Etiket: devlet

Kamunun Yanlış Vaadi: Adalet Maskesinin Ardındaki Gerçek

Devlet… Güvenlik, düzen ve en önemlisi adalet vaat eden o büyük, çelik yapı. Çoğumuz, bireysel özgürlüğümüzün ve toplumsal eşitliğimizin en azından anayasalarda ve yasalarda güvence altında olduğuna inanarak büyüdük. Ancak yasal psikoloji alanındaki eleştirel sesler, özellikle Dennis Fox, bu inancın derin bir yanılsama, bir “yanlış bilinç” olduğunu iddia ediyor. Fox’un

okumak için tıklayınız

Biyopolitikanın Görünürlüğü: Devletin Bedenler ve Cinsellik Üzerindeki Kontrol Mekanizmaları

Michel Foucault’nun biyopolitika kavramı, modern devletlerin bireylerin bedenleri ve yaşamları üzerindeki kontrol pratiklerini anlamak için güçlü bir çerçeve sunar. Bu kavram, devletin yalnızca yasal ya da cezai mekanizmalarla değil, aynı zamanda gündelik yaşamın en mahrem alanlarına nüfuz eden düzenlemelerle bireyleri nasıl şekillendirdiğini açığa çıkarır. Aşağıda, bu kontrol mekanizmalarının farklı boyutları,

okumak için tıklayınız

Seküler Tanrılar: Bilim, Devlet, Performans

Geleneksel anlamda dini inançların ve kurumların etkisini yitirdiği, “sekülerleşme” olarak adlandırılan süreç modern dünyayı derinden şekillendiriyor. Ancak bu, inancın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine, insanlığın anlam arayışı, bağlılık ihtiyacı ve otoriteye duyduğu arzu farklı nesnelere yöneliyor. Bu yeni odak noktaları, “seküler tanrılar” olarak adlandırılabilecek, adeta dini bir bağlılıkla tapınılan

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin Karakterleri: Devlet, Yabancılaşma ve Ahlaki İsyan

Bireyin Yabancılaşması ve Devletle Çatışma Psişik Yabancılaşma: Freud’un Merceği Dostoyevski’nin karakterleri, özellikle Budala’daki Prens Mışkin, Suç ve Ceza’daki Raskolnikov veya Karamazov Kardeşler’deki Ivan, modern toplumun bireyi yalnızlığa ve yabancılaşmaya iten dinamiklerini yansıtır. Freud’un psişik teorileri, bu karakterlerin içsel çatışmalarını anlamak için bir çerçeve sunar. Freud’a göre, bireyin bilinçdışı, toplumun normlarıyla

okumak için tıklayınız

Platon’un “Devlet” adlı eserinde geçen Gyges’in Yüzüğü miti ile H.G. Wells’in “Görünmez Adam” romanındaki Griffin karakteri arasında benzerlikler ve farklılıklar nelerdir?

Platon’un “Devlet” (Politeia) adlı eserinde geçen Gyges’in Yüzüğü miti ile H.G. Wells’in “Görünmez Adam” (The Invisible Man) romanındaki Griffin karakteri arasında hem benzerlikler hem de farklılıklar bulunmaktadır. Her iki hikâye de görünmezlik temasını işler ve bu gücün insan doğası üzerindeki etkilerini sorgular. Ancak, bu temayı ele alış biçimleri ve karakterlerin

okumak için tıklayınız

Devlet, Deniz Gezmiş’e ne teklifi götürdü?

Baba, Mektubunuzu aldım. Sevindim. Benim için burada endişelenecek bir durum yok. Her ne kadar kavga olduysa da bizim onlarla bir ilişkimiz yok. Kavga hükümlüde oldu. Ben ise müşahadede yatıyorum. Burada rahatım yerimde. Canım da sıkılmıyor. Bol bol kitap okuyorum. Tahliyeyi falan da düşündüğüm yok. Nasıl olsa bir gün tahliye olacağım.

okumak için tıklayınız

Platon’un Devlet’inde İdealar Kuramı – İrem Kılıç

Bu makalede yapılmak istenen Platon’un idealar kuramını açıklamak, yani değişim içinde olan ve onun bilgisi ile, değişmeyen ve onun bilgisi arasındaki ilişkinin nasıl açıkladığını belirlemek olacaktır. Ayrıca çalışmanın bir diğer amacı Platon’un idealar kuramından hareketle Devlet’i anlamaya çalışmaktır. Bunun için Platon’un Devlet adlı eserinin 6-7-8 ve 9’nolu diyalogları/kitapları tartışılacaktır. Bu

okumak için tıklayınız

Platon’un 2400 yıl önce kaleme aldığı “Devlet” ne anlatıyor?

Platon (Eflatun, İÖ yaklaşık 428/7-İÖ yaklaşık 348/7): Bugünkü üniversitenin atası sayılan Akademia’nın kurucusu (İÖ 387) ve hocası Sokrates’i konuşturduğu “diyaloglar”la felsefeyi yazıya en iyi aktarmış olan ustalardan biridir. Sokrates’in Savunması (Apologia) ile birlikte diyaloglarının en tanınmışı olan Devlet (Politeia)’te ise Platon, “iyilik”, “eşitlik”, “güçlülük” ve “haklılık” gibi “insanlık durumları”nı irdeleyerek

okumak için tıklayınız

Devletin Kapısını Açan Sihirli Sözcük

Egemenlik, siyasi gücün kullanımını meşrulaştırmak için yeni bir dışsallık oluştururken, yeni bir siyasi iktidar tipi düşüncesini mümkün kılacaktır: Devlet ya da kurumsallaşmış siyasi iktidar. Ve egemen devlet Bir’dir. Tekrarlamak gerekirse, Machiavelli de, hükümdarın siyasi gücünü Bir olarak düşünmüştür. Ama Machiavelli ötesinde, söz konusu olan, dışsallığın farklı bir biçimde yeniden kurulması,

okumak için tıklayınız

Devlet: İnsanın “bütün insani özgürlüklerini ” teslim ettiği aracı kurum

Bir Değer İlişkisi Olarak Devlet I Eğer “sınıf”, yalıtılmış bireyin kendi sosyo-ekonomik yaşam koşullarını paylaşan diğer insanlarla ve bu grubun üyesi olarak kendisi ve aynı biçimde oluşmuş diğer gruplarla ilişkisini yansıtıyorsa, o zaman “devlet” de böylesi her bir bireyin bir bütün olarak toplumla ilişkisini yansıtır. Yalıtılmış bireylerin aynı ve karşıt

okumak için tıklayınız

Tolstoy: Devlet, yurttaşları sadece sömürmeye değil aynı zamanda ahlaksızlaştırmaya yönelik bir komplodur.

25 Mart-6 Nisan 1857’de, Paris’te, hırsızlık ve cinayet suçundan ölüme mahkum edilmiş François Richeux’nün infazının gerçekleşeceğini öğrendiğinde, vaktini en iyi nasıl geçireceği konusunda kararsızdı. Merak, tiksintiye baskın geldi. Kalem tutmak meslek edinildiğinde, sırt çevrilemeyecek deneyimler vardır! Bir gösteri izleyeceğine dair bulanık bir duyguyla, gecenin karanlığında kalktı, soğuk odada giyindi, bir

okumak için tıklayınız

Devlet şiddetinin anatomisi – Nazan Özcan

Güney Çeğin ve İbrahim Şirin’in derlediği Türkiye’de Siyasal Şiddetin Boyutları’nda şiddet ve devlet her yönüyle ele alınıyor. Yazarlar, “İktidarlar kendi meşruiyetlerini ürettikleri tehditler üzerinden kurar” diyor. “Yüce” Devlet-i Âliyye’den gelen şiddetin ve küfrün her türünü idrak ettiğimiz şu günlerde, aynı soruyu sorup duruyoruz: “Bunu hak edecek ne yaptık?” Elbette hiçbir

okumak için tıklayınız

Finansallaşma, Devlet ve Politik İktisat – Hakan Mıhcı

Kapitalist üretim tarzındaki birikim rejimlerini temel alan ve birbirini izleyen iktisadi krizler sonucunda bu rejimlerde meydana gelen finansal sermaye yanlısı değişimleri tartışma gündeminin odağına yerleştiren bu kitapta yer alan yazılarda genel hatlarıyla devletin gelir dağılımı ve bölüşüm süreçlerindeki değişen işlevinin politik iktisadın perspektifinden hareketle değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

okumak için tıklayınız

Devlet ruhlara yöneldiğinde şiddet uygular… Spinoza

Şayet ruhlara hükmetmek dillere hükmetmek kadar kolay olsaydı, bütün hükümdarlar güvenli bir şekilde hüküm sürerdi ve zalim güç diye bir şey olmazdı. Zira o zaman bütün insanlar hükümdarlarının fıtratına göre yaşar, neyin doğru neyin yanlış, neyin iyi neyin kötü, neyin adil olduğunu neyin olmadığını sadece onların buyruklarına göre değerlendirirdi. Fakat…

okumak için tıklayınız

Ulus, Devlet, Entelektüel – Editörler: Hakan Mertcan, Aydın Ördek

İnsanın entelektüel varoluşunun, aslında onun özgürleşme mücadelesi ile çakıştığını yaşamları ve tercihleri ile bizlere gösteren nadir insanlardan biri Fikret Başkaya. Kapitalizme, Avrupa-merkezci modernleşmeye, Türkiye?deki uluslaşma sürecinin yarattığı resmi ideoloji ve resmi tarihe radikal bir itiraz olan eseri ve mücadelesi gerek kendi toplumunun gerekse uluslararası muhalefetin saygısını kazanmıştır.

okumak için tıklayınız

Resmi İdeoloji, Devlet, Milliyetçilik (Türküm, Doğruyum, Çalışkanım mı Dediniz?) – Temel Demirer

Dünyanın bu bölgesinde yaşayan halklar çok acı çektiler; hâlâ da çekiyorlar. Kimlikleri, insanlık onurları, emeklerinin ürünleri, yaşam tarzları, kültürleri, dilleri ve sıkça da yaşam hakları inkâr edildi. Gerek gayrimüslim (Rum, Ermeni, Yahudi, Süryani) ve Müslüman yerliler (Araplar, Kürtler), gerekse Müslüman göçmenlerin (Çerkesler, Gürcüler, Arnavutlar, Pomaklar) kültürleri, dilleri ve kültürleri hoyratça

okumak için tıklayınız

?Tiyatrolar Halkındır / Özgür Sanat Sosyalizmde? – Müslüm Kabadayı

“Her şey göründüğü gibi olsaydı, bilim ve sanata ihtiyaç olmazdı.” dendiği biliniyor. Bu saptamanın ne kadar yerinde olduğunu, son dönemde yaşanan “sanata saldırılar” çıplak biçimde ortaya koyuyor. Her şeyi “satılık”a çıkaran talancı sermaye zihniyeti, onun adına iktidarı oluşturan AKP, “sanatın gerçekleri imgelerle yeniden kurma ve gösterilmeyeni gün ışığına çıkarma işlevi”nden

okumak için tıklayınız

Yurttaşlığın Kıyısında Aleviler – Kazım Ateş

Türkiye kendi modernleşmesini tartışıyor. Devlet, hukuk, eğitim, ekonomi, kültürel farklılıklar, din, laiklik, ordu, siyaset, vesayet gibi başlıklarda yürütülen tartışmanın merkez konularından biri de yurttaşlık. Türkiye?nin son otuz yılına damgasını vuran Kürt sorunu, Alevilerin 2008 ve 2009 yıllarında güçlü biçimde dile getirdikleri eşit yurttaşlık talepleri, Ermeni soykırımı tartışmaları gibi konularda devam

okumak için tıklayınız

Ütopyalardan Yola Çıkabilmek – Elif Kutlu

Ütopyalar yazıldıkları dönemi eleştirir. Bu eleştirilerin ulaştığı yer mümkün olmayan ancak her konuda en iyi şekilde düzenlenmiş yeni bir dünyadır. Bu dünya kimi zaman siyasal bir eleştiri olarak açığa çıkacağından siyasi bir düzenleme yapar, kimi zaman da teknik ilerlemelerden faydalanarak bir insan imparatorluğu kurma çabası içine girer. Ancak ütopyalar en

okumak için tıklayınız

Militarizmin Cinsiyetçi Suretleri (Devlet, Ordu ve Toplumsal Cinsiyet) – Çiğdem Akgül

“Modern erkek-vatandaş ordularının genç yaşta her erkeği ‘askere alıp’ asker yapma-erkek yapma- vatandaş yapma ideolojisine baktığımızda modern militarizmin egemen erkeklik değerlerini üretme konusundaki hayati rolünü daha iyi anlıyoruz. Elinizdeki bu kitap modern militarist sistemlerin hem askere alma boyutuyla erkekleri nasıl şekillendirdiği hem de bu eril iktidarın inşasına kadınların nasıl dahil

okumak için tıklayınız

Le Guin?in Kadınları* – Elif Kutlu

Primatlardan bu yana ataerkilliğin hüküm sürmediği aşikâr. İlkel zamanlarda kadın erkek ilişkileri bugün olduğu gibi erkeğin iktidarıyla sonuçlanmazdı. Hatta kadın ve erkek arasındaki farklılıkların bu kadar belirginleştirilmediği de söylenebilir. Fakat zaman içinde, işbölümünün gelişmesiyle birlikte, kadının egemenliği elinden alınır. Gelişen işbölümü nedeniyle erkek özel bilgi gerektiren işler yaptığı için yeni

okumak için tıklayınız

Devlet – Ulustan Federasyona – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Avrupa?da devlet-ulus yaratmaya kalkanlar başaramayınca devlet yapılarını defalarca bakım ve onarıma aldılar, düzelttiler, ona yeni biçimler verdiler. Kimi bölgesel özerk yönetimlere, kimi federal yapıya yöneldi. Avrupa?nın birçok devletinde bu gelişmeler 1940?lı yılların ikinci yarısından itibaren hız kazandı. Devletler merkezi yetkilerinin kimini bölgesel özerk birimlere devrettiler. Bu değişimler dizisi kimi devlette

okumak için tıklayınız