Etiket: Dostoyevski

Dostoyevski ve Polisiye – A. Ömer Türkeş

Polisiyelerden söz açıldığında, pek çok incelemeci ve eleştirmen, türün yüksek edebiyata giren ürünlerine örnek olarak Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza” romanını gösterir. Elbette hem suçu hem de cezayı barındıran öyküsü ile polisiyelere özgü bir kurgusu var bu romanın. Ne var ki, bu haftanın yeni kitaplarında sözünü ettiğim yazarlar gibi, Dostoyevski de

okumak için tıklayınız

Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Ergin Altay çevirisi, Joseph Frank’ın önsözüyle, Yazar ve dönem kronolojisiyle, Dostoyevski’nin ilk Avrupa seyahatinin ardından kaleme aldığı Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları öfkeli ve alaycı bir Batı eleştirisidir. Dostoyevski, 1862 Haziranı’nda Petersburg’dan ayrılarak ilk kez Batı Avrupa seyahatine çıktığında, tedavi için gittiği bu topraklarda bir yandan da varlığını uzaktan sezdiği

okumak için tıklayınız

Dostoyevski: “İnsan kendisine karşı tümüyle içten olabilir mi?

”İnsan kendi kendisine karşı tümüyle içten olabilir mi?… Heine öz yaşam öyküsü yazmanın hemen hemen olanaksız olduğunu, insanın kendisinden söz ederken birtakım yalanlar katabileceğini söyler. Heine’ye göre Rousseau ‘İtiraflar’ adlı kitabında mutlaka yalan üstüne yalan kıvırmış, üstelik bunları gururu sebebiyle bilerek, isteyerek yapmıştır. Ben de Heine’nin haklı olduğuna inanıyorum. İnsan

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin el yazmalarındaki metinlere eşlik eden karalamaları

Columbia Üniversitesi’ndeki bu sergi, gelmiş geçmiş en büyük romancılardan Dostoyevski’nin imgelem ve anlatım gücünün düz yazılarının yanında yaptığı çizimlere de yansıdığını gösteriyor. Suç ve Ceza, Budala, Karamazov Kardeşler gibi edebi başyapıtların yaratıcısı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin gelmiş geçmiş en büyük romancılardan biri olduğuna herhalde itiraz edebilen çok az kişi vardır. 19.

okumak için tıklayınız

Dostoyevski: “Alınyazısına meydan okumak, onunla alay etmek, ona dil çıkarmak isteğini duydum”

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, “Kumarbaz” (The Gambler) adlı romanını, kumar borçlarından dolayı yoğun baskı altında 25 günde (Kasım – Aralık 1866) kaleme aldı. Kumarbaz, Dostoyevski’nin gençlik yıllarını, dramatik aşk ve kumar tutkusunu en yalın hali ile kaleme aldığı yapıtlarından biridir. İlk büyük romanı olan ve büyük bir kitleye ulaşan Suç ve

okumak için tıklayınız

Suç ve Ceza Üzerinden Ele Alındığında Acının Anlamı Nedir?

Raskolnikov, genç ve zeki bir hukuk öğrencisidir. Annesi ve kız kardeşinden uzakta yaşadığı şehirde, maddî imkânsızlıklar sebebiyle geçim sıkıntısı çekmekte ve bu itici güç ekseninde de yaşadığı toplumu ve dünyayı anlamaya çalışmaktadır. Ona göre toplumdaki bu sorunun temelinde birikimin ve imkânın yanlış ellerde olması, hak edenlerin dipte ve çaresiz yaşarken,

okumak için tıklayınız

Ölüler Evinden Anılar – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski “Gerçek, anlatılan bir hikâyeden daha etkilidir.”

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 1849’da I.Nikola’nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi. Cezasını tamamlayıp Sibirya’dan döndükten sonra Petersburg’da Vremya dergisini çıkarmaya başladı. 1861-1862 yıllarında bu dergide yayımlanan Ölüler Evinden Anılar Dostoyevski´nin Sibirya´da geçirdiği sürgün yıllarının izlenimlerini bütün canlılığıyla yansıtır.

okumak için tıklayınız

Ahmet Hamdi Tanpınar: “Dostoyevski bitmez tükenmez bir muhaveredir. Roman bitince bu kahramanlar gene susmazlar. Bu sefer sizin içinizde konuşurlar.”

1. “Beylik Rus romanından ve hikâyesinden bıktım. Arkasında bir insan yerine, kurulmuş bir saatin, tıkırtısı sinirleri bozan bir zembereğin işlediği her şeyden bıktığım gibi… O yeraltı itiraflarından, o cinlerin çarptığı insanlardan, o enfüsîliği korkunç bir cehennem kuyusu gibi açılan büyük mustarip benliklerden, iradesizliklerden, o sefalet ve ıztırap sarhoşluklarından, onulmaz biçareliklerden

okumak için tıklayınız

“Suç ve Ceza”nın yazıldığı dönem bakımından bir Raskolnikov analizi

“Raskolnikov” Adının Kökeni Üzerine Suç ve Ceza”nın dünyaca ünlü kahramanı Raskolnikov’un adı rastgele konulmuş bir ad olamaz. Rusça “raskolot” fiili, günlük konuşma dilinde, parçalara ayırmak, birliği bozmak, bir çevrede görüş ayrılıkları yaratmak gibi anlamlara geliyor. Bu fiilden türetilmiş olması gereken “raskol” sözcüğü 11 yüzyıl Rusya’sında resmî kiliseye karşı çıkan ayrılıkçı

okumak için tıklayınız

Karamazov Kardeşler – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Dostoyevski’nin ölmeden üç ay evvel tamamladığı, yaklaşık 400 bin kelimelik dev romanı “Karamazov Kardeşler” Dostoyevski’nin yazarlık yaşamı boyunca değindiği temaların işlendiği, dramatik olaylarla bezenmiş bir düşünce romanı, bir başyapıt. Karamazov Kardeşler, Tolstoy evini terk ettiğinde yanına aldığı kitaptır. Dostoyevski’nin kendi yaşamıyla pek çok paralellik taşıyan bu romanı, hem bir aile

okumak için tıklayınız

Suç ve Ceza romanına ve Dostoyevski’ye dair – Mazlum Beyhan

Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski 30 Ekim 1821 günü Moskova’da bir doktor ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1843 yılında, askeri öğrenci olarak okuduğu Petersbıırg mühendislik okulunu bitirdi, ancak bir yıl askeri mühendis olarak çalıştıktan sonra istifa etti. Nicedir verdiği bir kararla, edebiyat hayatına atıldı. Bundan

okumak için tıklayınız

Yeraltından Notlar – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Dostoyevski’nin 1864 yılında yayımlamış olduğu “Yeraltından Notları” yaratıcılığında bir dönüm noktasıdır. Dostoyevski bu yapıtında yepyeni bir anlatım denediğini, “Müzikteki geçişleri bilirsin. Bu da tıpkı öyle olacak. Birinci bölümdeki gevezelikler, ikinci bölümde yerlerini ani bir katastrofa bırakacak,” şeklinde ifade eder yazdığı bir mektupta. “Yeraltından notlar”, düşlemler ile gerçekler arasında kimi kez

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sının kahramanının adı neden Raskolnikov?

Suç ve Ceza”nın dünyaca ünlü kahramanı Raskolnikov’un adı rastgele konulmuş bir ad olamaz. Rusça “raskolot” fiili, günlük konuşma dilinde, parçalara ayırmak, birliği bozmak, bir çevrede görüş ayrılıkları yaratmak gibi anlamlara geliyor. Bu fiilden türetilmiş olması gereken “raskol” sözcüğü 11 yüzyıl Rusya’sında resmi kiliseye karşı çıkan ayrılıkçı bir dilimi hareketin adıdır.

okumak için tıklayınız

Dostoyevski: Bir güneş ışınının insanın ruhunda yaratabileceği değişiklik öyle büyüktür ki!..

Geçen yılın 22 Mart akşamı garip bir olay geçti başımdan. Bütün gün dolaşmış, kendime bir daire aramıştım. Oturduğum yer pek rutubetliydi, bu yüzden kötü kötü öksürmeye başlamıştım. Daha sonbaharda koymuştum aklıma oradan çıkmayı, ama ilkbahara kadar oyalanmıştım. Sabahtan beri dolaşmıştım ama istediğim gibi bir yer bulamamıştım. Tek oda bile olsa,

okumak için tıklayınız

Bir Roman Kahramanı Olarak Raskolnikov

“Tarihte çirkinliklerden ve aptallıklardan başka bir şey yoktur! Tüm bunları aptallıkla açıklıyorlar. Bu nedenle yaşamın canlı sürecinden nefret ediyorlar! Tek bir canlı ruh istemiyorlar!” Suç ve Ceza / Dostoyevski Anımsatma: Raskolnikov, Dosteyevski’nin Suç ve Ceza romanında insanlara iyilik etmek için tefeci bir kadını öldürür, paralarını alır. Sonra pişmanlık duyar ve gider

okumak için tıklayınız

Dostoyevski Sibirya’da Hegel’i okur ve gözyaşlarına boğulur

Dostoyevski 1854 yılının baharında, dört yıllık kürek cezasının ardından er olarak Asya kıtasının büyük “Kuzey yamacı”nda, güney Sibirya’daki Semey şehrine yerleştirilmişti. Bir köyden biraz daha büyük olan bu şehrin yaklaşık beş bin olan nüfusunun yarısı, çoğu “yurt” denen çadırlarda yaşayan göçer Kırgızlardı. Yerliler kendilerini “anavatandan gelenler” dedikleri Avrupalı Ruslarla bir

okumak için tıklayınız

Ecinniler’in Esin Kaynakları

“Saçlarını kısacık kestirip mavi gözlük takmak ve kendilerini nihilist olarak adlandırmak bazı genç kızlarımıza kendi ‘inanç’larına sahip olmak için yetermiş gibi geliyor. Bir bakıyorsunuz, yüreğinde insanlığın yararına olacak küçücük bir düşünce doğan biri, hemen kendini kimselerin hissetmediği şeyleri hisseden, genel gelişmenin önünde giden biri gibi görmeye başlıyor; ya da her

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin Ecinniler romanının Kirilov karakteri – Albert Camus

KİRİLOV Dostoyevski’nin bütün kahramanları, yaşamın anlamını inceleyip kavramaya çalışırlar. Yenilikleri hurdadır; gülünç olmaktan korkmazlar. Yeni duyarlığı klasik duyarlıktan ayıran şey, berikinin ahlaksal, ötekininse metafizik sorunlarla beslenmesidir. Dostoyevski’nin romanlarında, sorun öyle bir şiddetle ortaya atılmıştır ki, ancak aşırı çözümler getirebilir. Varoluş asılsızdır ya da ölümsüzdür. Dostoyevski bu incelemeyle yetinseydi, filozof olurdu.

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin Ecinniler Romanının Kaynağı: Neçayev Olayı

1869 yılında, Herzen, Ogaryov ve Bakunin’le İsviçre’de yakından bir ilişki kuran ve Moskova Üniversitesinde okuyan Neçayev adlı bir bağnaz devrimci, öğrenci arkadaşlarını gelecekteki bir devrim adına örgütlemeye başlar. ‘Halkın Öcü’ adıyla tanınan, Enternasyonal’in temsilcisi ve tüm ‘Rusya Devrimcileri Komitesi’nin üyesi olduğunu ileri süren, son derece merkezi bir örgütün kurucusudur Neçayev.

okumak için tıklayınız

Albert Camus: Dostoyevski ve Ecinniler Üzerine (1959) | Video Türkçe Altyazılı

Albert Camus’nün Fransız televizyonuna verdiği son röportajdan bir kesit. Camus, son oyunu olan ve Dostoyevski’nin aynı adlı romanından uyarlanan Ecinniler’i anlatıyor. Çeviri: Ümid Gurbanov Twitter: http://twitter.com/umidgurbanov Blog: http://birnevidipnot.blogspot.com Facebook: https://www.facebook.com/birnevidipnot Vimeo: https://vimeo.com/umidgurbanov

okumak için tıklayınız

Ecinniler – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Duygu ve ideolojinin büyük bir ustalıkla bağdaştırıldığı bir yapıt olan Ecinniler, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin 1872 yılında yayımlanmış romanıdır. Türkçeye Cinler adıyla da tercüme edilmiştir. Dostoyevski’nin siyasal tutumunun didaktizmle en fazla özdeşleştiği bir roman olan Ecinniler, 19. yüzyılın ikinci yarısında ateizm, nihilizm ve sosyalizm gibi ideolojilerle birlikte Batı düşüncesinin Rusya ve

okumak için tıklayınız

Ahmet Altan: Ben Tolstoy’u tercih edenlerdenim.

Ben Tolstoy’u tercih edenlerdenim. Tolstoy’un anlatımı bana, daha ‘hayatı kucaklayıcı’ gelir. Tolstoy’un elleri o kadar iridir ki, hayat onun içinden akıyor gibi gözükür bana. Ayrıca Tolstoy’un yazı kuvvetinin de Dostoyevski’den daha fazla olduğunu düşünüyorum. Dostoyevski’nin yazı gücü çok fazla değil, ama ‘deliliğin sınırını geçip deliler dünyasına, aklın kara yanlarına gidip

okumak için tıklayınız

Dostoyevski ile Turgenyev arasındaki çatışmanın perde arkası

Baden’de kalışları sırasında, önemli olmayan ama Rus edebiyat tarihinde ünlü olacak bir olay geçti: Dostoyevski ile Turgenyev arasındaki çatışma. İki adamın karakteri ve durumları tanı bir karşıtlık yaratıyordu. Biri, kökeni ve bütün eğilimleriyle bir burjuvaydı; diğeri ise aynı derecede tam bir aristokrattı. Biri, yirmi yıldır her türlü sıkıntıyı, yoksulluğu görmüştü;

okumak için tıklayınız

Dostoyevski: “Turgenyev bana aşık. Ne adam, ne adam kardeşim! Ben de neredeyse aşık olacağım ona.”

1845 yılında tanıştıklarında Fyodor Mihailoviç Dostoyevski 24, İvan Sergeyeviç Turgenev 25 yaşındaydı. Döneme damgasını vuran büyük edebiyat eleştirmeni Belinski’yi hayran bırakan İnsancıklar’ın yayınlanmasını bekleyen Dostoyevski, Petersburg’ta Rus edebiyat çevrelerine dahil olmanın sarhoşluğu içindedir. Şunları yazar kardeşine: “Turgenyev bana aşık. Ne adam, ne adam kardeşim! Ben de neredeyse aşık olacağım ona.

okumak için tıklayınız

“Dostoyevski’den bir mektup aldım. Beni göreceği için çok mutlu. Acıyorum zavallıya.” Polina Suslova

“Dostoyevski’den nefret ediyorum. İnancımı ilk öldüren oydu,” Polina Suslova Dostoyevski, 59 yıl yaşadı. Dünya edebiyatın en önemli eserlerini yazdı. Zor bir hayatı oldu; hastalıklar, sürgünler, mali sıkıntılar içinde geçti yaşamı. Hayatına pek çok kadın girdi, bunlardan ikisiyle evlendi. Polina Suslova ise Fyodor Dostoyevski’nin hayatında ayrı bir yere sahiptir. Dostoyevski için

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin, Çernişevski’yle Tanışması: “Geçmişi hatırlamak hüzün verir bana”

Benden birkaç kez edebiyat anılarımı yazmamı istediler. Olabilir mi, bilemiyorum. Üstelik belleğim de pek güçlü değildir. Geçmişi hatırlamak ayrıca hüzün verir bana; genelde geçmişi hatırlamayı sevmem. Belleğim zayıf olmasına rağmen, edebiyat yaşamımdan olanca canlılığıyla hatırladığım kimi anılarım vardır. İşte onlardan biri: Bir ilkbahar sabahı, rahmetli Yegor Petroviç Kovalevski’ye uğramıştım. O

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin Büyük Aşkı Polina Suslova ve Aşkına Yer Verdiği Romanlar

Dostoyevski’nin Büyük Aşkı Polina Suslova ve Aşkına Yer Verdiği Romanlar Polina Suslova’nın henüz Türkçeye çevrilmeyen günlüğünde Dostoyevski ile olan ilişkisinden bahseder. Dostoyevski ise romanlarında söz eder ondan. “Kumarbaz” romanında açık açık ondan söz eder. Aralarında geçen kimi konuşmaları romanında yer vermekten çekinmez. Polina Suslova, Suç ve Ceza romanında Dunya olarak

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin ölümü ve cenaze töreninin bilinmeyen 12 ayrıntısı

Dünya edebiyatının yapıtlarıyla ölümsüz yazarı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 28 Ocak 1881 tarihinde 60 yaşında hayatını kaybetti. Dostoyevski’nin ölümü ve cenaze töreninin bilinmeyen 12 ayrıntısı şöyle:  Kaynak: Dostoyevski, Edward H. Carr, İletişim Yayıncılık, 2007

okumak için tıklayınız

Cemal Süreya; Dostoyevski’yi okudum, ondan sonra hiç huzur kalmadı bende.

Bazı yitip gidenleri ölüm ve doğum günlerinde olduğu kadar, bıraktığı sözcüklerin ağırlığı, vicdanı ve coşkusuyla nefes aldığımız günlerde de anmak gerekir. Uzattığı ipi sımsıkı tutmak, sarılmak. Size böyle bir söz insanını anlatmak istiyorum. “Şiirin anayasaya aykırı olduğunu, alışkanlıklara karşı bir yaylım ateşi olduğunu,” söyleyen bir adamı… Cemalettin Seber, sonradan herkesin

okumak için tıklayınız

Barış Atay: Dostoyevski ve Maksim Gorki’yi çok ayrı bir yerde tutuyorum.

Sevinç Erbulak: Yazarlarını merak ediyorum; yani onlar olmasaydı, ben zaten neden bu dünyadayım ki diye soracağın yazarlar, ama oyun yazarların değil. Barış Atay: Mesela Dostoyevski ile Gorki. Yani hakikaten, hiç okumasaymışım… Sevinç Erbulak: Başka biri mi olurmuşsun? Barış Atay: Kesinlikle! Ben Gorki ve Dostoyevski okumamış birinin başka bir insan olduğuna

okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin tekrar tekrar okuduğu 5 kitap

Sabahattin Ali, Yücel dergisinin Eylül 1935 tarihî 19. sayısında tekrar tekrar okuduğu kitapları şöyle sıralamıştır: Kaynak: A’dan Z’ye Sabahattin Ali, Hazırlayan: Sevengül Sönmez, Yapı Kredi yayınları, 1.baskı Temmuz 2009, sayfa 425

okumak için tıklayınız

Dostoyevski, büyük aşkı Polina Suslova’ya hangi romanlarda yer verir?

Dostoyevski’nin hayatına pek çok kadın girdi, bunlardan ikisiyle evlendi. Polina Suslova ise Fyodor Dostoyevski’nin hayatında ayrı bir yere sahiptir. Dostoyevski’nin onunla yaşadıkları, ayın diğer yüzü gibi hâlâ biraz karanlıktadır. Dostoyevski romanlarında söz eder ondan. Dostoyevski, büyük aşkı Polina Suslova’ya hangi romanlarda yer verir? [srizonfbalbum id=347] Polina Suslova hakkında daha fazla

okumak için tıklayınız

10 Ayrıntıyla Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler’i

Dostoyevski’nin kendi yaşamıyla pek çok paralellik taşıyan bu romanı, hem bir aile dramı, hem bir cinayet romanı, hem de eşsiz bir felsefi metin olarak nitelendirilebilir. Okuru 19.yüzyıl Rusya’sına götüren bu dev eser, edebiyat kadar psikolojide de kendini özel bir yer edinmiştir. İç çatışmaların ve günahların gizli derinliklerinde dolaşan Dostoyevski, insanoğlunun

okumak için tıklayınız