Etiket: Türkiye

‘Eksik Şiir’lerin Yolculuğu, Sezen Aksu

Sezen Aksu, yıllardır hayranlarının dilinden düşmeyen şarkılarının 2006 yılında sözlerini bir araya getirerek kitaplaştırdı. Sanatçının “Eksik Şiir”adını verdiği kitabında, 1975’ten 2006’ya kadar yazmış olduğu 400’ün üzerinde şarkı sözlerinden 197’si yer alıyor. “Eksik Şiir”, aşk ve sevgi, tutkularımız, vazgeçişlerimiz ve hep yeniden umutlanışımız üzerine bir kitap. İnsan olmakla ne kadar kırılgan olduğumuzu,

okumak için tıklayınız

Kız Kulesi’ndeki Kızılderili, Sunay Akın

Kız Kulesi’ndeki Kızılderili Bir yaz akşamı Boğazın ortasındaki, Kız kulesinin beyaz duvarlarında Kızılderililerin vahşi olarak gösterildiği bir Kovboy filmi izlediğinizi düşleyin… İşte o an,omuzunuza konan Martı kulağınıza şunları söyleyecektir;’ ‘Kız kulesine bakıyorsun, Kızılderililere de ama gerçeği göremiyorsun… Gel benimle.” Sunay Akın imzalı, “Kız Kulesi’ndeki Kızılderili” adlı kitap, deneme türünde, Çınar

okumak için tıklayınız

Şizofreni En Uzak Ülke, Levent Mete

Şizofreni, insanı bilincin köşesine sıkıştırıp, bilinçdışına sığınmak zorunda bırakan bir ruhsal bozukluk. Alışılagelmiş algılama ve yorumlama biçimlerine yabancılaşan kişi, içinde yaşadığı toplumdan kopuyor ve kendi iç dünyasının derinliklerinde sürüklenmeye başlıyor. Bu olağandışı ve korku verici serüveni yaşayanların ağzından dinlemek ve dünyayı onların gözünden seyretmek şizofreni konusunda bilinçlenmenin ilk basamağı. “Bir

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal’in Hayatı

Edebiyatımızda toplumsal gerçeklikler ve yoksul insan hayatlarından söz ediyorsak eğer, Orhan Kemal’e ayrı bir sayfa açmak zorundayız. Çünkü Orhan Kemal, gerek ilk romanlarında sözünü ettiği çocukluk ve gençlik anılarını, gerek Çukurova’yı anlattığı ikinci dönem romanlarını ve gerekse de İstanbul’un kenar mahallelerinde geçen son romanlarını hep aynı kesimden insanlara, hep maddi hayatın

okumak için tıklayınız

Rıfat Ilgaz’ın Hayatı

Rıfat Ilgaz , yaşam tarzıyla ve eserleriyle yaşadığı haksızlıklara baş kaldırırken; ürettiği mizah öyküleriyle, kendi döneminin yanı sıra gelecek kuşakların da uslarında yer edinen, zarif bir karşı duruş sergilemiştir. Üreten ve paylaşan kişilerin duyumsadığı mutluluk, Rıfat Ilgaz’ın yapıtlarında da kendini gösterir. Halk için doğruluğuna inandığı yolda tüm engellere karşın ilerlerken;

okumak için tıklayınız

Aşk Köpekliktir – Ahmet Ümit

Ahmet Ümit 1960’ta Gaziantep’te doğdu. 1983’te Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. 1985-1986 yıllarında Moskova’da Sosyal Bilimler Akademisi’nde eğitim gördü. İlk şiiri “Adam Sanat”ta çıktı. Şiir, öykü ve yazılarını “Adam Sanat”, “Yine Hişt”, “Öküz” ve “Cumhuriyet Kitap” dergileri ile “Yeni Yüzyıl” gazetesinde yayımladı. İlk kitabı “Sokağın Zulası” bir şiir kitabıydı

okumak için tıklayınız

Zazaca-Türkçe Sözlük – Mesut Özcan

Zaza dili ve kültürüne önemli bir katkı olan bu kitap, Mesut Özcan’ın hazırladığı sözlüğün yanı sıra, Mehmet Bedri Gültekin’in Zazaca grameri üzerine bir çalışmasını da içeriyor. Gerek sözlük, gerekse gramer hazırlanırken, Dersim’in merkez yöresinde konuşulan dil esas alınmıştır. Yazı dili aşamasına gelmemiş diller açısından, böyle bir sözcük ve gramer hazırlamanın

okumak için tıklayınız

Enel Hakk’ın Hakkı, İlhan Selçuk

Enel-Hakk’ın Hakkı, tarihten kovulmuş bir büyük kitlenin son 36 yılının öyküsünü içeriyor. Alevi-Bektaşi toplumunun kör kuyulardan yükselen çığlığına “Penceresi”ni ardına kadar açan İlhan Selçuk, resmi ideolojiyle aynı paralele düşen aydın duyarsızlığına yüz vermeden, popülizme (halk dalkavukluğuna) saplanmadan 1962’den beri yazdıklarıyla bir projektör işlevi gördü. Konuya aklın aydınlığıyla halk sevgisi ve

okumak için tıklayınız

Damaya Güzelleme, Anadolu’ya güzellemedir, R. İnanç Baykur

“Damaya Güzelleme”, düşünce temelli bir Anadolu oyununun bugün pek çoklarınca bilinmeyen hikâyesidir. Damayı sistematik biçimde çalışan ve aynı zamanda oyunun toplumsal bağları üzerine araştırmalar yapan yazar, R. İnanç Baykur, elde ettiği bulguları bu kitap aracılığıyla paylaşıma açıyor. Böylelikle dama üzerine yazılmış en kapsamlı kitabı ülkemiz kültür ortamına, özellikle oyun kültürümüze

okumak için tıklayınız

Dostluk’un Kitabı

Dostluk, günlük hayatta çok sık kullandığımız bir kelime. Ama sadece kelime değil, bir değer. Herhangi bir şekilde “dost” kelimesini kullanıyorsak, “dostluk” diyorsak, değerli bir şeyden sözediyoruzdur. Günümüz dünyasında değerinden çok şey kaybetmiş olsa da dostluk, insanın beyaz sayfalarında koruduğu, herhangi bir şekilde kullandığında ona olumlu anlamlar yüklediği bir insanlık değeri.

okumak için tıklayınız

Nâzım Hikmet’in şiiri “Jokond ile Si-Ya-U” – Zeliha Berksoy

“Nâzım Hikmet’in Jokond ile Si-Ya-U’su, adını Nâzım’ın koyduğu Zeliha Berksoy tarafından sahneleniyor. Sanatçı Berksoy, ‘1928’de yazılmış bu denli modern, epik, ekspresyonist, sağlam bir eser az bulunur’ diyor. Jokond’u tanır mısınız? Hani yüzünün bir tarafı gülerken diğerinin ağladığı söylenen, Leonardo da Vinci’nin başyapıtı ‘La Joconde’… Yani ‘Mona Lisa’… Ya Jokond, Louvre

okumak için tıklayınız

Tutkunun Romanı Leyla Gencer “La Diva Turca”, Zeynep Oral

Tutkunun Romanı, opera sanatçısı ve Dünya opera tarihinin en büyük sopranolarından birisi olan Leyla Gencer, içinin ateşiyle yeryüzünü tutuşturmaya hazır; acıyı ve sevinci, korkuyu ve öfkeyi, dostlukları ve ihaneti, aşkı ve nefreti, kendi özel bahçesinde yeşerten; güçlüklere, engellere, baskılara meydan okuyarak savaşmaktan yılmayan; yeryüzü uçurumlarını sınayan Leyla Gencer’in “La Diva

okumak için tıklayınız

“Şerefsiz Osmanlı”ya dönüş, Osman Çutsay

“Şerefsiz Osmanlı” sözü, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde emperyalistler tarafından Osmanlı’yı aşağılama niteliğinde söylenen adlardan biriydi. Çutsay bu başlığı bir makalesi için kullandığında, imparatorluğun son döneminde kibirli emperyalist dünyadan gelen “onursuz” “şereften yoksun” nitelemelerine nasıl maruz kaldığından bihaber Osmanlı İmparatorluğu düşkünlerini ayağa kaldırmıştı. Şimdi aynı başlık bir kitabın kapağını süslüyor. Osman

okumak için tıklayınız

Düşünce Tarihi 2 , Gerçekçi Düşüncenin Gelişimi, Afşar Timuçin

Afşar Timuçin, Düşünce Tarihi 2 – Gerçekçi Düşüncenin Gelişimi kitabını 1994 yılında yayımladı. “Yeniçağ bizim için insanın daha da insanlaşma yonulnda çok büyük adımlar atmaya başladığı zamanların adıdır. Bu gelişimi elbette insanlığın uzun sürmüş çabalarınan bir sonucu diye değerlendirmek doğru olur. Bir çağ temel yaşam koşullarının kökten değişimiyle yerini yeni

okumak için tıklayınız

İki Hödüğün Seyahati / Kesik Baş, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bu kitap, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kimi güldürücü, kimi hüzünlendirici on bir öyküsünü içeriyor. Yazar bu öykülerde yine, yüzyıl başının İstanbul’unu kendisine özgü bir ustalıkla irdeliyor. Belki de yazınımızda ilk polisiye roman sayılabilecek Kesik Baş’ta ise, kör bir kuyuda bulunan kesik başın gizini çözmeye çalışan polislerin peşinden merak ve heyecanla sürükleniyor.

okumak için tıklayınız

Kalkınma Sözlüğü, Editör: Wolfgang Sachs

Özgür Üniversite – Türkiye ve Ortadoğu Forumu Vakfı’nın 2008 yılında bastığı Kalkınma Sözlüğü’nde, kalkınmanın dünyanın en güzide eleştiricilerinden bazılarının, savaş sonrası dönemde kalkınma konusunda yürütülen tartışmalarda kullanılmış önemli kavramlar hakkındaki fikirleri yer almaktadır. Her bir denemede bir kavram, tarihsel ve antropolojik açıdan ele alınmakta ve bu kavrama ilişkin bireysel önyargılar

okumak için tıklayınız

Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç – Melek Sanmıştım Şeytanı – Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar, Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç romanını 1912 yılında yazmıştır. Romanda kuyruklu bir yıldızın dünyaya çarpacağı haberi ve kadın ile erkek arasında olan çatışmalar ve doğan büyük bir aşk anlatılıyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar, Türkiye edebiyatının en üretken yazarlarından biri. Bu kitapta yer alan Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç ile Melek

okumak için tıklayınız

Felsefenin Beşiği Anadolu, Derman Bayladı

Derman Bayladı, ‘Felsefenin Beşiği Anadolu’da, Anadolu’da antik çağlarda ortaya çıkmış felsefe akımlarını ve filozofları ele alıyor. Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Demokritos, Protagoras, Herakleitos, Ksenophanes, Pythagoras, Epikouros ve Ariston, bu Anadolulu filozoflardan sadece birkaçı. Bayladı’nın çalışması, başta Batı Anadolu olmak üzere, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde ortaya çıkmış çok sayıda isme yer vermesiyle oldukça

okumak için tıklayınız

Can Yoldaşım “Nazım Üstüne”, Abidin Dino

“Bazı insanların (bu insanlar belki de birbirlerine belirli biçimde bağlıdır) yeryüzünde dolaşmaları sırasında bıraktıkları topolojik çizgiler şaşırtıcıdır; dolaşmaları, kesişen yol çizgileri, zaman-mekân içinde bezemeler oluşturur; onların geçtiği yolları bir coğrafya haritası üzerinde renkli kalemlerle izleyin, görünür de çözülmesi olanaksız tuhaf ve görkemli desenler elde edeceksiniz; bu desenler aslında, okumasını bilenler

okumak için tıklayınız

Biçimler Renkler Sözcükler, Ferit Edgü

Ferit Edgü, bu kitapta yer alan sanat üzerine yazılarında Vincent Van Gogh, Pablo Picasso, Henri Matisse, Paul Klee, Rousseau, Georges Braque, Fernand Léger, Salvador Dali, Paul Cezanne, Constantin Brancusi, Marc Chagall, Alberto Giacometti, Francis Bacon, Nicolas de Staël gibi sanatçıların yapıtlarını ‘okumaya’ çalışıyor ve onların seslerini dinliyor. “Biçimler Renkler Sözcükler”in

okumak için tıklayınız

Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Kesitler, Tevfik Çavdar

Kırk yılı aşkın süre içerisinde birçok sendikanın eğitim seminerinde görev alan, yayınlarında yazılar yazan yazar Tevfik Çavdar, ‘Türkiye İşçi Sınıfı Tarihinden Kesitler’ adlı kitabında, yaklaşık yüz elli yıl boyunca savaşlar, darbeler, sıkıyönetimler boyunca acılar çeken işçilerin tarihini, çeşitli kişisel arşivlerden yararlanarak ortaya koyuyor. “Bu çalışma, Türkiye işçi sınıfının ve onun

okumak için tıklayınız

Aman Piyasalar – E. Ahmet Tonak, “Piyasalar” ya duyarsa!

“Eleştirel bir şeyler söyleyeceksek kısık sesle ve kendi aramızda konuşmalıyız. Yani bizden istedikleri kısaca şudur: “Aman piyasalar” duymasın! Günümüz liberalleri piyasa tapınmalarını yükselte yükselte kutsal bir inanca dönüştürdüler. Bu ruhban sınıfına göre, ekonomik koşullar hakkında eleştirel görüş bildirmek büyük bir günahtır. Şom ağızlılık “piyasalar”ın gazabını üzerimize çekmekten başka bir şeye

okumak için tıklayınız

Anadolu Aleviliği, Esat Korkmaz

Esat Korkmaz, “Anadolu Aleviliği”nde, bu inancın felsefesini, öğretisini ve erkânını anlatıyor. Korkmaz, Anadolu Aleviliğinin, ?bilge? olarak tanımladığı erenlerin felsefesi olduğunu söylüyor ve bu anlamda, vahiy dışı felsefi bir din olduğunu savunuyor. Korkmaz kitabı boyunca, Anadolu Aleviliğinin bir felsefi din, bir bilgelik öğretisi olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Korkmaz bunun yanında, bu inancın

okumak için tıklayınız

İstanbullu, Mehmet Tanju Akerman

“Bence garip bir isim oldu İstanbullu? İstanbullu var mı? Bunu soruyor herkes. Böyle giderse ilerde Antalyalı da olmayacak. Kayserili de. Bin yıl sonra oraya gelenlerde olmayacak. Olmaz öyle şey, Dünyanın her yerinde insan var. İstanbul´da da İstanbullu vardı. Ben onu yazdım. (…) Göçler İstanbul’un dengelerini değiştirdi ve bambaşka bir İstanbul

okumak için tıklayınız

Don Kişot İstanbul’da, Rıfat Ilgaz, “Don Kişot’un gözüyle İstanbul gerçeği”

Rıfat Ilgaz’ın ilk öykü kitaplarından biri olan Don Kişot İstanbul’da, 1957 yılında Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş Dergisi’nde “Stepne” takma adıyla dizi olarak yayınlanmıştır. Kimdir Don Kişot’ Şövalyeliğini sürdürmek isteyen iyi niyetli bir ün budalası mı? Yoksa bir geleneği sürdürmek isteyen soylu üstün kişi mi? Ne var ki,

okumak için tıklayınız

İstanbul ve Değişim, Mehmet Tanju Akerman

Mehmet Tanju Akerman, “İstanbul ve Değişim” kitabında, söze trafikle başlayıp cumbalar arası yapılan flörtün günümüz flörtüne ulaşan sürecinden söz ediyor; İstanbul?un mahalle ya da semt yaşamını dile getirirken gündelik temel gereksinimleri, gelenek görenekleri, zaman içindeki değişimleri göz ardı etmeden irdeliyor. Kitabı okuduktan sonra, huyuyla suyuyla ve yaşam örgüsüyle İstanbul?u tanımış

okumak için tıklayınız

İstanbul tutkunu bir şair, Mehmet Tanju Akerman Hayatı

“Elçi Yayınları’ndan çıkan ‘Ben Sana Hayır’ adlı yapıtıyla kırk dördüncü kitabına imza atan Mehmet Tanju Akerman, İzmit doğumlu olmasına karşın kendini İstanbullu sayan, hem de İstanbul tutkunu olan bir şair. Yazdığı kitaplardan yedi tanesi İstanbul’a ilişkin. Bu konudaki kitaplarının sonuncusu da ‘İstanbul ve Değişim’ adını taşıyor. Bu kitabında, söze trafikle

okumak için tıklayınız

Türk romanında fantastiğin serüveni, Berna Moran

“Türkiye’de fantastik roman üzerine hiçbir çalışma yok bildiğim kadarıyla. Buna şaşmamak lazım, çünkü Türk romanı ile Batı romanı arasından dikkati çeken farklardan biri, romanımızın tür bakımından Batı’ya oranla çok fakir bir görünüş sunmasıdır. Batı’da polisiye roman, fantastik roman, casus romanı, korku romanı, bilim-kurgu romanı gibi çeşitler popüler bir anlatı sınıfı

okumak için tıklayınız

Pythagoras: Bir Gizem Peygamberi, Derman Bayladı

Derman Bayladı, ‘Pythagoras: Bir Gizem Peygamberi’nde, Pythagoras’ın yaşamöyküsünü vermesinin yanında, filozofun düşünür ve bilim adamı kimliklerine de odaklanıyor. Kitap böylelikle, okurun, ilkçağın değerli isimlerinden birinin dünyasına tanık olması anlamında ilgi çekici ayrıntılar barındırıyor. Pythagoras’ı düşünür, matematikçi, gökbilimci, ahlak kuramcısı, müzisyen, hekim ve eğitmen gibi çeşitli yönleriyle ele alan Bayladı’nın çalışması,

okumak için tıklayınız

Bir Ruh Kimliği Reşat Nuri Güntekin, Taylan Altuğ

“Taylan Altuğ’un ‘Bir Ruh Kimliği’ kitabı, Reşat Nuri’nin romanları üzerine titiz bir çalışma. Kitabı okurken bu önemli yazarın edebiyatı hakkında ne kadar az şey bildiğinizi fark edeceksiniz. Reşat Nuri Güntekin. Çalıkuşu. Cumhuriyet’in ilk yılları ve idealist bir kadın öğretmen, Feride. Bunlar, bu ismi duyduğumda ilk aklıma gelen şeyler. Türkçe okuma

okumak için tıklayınız

Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin

Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin tarafından 1922 yılında yazılmış bir romandır. Edebiyatımızın en çok sevilen klasik eserleri arasında yer alır. Ağırlıklı olarak Anadolu’da geçen ve arka planda Osmanlı’nın son yıllarını anlatan bir romandır. Romanın ana kahramanı Feride’nin hatıra defteri şeklinde yazılmıştır. Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu’nu önce İstanbul Kızı adıyla dört perdelik

okumak için tıklayınız

Susunca Sen – Asuman Susam. “Ağır akan serin suyum, su yatağını bilmek ister.”

“Susunca Sen, Asuman Susam’ın üçüncü kitabı. Şairin, baştan beri dikkat çeken yanı, benzerine fazla rastlanmayan, tekil bir imge dünyası kurma çabasıydı. Bu yeni yapıtla şair, kendinin olan bir dilsel evren kurmanın eşiğine gelmiş. Zaman, aşk, ölüm ve ‘doğa’nın modern şiirin kaynak sembolleri arasında olduğunu herkes bilir. Önemli olan, bu sembolleri,

okumak için tıklayınız

Akasya Telaşı – Derya Önder “sorulmuş soruları sormayın artık/ bir cevap gibi yaşayın hayatınızı”

“Derya Önder’in Akasya Telaşı, okura çok zengin çağrışımlar taşıyor. Bunda, şairin modern bir öykülemeci dile olan eğilimi dikkate değer. Şair, bu öykülemeyi, imge yoğunluğuyla besliyor. Lirizm, bu şiirin ana kaynağı. Gündelik hayat ve insan ilişkilerindeki kırılmalarla, çukurlarla dolu bir dünyayı dillendirilme çabası öne çıkıyor. Okuru, ilk okumada, duygu yüküyle kuşatan;

okumak için tıklayınız

Şostakoviç’in Hayatı ve Eserleri

“Bir sanatçı için halk kitlelerinin her gün yeni başarılar elde ettiği bir çağda yaşamak ve yaratmak büyük bir mutluluktur” diyen Sovyet besteci Dimitriy Şostakoviç’in, yaşamını ve çağını anlattığı bu kitap, bir müzik dehasını anlamamıza katkıda bulunduğu kadar, eşitlikçi ve özgürlükçü bir toplumdaki sanat pratiğine ilişkin değerli gözlemleriyle bilgimizi zenginleştiriyor. 2.

okumak için tıklayınız

Dil’e Kolay, Tezer Cem

*Tezer Cem adını, şiir ortamında 1990’lı yılların ilk yarısında, Sonbahar dergisinde yayımlanan şiirleriyle tanımıştık. Bu on yılın ikinci yarısında dergilerde fazla gözükmeyen Tezer Cem, son yıllarda yayımlanan şiirleriyle tekrar gün ışığına çıkmıştı. Tezer Cem?in ilk kitabı olan “Yoksa Sen Mi Diledin” 2005 yılında yayınlanmıştı. “Dil’e Kolay” ikinci şiir kitabı, 2008

okumak için tıklayınız

Aşkın Diyalektiği, Afşar Timuçin “Aşkın alanına girmek, tıpkı estetiğin alanına girmek gibi, uçsuz bucaksız bir serüvenin içine dalmaktır.”

“Aşkın alanına girmek, tıpkı estetiğin alanına girmek gibi, uçsuz bucaksız bir serüvenin içine dalmaktır.” diyor Afşar Timuçin. Yine de o serüveni seve seve göze alıyor ve aşkı konu ediniyor bu yapıtında. Aşk, bilime, mühendislik hesaplarına, us ölçülerine gelir bir konu değil elbette. Buna karşın, insanlık tarihi kadar eski bir etkinlik

okumak için tıklayınız

Ceza Defteri, Derya Önder “Şiir bir dünya görüşüdür.”

Derya Önder’in Salih Aydemir’le birlikte 2002 yılında kuruculuğunu yaptığı Öteki-siz Yayınevi’nden yine aynı yıl çıkan “Ceza Defteri” adlı ilk şiir kitabı, yazarın deyişiyle; ‘İlk kitap ilk cinayettir demiştim o zamanlarda. İnsan önce ‘ben’i öldürür. İçinde el değmedik hiçbir yer bırakmaz. Ben de öyle yapmıştım. Ceza Defteri’nin yazılması benim için çok

okumak için tıklayınız

Ceyhun Atuf Kansu’nun Yaşam Öyküsü

“Ben bir halk ve toplum ozanıyım. Ya da öyle bir ozan olmak isterim. İlk şiirlerimi lise sıralarında yazdım. Bireysel duygularla dolu şiirlerimde bile hiç olmazsa halk diline yaslandım. Açık açık, tatlı tatlı anlaşılır söylemeyi yeğ tuttum. Sevdiğim ozanlardan en aşağı üçü halk ozanıdır. Yunus Emre, Pir Sultan Abdal ve Karacaoğlan’dır.

okumak için tıklayınız