Meydan okumak, şiir okumak, lanet okumak, künyesini okumak deyimlerinde bu özgün anlam korunmuş. Şiir okuyor derken kitaptan yahut prompter’den baktığını kastetmiyoruz. Meydan okumak deyimi de 17. yüzyıl sözlüklerinde meydane okımak diye geçiyor. Yani meydana çağırmak. Düşünürseniz yazı yazmak ve yazı

okumak için tıklayınız

Muhafazakar – Sevan Nişanyan

Muhafazakar “Muhafaza eden” anlamında Osmanlıca bir terkip, ilk yarısı Arapça, öbür yarısı Farsça. Eski sözlüklerde hiç geçmiyor, yani yerleşik bir deyim değil, ama Namık Kemal’de “korumacı, saklayıcı” anlamında bir kere denk geldim. “Muhafazakâr adamdır, bayat ekmeği bile atmaz” gibisine. İngilizce conservative veya Fransızca conservateur karşılığı siyasi bir terim olarak ortaya

okumak için tıklayınız

Cumhuriyet – Sevan Nişanyan

Cumhuriyet Bizim bu taraflarda cumhuriyet kurma işine ilk Mithat Paşa’nın giriştiği rivayet edilir. Üç ayda iki padişah devirmiş olmanın verdiği özgüvenle Paşa, 1876 sonlarında, gerekirse üçüncüsünü de devirip kendi iktidarını kurma zamanı geldiğini düşünmeye başlar. İstanbul sokaklarında birtakım kalabalıklar Paşa lehine tezahürat yaparlar. Vatansever gençlik ayaklanıp yedi düvele, o olmadı

okumak için tıklayınız

‘Yalan bu toplumun iliklerine işlemiş’ – Sevan Nişanyan

Konuk olduğunuz her program ceza yiyor. Önceki gün Enver Aysever?in programına uyarı geldi, daha önce de sizin yüzünüzden Fatih Altaylı?nın ?Teke Tek?ine yayın durdurma cezası vermişlerdi. Durum apaçık. ?Sevan Nişanyan?ı televizyona çıkarmayın. Konuşması için platform verirseniz yakarız? diyorlar. Taraf?tan ayrılmam da buna benzer bir baskının sonucu olarak gerçekleşmişti. O programdaki

okumak için tıklayınız